3. Hukuk Dairesi 2021/1536 E. , 2021/6501 K. "" MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ MAHKEMESİ : KOCAELİ 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; bölge adl…
**3. Hukuk Dairesi 2021/1536 E. , 2021/6501 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ MAHKEMESİ : KOCAELİ 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; bölge adliye mahkemesince 18.01.2021 tarihli ek karar ile davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, bu defa davacı vekili tarafından ek karar temyiz edilmiş olmakla, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalıların murisi olan ...'in Kocaeli İli, ... İlçesi'nde (daha önce İzmit İlçesi) kain olup, kendisine ait büyük yüzölçümlü parselinden evinin arkasında kalan 4 dekarlık kısmını 13.08.1984 tarihli kendi el yazılı satış taahhüdünden de anlaşılacağı üzere metrekaresi 750,00 TL'den (eski TL) 3.000.000,00 TL bedelle kendisine sattığını, karşılığında toplam 19.000,00 DEM (Alman Markı) ödeme yaptığını, davalıların murisi satıcı ile yurt dışından geldiği dönemlerde görüşüp tapu devri yapacağına dair telkinlerine inanarak yurt dışında olması nedeniyle de yıllarca beklediğini, murisin vefatından sonra davalılarla da defalarca kez görüştüğünü ancak çözüm bulamadığını, davalıların gayrimenkulün tapu devrini, bedeli ödenmesine rağmen yapmayarak edimlerini yerine getirmediklerini, bu nedenle anılan gayrimemkulün güncel değeri kadar zenginleşmiş olduklarını beyan ederek şimdilik 50.000,00 TL tazmiatın 13.08.1984 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte miras hisseleri oranında davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar; davacının istemlerinin yasal olmadığı ve zamanaşımına uğradığını, murisin 1996 yılında vefaat ettiğini, davacının hukuki bir engel bulunmamasına rağmen muristen taşınmazın devri ve tescili hakkında talepte bulunmadığını, ayrıca taşınmazın güncel değerinin istenemeyeceğini, sözleşmenin hukuken geçerli bir sözleşme olmadığını belirterek davanın reddini dilemişlerdir. İlk derece mahkemesince; davacının tanığı olan eşinin, davalıların 15 yıl önce dava konusu taşınmaza diktikleri ağaçların kesilmesini eşinin kardeşine söylediklerini, yurtdışından geldiklerinde ağaçların kesildiğini gördüklerini, tapu olmadığı için bir şey yapamadıklarına dair beyanı ile davacının davalıların ferağ verme yönündeki ümidinin kesildiği tarihin 15 yıl önce olduğu kanaatiyle, satış taahhütü verilmesi ve bedelin ödenmesinin de 1984 yılında gerçekleştiği hususuları birlikte değerlendirildiğinde 10 yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı yönünden usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.