T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1188 KARAR NO : 2025/1251 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2025 NUMARASI : 2025/366 E. 2025/365 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.09.2025 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2025 tarih 2025/366 E. 2025/365 K. sayılı kararın Dairem…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1188 KARAR NO : 2025/1251 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2025 NUMARASI : 2025/366 E. 2025/365 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.09.2025 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2025 tarih 2025/366 E. 2025/365 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, . ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 01.10.2024 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortalayanı olduğu ..... plakalı aracın müvekkiline ait araca %100 kusurlu olarak çarptığını, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını, müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, bunun tahsili için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, sigorta şirketinin 26.12.2024 tarihinde 35.000,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığını, ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak açtığı davada değer kaybı bedeli olarak 50 TL, mağrur kalınan gün bedeli olarak ise 50 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece tensiple birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın dava açılmış olması nedeniyle davalıya karşı açılan davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili dava dilekçesini tekrarla Yargıtay 4 HD 2023/12689 E. 2024/4378 K. sayılı kararı ile arabuluculuk zorunlu olmamasına rağmen mahkemece sigorta şirketi hakkındaki davanın tefrik edilerek usulden reddine karar verilmiş olduğunu, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, KTK 97.maddesine göre zms sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin davadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiğinin düzenlendiğini ve bunun dava şartı olduğunu, dava dilekçesi ekinde sigorta şirketine yaptıkları başvuruya ilişkin evrakları sunduklarını, birtakım ödeme yapıldığını da beyan ettiklerini, bu davada tüm sorumlulukları yerine getirmelerine rağmen sigorta şirketi yönünden usulden red diğer davalılar yönünden görevsizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır. Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkn hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Kaldı ki davalı sigorta şirketince kısmi ödeme yapıldığı, bu durumda davadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine KTK 97 maddesi kapsamında başvuruda bulunduğu sabit olmasına göre ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurması gerekmediği halde bu hususun dava şartı olarak kabul edilmedi doğru olmamıştır. Davacı, dava dilekçesinde açıkça davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmalarına rağmen yapılan ödemenin yeterli olmadığı açıkça belirtmiş ve başvuru yapıldığı davacının kabulünde olup ayrıca sunulu evraklardan anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince başvuru yapıldığına göre böyle bir durumda ayrıca 5325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, arabuluculuk dava şartına aykırılık bulunmadığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2025 tarih 2025/366 E. 2025/365 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/09/2025