12. Ceza Dairesi 2025/1510 E. , 2026/534 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/431 E., 2024/605 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği …
12. Ceza Dairesi 2025/1510 E. , 2026/534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/431 E., 2024/605 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2-4, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 24.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, B sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin mahsubuna ilişkin verilen kararın, sanık müdafii ve o yer cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2019 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece uyma kararı ile yeniden yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, B sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin mahsubuna ilişkin verilen kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.06.2024 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece uyma kararı ile yeniden yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, B sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin mahsubuna kararları verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; kazanın meydana gelmesinde sanığın tek başına kusurunun bulunmadığı, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı, sanığın makas atarak araç kullanmadığı, hükmedilen cezanın fazla olduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.09.2014 günü saat 17.30 sıralarında, sanık ... sevk ve idaresindeki 07... plaka sayılı araç ile, gündüz vakti, yerleşim yeri içersinde, 7 m yol platform genişliği olan, iki şeritli bölünmüş tek yönlü, asfalt kaplama, yatayda düz, düşeyde eğimsiz, virajlı, açık havada ve kuru zeminli devlet yolunda, Antalya ... bulvarını takiben ... istikametinden ... kavşağı istikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağındaki yaya kaldırımına çarpıp yaya kaldırımına çıkarak yaya kaldırımında yürüyen ... ve ...'e çarparak ...'ın ölümüyle ve ...'in yaralanması ile sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında; 07... plaka sayılı araç sürücüsü olarak sanık ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-b (Aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, yaya ... ve ...'in kusurunun bulunmadığı, kovuşturma aşamasında alınan adli trafik bilirkişisi tarafından hazırlana 13.12.2014 tarihli raporda; sanık ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46, 52/1-b, 54... . maddesinde yazılı kuralları ihlal ederek asli kusurlu olduğu, yaya ... ve ...'in kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, kovuşturma aşamasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 09.03.2015 tarihli raporunda; sanık sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, direksiyon hakimiyetine gerekli önem ve özeni göstermediği, trafiğin seyir durumunu tehlikeye düşürecek biçimdeki seyri sırasında sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi akabinde aracının yolun sağındaki yaya kaldırımına çarpıp yaya kaldırımına çıkarak yaya kaldırımında yürüyen yayalar ... ve ...'e çarpmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu, yayalar ... ve ..., kaldırımda yürüdükleri sırada sevk ve idare hatasıyla kontrolden çıkmış olan otomobilin yaya kaldırımı üzerinde kendilerine çarpmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda kazaya etken hatalı tutum ve davranışları bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusurlarının bulunmadığının mütalaa edildiği, mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanık ... 'nin ...'ın ölümüyle ve mağdur ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve önünde bulunan diğer araçlar arasından makas atarak hızlı bir şekilde araç kullanmak suretiyle eylemini bilinçli taksir altında işlediği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.