2. Hukuk Dairesi 2016/20385 E. , 2018/8422 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakaları ile kadın yararına hükmedilen maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere…
**2. Hukuk Dairesi 2016/20385 E. , 2018/8422 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakaları ile kadın yararına hükmedilen maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davanın kabulüne karar verildiği halde kısa kararda davalı kadın yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin maddi hata niteliğinde olup mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı erkeğin, davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına (TMK m. 166/1-2) karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı kadının usulüne uygun tebligata rağmen 28.05.2015 tarihinde süresinden sonra cevap dilekçesi sunduğu anlaşılmaktadır. Davalının süresinde dayanmadığı vakıalar hükme esas alınarak davacıya kusur yüklenemez (HMKm.25/1). Bu nedenle mahkemece davacı erkeğe kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece davalı kadına yüklenen ve kadın tarafından da temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışları karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü gerekirken bu husus gözetilmeden davacı erkeğin, davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı kadın usulüne uygun tebliğe rağmen yasal süresinden sonra davaya cevap vermiştir. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m. 141). Davalı kadın süresinde vermediği cevap dilekçesinde maddi tazminat ve yoksulluk nafakası talep etmiştir. Davacının bu taleplere açık muvafakati olmayıp, davalı tarafça usulüne uygun ıslah da yapılmamıştır. Bu halde, davalı kadının talep ettiği maddi tazminat ve yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.07.2018 (Salı)