T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/219 KARAR NO:2026/146 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/10/2022 NUMARASI: 2020/617 Esas - 2022/692 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/219 KARAR NO:2026/146 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/10/2022 NUMARASI: 2020/617 Esas - 2022/692 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesin özetle; 04.10.2019 tarihinde, 02:30 sıralarında ... yan yolda ticari taksi şoförü olan müvekkili davacının aracını kurallara uygun ve nizami şekilde park ettiğini, müşteri beklerken aracından inerek aracına dayanır vaziyette dışarıda bekleyen müvekkiline aşırı süratle gelen ve plakası anlaşılamayan kırmızı renkli bir aracın aniden çarptığını, bu çarpma nihayetinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin feci şekilde yaralandığını ve Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, olay ile ilgili emniyete şikayette bulunulduğunu ve soruşturma başlatıldığını, davalı Güvence Hesabına 13.12.2019 tarihinde yasal ön başvurunun yapıldığını ve davalı şirket tarafından iş bu davanın açılma tarihine kadar yazılı olarak herhangi bir cevap verilmediğini beyan ile fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL daimi maluliyet tazminatı, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Islah dilekçesi ile talebini 89.725,99 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkeli kuruma sorumluluk yüklenebilmesi için kazaya karıştığı iddia edilen plakası tespit edilemeyen motorlu aracın varlığı, olaya kusuru ile dahli somut delillerin ispat edilmesi gerektiğini, dava öncesinde yapılan başvurunun incelendiğini ve olayın ikinci motorlu aracın kusuru sonucu meydana geldiği hakkında somut delil bulunmaması sebebiyle tazminat talebinin haklı gerekçelerle reddedildiğini, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı vb resmi evrak düzenlenmediğini, dolayısıyla sadece davacı yanın soyut beyanı dışında olayın ikinci motorlu aracın kusuru sonucu meydana gelen bir trafik kazası olduğunun mahkemece de kabul edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş görmezlik zararından sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kabulüne, 89.725,99 TL'nın 22/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, müvekkil davacıya hukuka aykırı olarak %25 kusur atfedildiğini, mahkeme kararında tüm hesaplamaların ortak çarpanı olan aylık ücret tespiti hatalı ve eksik yapıldığını, yerel mahkeme kararında, müvekkil davacının, sürekli iş göremezlik kazanç kaybı hesaplamasına ilişkin eksik ve hatalı bir hüküm tesis edildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme dayanak yapılan raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur incelemesine dair rapor ATK'dan düzenlenmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacıya atfedilen kusur oranı düşük olduğunu, kusur tespitinin yapılamaması halinde taraflar eşit kusurlu kabul edilebilmesi gerektiğini, aktüer hesaplama yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu, 01,65 - 1.8 teknik faiz indirimi uygulanması gerektiğini, genel şartlar gereği teminat dışı olduğu halde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, davacının SGK kaydı olup geçici iş göremezlik tazminatının SGK'dan alabilmesinin mümkün olduğunu,kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükmedilen tazminata yürütülecek faizin başlangıcı hatalı belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 04.10.2019 tarihinde, 02:30 sıralarında ... yan yolda ticari taksi şoförü olan davacının aracını park ettiğini, müşteri beklerken plakası tespit edilemeyen kırmızı renkli bir aracın davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. Aynı düzenleme, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.Güvence Hesabı, 2918 sayılı KTK gereği yaptırılması zorunlu olduğu halde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yaptırılmamış motorlu araçların işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya sakat kalmasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı meydana gelen bedeni zararları, sigorta mevzuatı çerçevesinde, araç sürücüsünün kusuru nispetinde ve kaza anında geçerli limitler dahilinde karşılamaktadır.Somut olayda kazaya sebebiyet veren aracın kaçması plakasının tespit edilememesi nedeniyle kaza tespit tutanağı tutulmadığı davaya konu olayda Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü Kocasinan Polis Merkezi Amirliği tarafından tanzim edilen tahkikat evrakında; 14/10/2019 günü saat 03:00 sıralarında gelen ihbar üzerine D-100 yanyol ... yanı yaralamalı trafik kazası anonsu üzerine olay mahalline gidildiği, çevreden yapılan araştırmaya göre kırmızı renkli plakası tespit edilemeyen bir otomobilin davacıya çarptığı, otomobile ait parçaların yolun sağ şeridinde dağınık olarak durduğu, yine yaralı şahsa ait kan izlerinin yolun sağ tarafında olduğunun görüldüğü, araç plakasının tespiti için mobese merkezi ile görüşüldüğü, ışık yansıması ve plakadaki reklektif özelliklerden kaynaklı olarak plaka tespitinin yapılamadığı anlaşılmasına göre kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın yol açtığı anlaşıldığından davalının olayın trafik kazası olduğunun ispatı gerektiğine ve davalı Güvence Hesabı'nın zarardan sorumlu olmadığına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince kusur oranlarının belirlenmesi içi alınan kusur raporunun Trafik ihtisas Dairesinden emekli trafik kazaları kusur alanlarında uzman bilirkişi tarafından düzenlendiği, kusur raporunun kazanın oluş şekli, polis merkezince tutulan tahkikat tutanağı ve olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu, rapor yeterli olduğundan ayrıca ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmasının zorunlu olmadığı dikkate alındığında kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile ... Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alınarak davacı için TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "..." formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.06.2023, 2023/585 Esas ve 2023/8309 Karar, 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı kararları). Mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda da; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “...” tekniğine Göre hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Davacının çalışma süresi TRH-2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlendiğinden çalışma süresinin 66 yaşa kadar olması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça 19/12/2019 tarihli evrak kabul kaşesine göre yazılı olarak davalı Güvence Hesabı'na müracaat edildiği anlaşıldığından, eksik olduğu belirtilen yönetmelikteki kriterleri sağlayan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Bu kapsamda başvuru koşulu yerine getirilmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2018 tarih, 2015/ 16222 E. ve 2018/9271 K.sayılı kararında açıklandığı üzere "Güvence Hesabı yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9, 14 ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren Güvence Hesabının temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise Güvence Hesabı'nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir."Somut uyuşmazlıkta davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile Güvence Hesabı'nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekmektedir. Davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerindedir.Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.Somut olayda; davacının ticari taksi şoförü olarak olarak çalıştığı belirtilmiştir.Dosya da bulunan SGK kaydına göre de davacının meslek adı ve kodunun " taksi şoförü" olarak yazılı olduğu görülmüştür.Taksi şoförünün asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabulü hayatın olağan akışına uygun değildir.Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden tazminat belirlenmesi doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince davacının kazadan önce ne kadar gelir elde ettiğinin tespiti için davacının ilgili şoför odalarında kaydı olup olmadığının araştırılması, varsa kazancına ilişkin işyeri kayıtları getirtilmesi, ilgili meslek odalarından taksi şoförlerinin gece ve gündüz olmak üzere 1 ayda çalışabilecekleri sürede gözetilerek kaza tarihi itibariyle aylık ne kadar kazanç elde edebilecekleri sorularak, davacının gerçek gelirinin tespit edilmesi, bilahare tespit edilen gerçek gelir üzerinden tazminat hesaplaması yapılmak üzere aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/5750 E. - 2022/14643 K., Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/4684 E.- 2018/12928 K. sayılı kararı).Açıklanan nedenlerle, taraf vekilleri istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Taraf vekilleri vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026