4. Hukuk Dairesi 2025/933 E. , 2026/1874 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/40 E., 2021/2960 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/357 E., 2019/1046 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafında…
4. Hukuk Dairesi 2025/933 E. , 2026/1874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/40 E., 2021/2960 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/357 E., 2019/1046 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından yangın poliçesi tanzim edilen ... Tekstil AŞ'ye ait işyerinde meydana gelen hasar nedeni ile ödenecek tazminata haciz konulması için Gaziantep 4. İcra Müdürlüğünün 2003/4168 sayılı dosyası üzerinden 12.06.2003 tarihinde haciz tezkeresi gönderildiğini, haciz yazısının gönderildiği tarihte davacının sorumluluğu doğmadığından ... Tekstil A.Ş.’ye hasar tazminatı ödendiğini, hasar tazminatının ... Tekstil A.Ş.’ye değil icra dosyasına ödenmesi gerektiğinden bahisle dava dışı ... Tekstil tarafından davacı şirkete açılan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/380 Esas, 2015/369 Karar sayılı dosyasında verilen karar sonucunda, 830.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, ... Tekstil A.Ş.’nin Gaziantep 4. İcra Müdürlüğü’nün 2003/4168 sayılı dosyasına olan borcundan ödenen tutar oranında kurtulduğunu, bu tutar kadar sebepsiz zenginleştiğini, ödenen 830.000,00 TL’nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Gaziantep 4. İcra Müdürlüğünün 2003/4168 sayılı dosyasının takipsizlik sebebiyle düştüğünü, çeklerin zamanaşımına uğradığını, davacının dava dışı şirkete ödediği miktarın icra takip alacağından düşmediğini, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/380 sayılı dosyasından hükmedilen bedelin davalı şirketin icra borcuna ilişkin ödeme olmadığını, davacının ödediği bedelin tazminat olup davalıdan tahsilinin mümkün olmadığını, kendi kusurunun bulunduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin davacı tarafça ödenen faiz, icra ve dava vekalet ücreti, yargılama giderleri ile sorumlu tutulamayacağını, icra inkar tazminatı talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda kararıyla; davacının sebepsiz zenginleşmeyi ancak tazminat davası açılmasıyla öğrendiği, davanın ise zamanaşımı süresi içerisinde 06.04.2018 tarihinde açıldığından zamanaşımı definin reddine karar verildiği, davacının ilama dayalı alacağı vaktinde ödemeyerek, hakkında icra takibi yapılmasına sebep olduğu ve bu takip nedeni ile asıl alacak dışında, icra masrafları,faiz ve vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığından, davacının mahkeme ilamı ile hükmedilen 400.000,00 TL dışındaki taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün 2017/4636 sayılı dosyasında davalının itirazının asıl alacak 400.000,00 TL kısmının iptaline, takibin 400.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatının kabulü ile asıl alacak 400.000,00 TL üzerinden %20 oranında 80.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla haciz ihbarnamesine konu bedelin dava dışı takip alacaklısı yerine davalı sigortalıya ödenmesi sebebiyle, davalı sigortacı aleyhine dava dışı alacaklı tarafça açılan dava sonucu, ödenen bedel nedeniyle davalının takipteki borcunun ödendiği, davalının sebepsiz zenginleştiği, davacının mahkeme kararı ile davalı borcu için dava dışı şirkete mahkeme kararından sonra asıl alacak, faiz ve vekalet ücretiyle ödediği bedelin tümü için eldeki davayı açtığı, davacının mahkum olduğu ve ödediği asıl bedel ile birlikte davalı borcu için ödediği faiz ve masrafların ise zamanında ödeme yapılmaması nedeniyle davacı kusurundan kaynaklandığı, zararın artmasına davacının sebebiyet verdiği, icra dosyasına yatan 400.000,00 TL asıl alacak dışındaki feri alacakların reddine karar verilmesinde aykırılık görülmediği, davacı hakkında açılan davanın davalıya ihbar edilmediği, davada rücuya temel davanın kesinleşme tarihi itibarıyla haksız iktisaba dayalı zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı şirketin borcu ödenen şirketi devraldığı, bu sebeple devraldığı şirketin hak ve borçlarından sorumlu olduğu, davalının kendi borcunun ödenmediği iddiasının kabul edilemeyeceği, davada bilirkişi incelemesi gerekmediği, bu nedenle mahkeme kararındaki belirlenen asıl bedelin ödenmesi sebebiyle, diğer feri tutarlar açısında inceleme yapılmamasının sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, gider avansının yatırılmamasının bu durumda dava şartı olarak öngörülemeyeceği alacak likit olduğundan kabul edilen kısım için davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesinin yerinde olduğu, takibin kötüniyetli yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığından, bu davada ayrıca davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği gibi, yine reddeddilen kısım için davalı yararına icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan bu ödeme oranında davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalının Gaziantep 4. İcra Müdürlüğü’nün 2003/4168 sayılı dosyasında ödenen bedel oranında borçtan kurtulduğunu ve bu oranda sebepsiz zenginleştiğini, sadece 400.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı .... (Yeni Ünvanı:... Tic.A.Ş.) vekili temyiz dilekçesinde; davanın davacı tarafça ispatlanamadığını, davacı şirketin dava dışı ... Tekstil'e ödediği bedelin tazminat olup hiçbir şekilde davacı tarafından davalı borcunun ödenmediğini, davalının bu nedenle zenginleşmediğini, hatta davalının ödeme yapılan icra dosyasında taraf olmadığını,davalı hakkındaki takibin takipsizlik nedeniyle düştüğü ve takibe konu çeklerin zamanaşımına uğradığını, ... Tesktil tarafından açılan tazminat davası tarihi itibarı ile icra takibinin zaten düştüğünü, bir ödeme yapılmış ise davalı şirket ile davacı şirket arasında yapılan sigorta sözleşmesine dayalı poliçe kapsamında ödeme yapılmış olup bu halde de sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafça süresinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı için bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini,davanın gider avansı yatırılmaması ve dava şartı noksanlığından reddi gerektiğini,dava şartının kamu düzenine ilişkin olduğunu,kesin süreye rağmen dava şartı eksikliğinin giderilmediğini, davanın davacı tarafça ispatlanamadığını, davacınin iddia etmediği sebepsiz zenginleşme konusunda değerlendirme yapılmaması gerektiğini,davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının 2003 yılında ödendiği iddia edilen bir bedel için 14 yıl sonra talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, davacı hakkındaki davanın davalıya ihbar edilmediğini,alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını,hatta reddedilen kısım için davalı yararına kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ... şirketine gönderilen haciz ihbarnamesine rağmen, iş yeri sigortası kapsamında hasar dosyasına istinaden yapılan ödemenin borçlu sigortalısına yapılması nedeniyle, alacaklıya ödemek zorunda kaldığı tazminatın davalı sigortalısından tazmini istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, talebin zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmüş olmasına, alacağın likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı aleyhine ödetme kararı alan üçüncü kişi, bu karar kesinleşmeden alacağını tahsil için ilamı icraya koymuştur. Karar kesinleşmeden önce alacaklının icra yoluna başvurması yasanın ona sağladığı bir hak olduğuna göre davacının bunu önlemediğinden söz etmek olanaksızdır. Öte yandan aleyhine verilen karardan ötürü davacının kanun yoluna başvurması da bir hakkın kullanılması niteliğinde bulunduğundan bu başvurmanın sonucunu bekleyerek hükmün kesinleşmesi üzerine alacaklıya ödeme yapabileceğini düşünmesi de olağandır. O halde hükmün kesinleşmesine kadar davacının borcunu ödememesi şeklinde beliren davranışında kusurlu bulunduğu kabul edilemez. Bu bakımdan davacı, hükmün kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sonraki süreye ilişkin faizi dahi davalıdan isteyebilir. Somut davada, davacının talebine dayanak gösterdiği İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.04.2025 tarih ve 2014/380 Esas, 2015/369 karar sayılı kararıyla, dava dışı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Sigorta aleyhine TTK'nın 1299. maddesi gereğince takip alacaklısına ödeme yapması gerekirken sigortalıya ödeme yaptığı ve zarar doğduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 400.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, dosya davacısı tarafından davalı ... şirketine karşı henüz hüküm kesinleşmeden 05.11.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.04.2016 tarih ve 2016/2379 Esas, 2016/5460 Karar sayılı ilamı ile ticaret mahkemesi hükmü onanmış, taraf vekillerinin karar düzeltme istemleri ise Dairenin 14.05.2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Mahkemece, davacının yapmak zorunda kaldığı icra giderlerinin ve faizin de tahsiline hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.