3. Hukuk Dairesi 2020/4473 E. , 2020/6262 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı şirket tarafından aleyhine 6.500,00TL…
**3. Hukuk Dairesi 2020/4473 E. , 2020/6262 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı şirket tarafından aleyhine 6.500,00TL bedelli senede dayalı olarak İstanbul 22. İcra Müdürlüğü’nün 8092 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalıya böyle bir borcu olmadığını, takibe konu edilen bononun 27/01/2013 tarihinde davalı şirket ile arasında kurs hizmetlerine ilişkin olarak düzenlendiğini, söz konusu kursa sadece iki hafta devam ettiğini, memnun kalmadığını belirterek şifahen yaptıkları görüşmelerde borcu iki taraflı olarak sona erdirdiklerini, buna rağmen davalı şirketin konusuz kalan senedi icraya koyduğunu, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; söz konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, mahkemenin yetkisiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. HMK’nın 19. maddesinde “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” denilmektedir. Davalı yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermeye mecburdur. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.