1. Hukuk Dairesi 2011/4545 E. , 2011/4925 K. "" MAHKEMESİ : EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan annesi E.D.in 134 ada 3 parsel sayılı taşınmazını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı kızına temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle tapu ipta…
**1. Hukuk Dairesi 2011/4545 E. , 2011/4925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan annesi E.D.in 134 ada 3 parsel sayılı taşınmazını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı kızına temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden;davacının, ortak miras bırakan E. D.in, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla çekişme konusu 134 ada 3 parsel sayılı taşınmazını davalı kızına tamlik ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı; davalının ise, miras bırakanın, temliki işlemi mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla yapmadığını, malvarlığını mirasçıları arasında paylaştırmak istediğini, bu nedenle de, dava konusu olmayan 25 parsel sayılı taşınmazdaki miras payını davacıya satış yoluyla temlik ettiğini belirterek davanın reddini savunduğu görülmektedir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26.maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına