1. Ceza Dairesi 2013/1146 E. , 2013/3233 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 81, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca; 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. TÜRK MİLLETİ ADINA 1.a-Sanık müdafiinin duruşmalı temyiz talebinin hükmolunan ceza miktarı dikkate alınarak CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. b-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bı…
**1. Ceza Dairesi 2013/1146 E. , 2013/3233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 81, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca; 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. TÜRK MİLLETİ ADINA 1.a-Sanık müdafiinin duruşmalı temyiz talebinin hükmolunan ceza miktarı dikkate alınarak CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. b-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar CMK.nun 231/12.maddesi gereğince itiraza tabi olduğundan itirazın mahallinde incelenmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir. c-Dosya kapsamına göre, sanığın 3-4 metre mesafeden tabanca ile bir el ateş ederek mağduru sol karın bölgesinden hayati tehlike geçirmesine ve dalağının alınmasına neden olacak şekilde yaraladığı olayda; Kasten yaralamanın kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olması ve bu suçun silahla işlenmesi halinde öngörülen hapis cezasının sekiz yıldan az olamayacağı; olayımızda olduğu gibi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 86/1.maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren nedenlerin bulunması halinde bu cezanın üst sınırının on iki yıl on sekiz aya kadar ulaşabileceği (TCY.nın 86/1, 86/3-e, 87/2-b,8 7/2-son); on iki yıl on sekiz ay hapis sekiz yıl hapis cezasının bu cezanın yarısından (altı yıl dokuz aydan) fazla olduğu; kasten insan öldürmeye teşebbüs suçu için öngörülen cezanın, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası olduğu (TCY.nın 35/2); anılan suçlar arasında hiyerarşik bir denge (önem sırası, daha ağır bir ceza ile cezalandırmayı gerektirme hali) bulunduğu; uygulamada birliğin sağlanması için bu dengenin korunması gerektiği, 35.maddenin uygulanmasında esas alınması gereken tek "ölçüt"ün "meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı" olduğu; 35.madde uyarınca cezanın alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesinde yargıca takdir hakkı tanınmış ise de, takdirde yanılgı bulunup bulunmadığını denetlemenin, uygulamada birliği sağlamakla görevli Yargıtay'a ait olduğu; "tehlike" sözcüğünün, büyük bir zarara ya da yok olmaya yol açabilecek bir durum ya da şey olarak; "zarar" sözcüğünün, bir şeyin, bir olayın yol açtığı kötü sonuç olarak, "hayati tehlike" kavramının, yaralama ile başlayan ve ölüme yol açabilen, tedavi ile düzelse bile kişiyi ölüme yaklaştırmış olan tablo olarak tarif edildiği; bir olayda tehlike ve zarar (yara meydana getirilmesi) hallerinin birlikte bulunmasının mümkün olduğu konuları gözönünde tutularak somut olaya bakıldığında; teşebbüs nedeni ile 9-15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak hapis cezasının üst sınıra yakın tayin edilmesi yerine, 13 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdura yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrik ve takdiri indirim nedeninin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya, suç vasfına, haksız tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (ONANMASINA) 16/04/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.