T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2439 KARAR NO : 2025/1572 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 16/03/2022 NUMARASI : 2021/174 Esas - 2022/186 Karar DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2439 KARAR NO : 2025/1572 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 16/03/2022 NUMARASI : 2021/174 Esas - 2022/186 Karar DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; seyir halinde olan müvekkiline ait ... plakalı araca, davalının sahibi olduğu ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucunda iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, her iki aracın trafik sigortacılarının kusur ile ilgili kendi aralarında mutabakata varamadıklarını ve 14/08/2020 tarihinde komisyonun müvekkiline ait ... plakalı aracını %100 oranında kusurlu bulduğunu, ancak gerçekleşen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kazayı önleme ihtimalinin bulunmadığını, kusurun ... plakalı karşı araç sürücüsüne ait olduğunu, kaza sonucu müvekkiline ait aracın tamir ve boyla işlemlerine maruz kalarak orjinalliğini yitirdiğini ve hasara bağlı olarak araçta değer kaybı meydana geldiğini, eksper raporunda müvekkilinin aracında oluşan hasar ve değer kaybının tespit edildiğini, 29.09.2020 tarihinde hasar bedeli, değer kaybı ve ekspertiz ücretinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak davalı tarafın tazminat talepleri ile ilgili olarak kısmi ödeme yaptığını beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL hasar bedeli, 100,00-TL değer kaybı bedeli ve 575,28-TL eksper ücretinin poliçe limitleri dahilinde, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olup, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağı ile tramer sorgu sonucunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiğini, her halükârda hasar ve değer kaybına ilişkin tazminat taleplerinin ZMMS sigortası genel şartları esaslarına göre hesaplanması gerektiğini, ihbar edilmeden ödenen ekspertiz raporu ücretinin talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, aksi halde yeniden inceleme yapılması için dosyanın ATK trafik ihtisas dairesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerçekleşen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, tutanağı tutan polislerin krokiyi yanlış çizdğini, karşı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağında müvekkile ait aracın şerit ihlali yaptığına dair hiçbir iddiasının bulunmadığını, karşı araç sürücüsü müvekkiline ait araca arkadan çarptığını, bütün kusurun ... plakalı karşı araç sürücüsüne ait olduğunu, bilirkişi raporunda araçta hasar miktarını hesaplarken hangi verilere dayandığını, parçaların orjinal olup olmadığını ve yetkili servis fiyatlarına göre mi hesaplama yaptığını belirtmediğinden bilirkişi raporu denetime elverişsiz ve yeterli olmadığını, ayrıca bilirkişinin müvekkilinin aracının rayiç değerini de hangi verilere göre belirlediği belirsiz olup emsal araç verilerininde rapora eklenmesi gerektiğini Bu sebeple yapılan değer kaybı hesaplaması da denetime elverişli bulunmadığını, bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemece davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı talepli maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacıya ait olup davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı olup dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, davacının karşı aracın ZMMS sigortacısı olan davalıdan, hasar bedeli ve değer kaybı zararı ile ekspertiz ücretini talep ettiği anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.Kazaya karışan araç sürücüleri tarafından tutulan 07/08/2020 tarihli kaza tespit tutanağında; ... plakalı araç sürücüsü olan davacının imzalı beyanında sinyal vererek sağa geçtiğini kabul ettiği, davalı sigortalısı olan araç sürücüsünün davacının geçtiği sağ şeritte ilerlediği, krokinin de bu beyanlara göre çizildiği sabit olup hükme esas alınan kusur raporunun bu oluş şekline göre düzenlenmiş olması nedeniyle kaza ile uyumlu olduğu; Kusur bilirkişi raporunda "davacı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobili ile orta şeritte seyrederken, kontrolsüzce sağ şeride geçtiği ve sağ şeritte normal seyreden ... plakalı kamyonet ile kazaya karıştığı için KTK 46/b , 46/c, 84/f ve KTY 94/A/b, 94/A/c ve 157/a/6 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile kendi şeridinde normal seyrederken kontrolsüzce şerit değiştiren ... plakalı otomobil ile kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı" tespit edilerek bildirilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda olay yeri, kaza tespit tutanağı, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak değerlendime yapıldığı, bu durumda bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu ve davalının kusuru bulunduğuna dair iddianın ispat edilemediği anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin tazminat miktarına ilişkin diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2025