Başvuru, tapulu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tapulu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Başvuru Konusu Olayın Arka Planı Başvurucu, kendisine mirasen intikal eden Balıkesir'in Gömeç ilçesine bağlı Helvalık mevkiinde bulunan 4240 parsel sayılı 440 m² yüz ölçümlü tarla vasıflı taşınmazın 11/32 oranında hissedarıdır. Başvuru konusu taşınmaz 7/4/1977 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan kıyı kenar çizgisi içinde kalmıştır. Kıyı kenar çizgisi tespitine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan dava reddedilmiş ve kıyı kenar çizgisi 30/11/1983 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu böylece başvuru konusu taşınmazın 661,24 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürmüştür.B. Başvuru Konusu Dava Süreci Başvurucu 27/8/2015 tarihinde Gömeç Kaymakamlığına (İdare) başvurarak mülkiyet hakkını kısıtlayan düzenlemenin iptalini, aksi hâlde kamulaştırma bedelinin veya emsal bir taşınmazla takas yapılmasını talep etmiştir. İdarenin cevap vermemesi üzerine başvurucu 25/12/2015 tarihinde Balıkesir İdare Mahkemesinde (Mahkeme) kıyı kenar çizgisinde kalan taşınmazına yapılan hukuki el atma nedeniyle tazminat davası açmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kalan kısmının dava tarihi itibarıyla değerinin 231 TL, başvurucunun hissesinin değerinin ise 920 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece 15/12/2017 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş ve taleple bağlı kalınarak 000 TL tazminata hükmedilmiştir. Mahkeme gerekçesinde, genel hükümler doğrultusunda uyuşmazlık konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunun belirlenmesiyle tapu kayıtlarının iptali ve uygun bir tazminat verilmesi hâlinde başvurucunun mağduriyetinin giderilebileceği açık olmakla birlikte idarece girişimde bulunulmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği belirtilmiştir. İdarenin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince (Daire) 22/6/2018 tarihinde ilk derece mahkemesinin kabul kararı kaldırılarak kesin olarak davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, taşınmazın tapu kaydının iptal edilmediği, taşınmazlar üzerindeki kısıtlılık hâlinin Anayasa ile 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'ndan kaynaklandığı ve hukuki el atma koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Nihai karar, başvurucu vekiline 13/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Abdullah Tantaş ve diğerleri [GK], B. No: 2018/2739, 15/12/2021, §§ 19-