Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/16938 E. , 2024/16038 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/16938 Karar No : 2024/16038 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı davacının istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava kon…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/16938 E. , 2024/16038 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/16938 Karar No : 2024/16038 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı davacının istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağının (üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatının) olup olmadığı hususu irdelendiğinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numaralı dosyası ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli sıfatıyla kovuşturmasının devam ettiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde davacının EA (FETÖ/PDY içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişiyi ifade ettiği) seviyesinde, Kurs Taksidi: 60 (himmet adı altında örgüte verilen maddi destek), zümre başkanı (bağlı olduğu üst düzey mahrem yapı örgüt üyesi) ve öğretmen (bağlı olduğu mahrem yapı üyesi) verilerinin bulunduğu tespitleri ile kodlandırılmış durumda olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından temin edilen bilgilerde; davacının, FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan kurumlarda çalışma kaydının bulunduğu tespit edildiği anlaşıldığından FETÖ/PDY terör örgütüne irtibatı ve iltisakı olduğu şeklinde değerlendirmenin makul olduğu ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaati hasıl olmuştur. Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; istinafa konu kararın davacıya usulüne uygun olarak 08/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, otuz (30) günlük istinaf süresinin 07/01/2021 tarihinde sona erdiği, davacının ise belirtilen tarih geçtikten sonra 08/01/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile istinaf talebinde bulunduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın hukuka uygun olmadığı, adresine kararın tebliğine ilişkin ilmuhaber kağıdı yapıştırılmadığı gibi en yakın komşuya bilgi verilip verilmediğinin sorgulanmadığı, tebligatın usule aykırı yapıldığı, davanın esasına ilişkin olarak da hakkında idari soruşturma açılmadığı, savunma hakkı tanınmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Polis memuru olarak görev yapmakta iken, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin 05/03/2019 tarihli ve... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava reddedilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı; "Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi" başlıklı 20. maddesinde, 13., 14., 16., 17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtmesi halinde; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanacağı ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceği, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduğu, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimsenin, beyanını imzadan imtina etmesi halinde tebliğ edenin bu beyanı şerh ve imza edeceği, bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligatın, 21. maddeye göre yapılacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, bilinen adrese yapılacak tebligatlarda muhatabın adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca muhatabın o adreste oturup oturmadığının araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise, tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmektedir. Tebliğ mazbatasının incelenmesinden, mazbatanın üzerine "muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşu ... 'dan sorulmuş, muhatabın gittiği, imzadan imtina edildiği, ilgili mahalle muhtarına teslim edildiği, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. En yakın komşusuna haber verilmiştir." şeklinde önceden hazırlanmış kaşenin basıldığı, ancak durumun davacının komşusuna varsa yönetici veya kapıcıya bildirildiğine ilişkin bir ibarenin yazılmadığı görülmektedir. Bu durumda; tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak davacının ya da tebliğe ehil kimselerin adreste bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise, neden bulunmadığı belirtilmek ve haber verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin yazılması suretiyle yapılması gerekmekte iken, belirtilen hususlar araştırılmaksızın usule aykırı ve hatalı tebligat yapıldığı anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.