T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1125 - 2026/590 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1125 KARAR NO : 2026/590 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.06.2024 NUMARASI : 2022/761 Esas 2024/415 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1125 - 2026/590 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1125 KARAR NO : 2026/590 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.06.2024 NUMARASI : 2022/761 Esas 2024/415 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.06.2014 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile güvence altına alınan dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın yaya ...’e çarpmasıyla sonuçlanan trafik kazasında davacının oğlu ...’in vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücünün ve ... genel müdürlüğünün kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacının oğlunun vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldığını ve manevi olarak sarsıldığını belirterek, şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta AŞ'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyen Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’nden kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; 02.01.2020 günlü talep artırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatını 59.468,23 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’i yanında, vefat edenin eş ve çocuklarına ödeme yapıldığını, poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında tazminattan sorumlu olduklarını, avans faizi istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’i yanında, kaza ile idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalı idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, avans faizi istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2022 tarih ve 2020/939 E. 2022/2010 K. sayılı kararı ile davanın adli yargı yerinde görülerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi, davacı için talep edilen destek tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olması nedeniyle davacı için belirlenen destek tazminatının tamamının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi, kusur durumunun tespiti hususunda İTÜ fen heyeti gibi kurumlardan seçilecek en az 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, tazminat hesaplamasında desteğin, davacı anne ...’in ve hak sahibi olan dava dışı sağ eş ... ile çocukları ... ve ...’ın bakiye ömür süresinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, desteğin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek aktif ve pasif dönem tazminat hesabı yapılması, desteğin tam aile nüfus kayıt tablosunun temini ile desteğin davacı annesi ile dava dışı hak sahipleri olan eş ve çocuklarının halen hayatta olup olmadığının belirlenmesi, daha sonra yukarıda açıklandığı üzere inceleme ve değerlendirme yapılarak, bilirkişiden desteğin evli ve iki çocuklu olarak vefat ettiği hususu da göz önünde bulundurularak, destek, davacı anne ile dava dışı eş ve çocuklarına desteğin gelirinden pay ayrılıp, davacı annenin talep edebileceği destek tazminatının tespiti hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, dava dışı hak sahibi eş ve çocuklara ZMMS poliçesinden yapılan ödemelerin miktarının tespiti bu nedenle önemli olduğundan, ilgili ATM dava dosyalarının, icra müdürlüğü dosyasının, davalı sigorta şirketinden ilgili hasar dosyasının ve ödeme belgelerinin tamamının getirilerek, ödemenin asıl alacak kısımlarının 360.000,00 TL’den mahsubu ve bakiye poliçe limitinin belirlenmesi, davacı anne ve dava dışı hak sahibi eş ve çocuklar için hesaplanan destek tazminatı toplamının poliçe limitinden fazla olması halinde davalı sigorta şirketinin davacıya karşı tazminattan sorumluluğunun garame hesabı yapılarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar zamanaşımı def’inde bulunmuş ise de zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı def’ileri yerinde bulunmadığı, kusura ilişkin İTÜ Fen Heyetinin 12.02.2024 tarihli raporunda davalı sigorta şirketine trafik sigortalı, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...’ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve takdiren %60 (yüzde altmış) oranında etkili bulunduğu, davacının murisi yaya ...’in, etkili herhangi bir kural ihlalinin, dikkatsizliğinin ve tedbirsizliğinin bulunmadığı, olayın cereyan ettiği D-850-11 kontrol kesim no.lu. bölünmüş devlet yolunun yapım, bakım, onarım ve güvenli şekilde işletilmesinden sorumlu, davalı ...’nün işaretleme yetersizliğinden kaynaklanan hizmet eksikliğinin, ikinci (tali) derecede ve takdiren %40 oranında etkili olduğu tespit edilmiş olup iş bu kusur raporuna itibar edildiği, aktüer bilirkişi raporunda tazminat hesabında TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, bilinmeyen devre gelirleri her yıl %10 arttırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacının kusursuz olduğu ve davalıların müşterek müteselsil sorumluluğuna dayanıldığı hususunun dikkate alındığı, (bilinen/işlemiş dönem hükme esas alınan 23.12.2019 tarihli bilirkişi raporundaki gibi 31.12.2019 tarihinde sonlandırılmak suretiyle) davacı anne ile dava dışı hak sahipleri eş ve çocukların destek alacağı süre gözetilerek, davacı annenin talep edebileceği destek tazminatının (taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek) hesaplandığı ve sigorta limiti de dikkate alınarak hesaplama yapıldığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu (25.860,19 TL sigorta limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) davalı sigorta şirketi için dava tarihinden davalı ... için kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Genel Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20.06.2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobiliyle yaya ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu, hükme esas alınan kusur oranları, hesaplamalar, ve diğer verilerin hatalı olduğunu, kararın kaldırılması halinde doğacak fazlaya ilişkin tüm hakları ve ek dava hakkının saklı olduğunu, müteveffanın geçirmiş olduğu kaza sebebiyle, eş ve çocukları lehine ... Sigorta şirketine karşı Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/258 E. sayılı dosyası destekten yoksun kalma tazminatı talepli davada İstanbul ATK tarafından alınmış kusur raporuna göre sürücü ...’ın %60, ..., %40 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiğini, müteveffaya herhangi bir kusur izafe edilmediğini, yerel mahkeme tarafından davacı lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatının yetersiz olduğunu, söz konusu hesaplamaların 2019 yılı baz alınarak yapıldığından hukuka aykırı olup, hüküm tarihine en yakın verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, mahkeme tarafından takdir edilen manevi tazminat, olayın oluş şekli, kusur durumu, paranın alım gücü ve davalıların sosyal ekonomik durumu dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminat çok düşük olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından iddia olunan zarar ile davalının bağlantısı bulunmadığını, kazaya ait kaza tespit tutanağı incelendiğinde yolda çalışma olmadığını, yol kusuru ile ilgili kısımda işaretlemelerin yapıldığını, kazanın sürücü kusurundan kaynaklandığını, davalıya ne gibi bir kusur ve ihmalden kaynaklı işbu davanın yöneltildiğinin anlaşılamadığını, davalının yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli işaretleme, kontrol, denetim ve düzenlemeleri yaparak gerekli önlemleri almak ve aldırmak suretiyle üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, zararla idari eylem veya işlem arasında illiyet bağı bulunmadığını, davaya konu kaza ile ilgili davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, raporlara yapılan itirazlar değerlendirilmediğini, hem maddi tazminat hem de manevi tazminata ilişkin kaza tarihinden itibaren işleyecek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalının harçtan muaf olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müteveffa sigortalı aracın sürücüsü olup, başvuran tarafın davalı şirketten tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu olup destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı kaldığını, davada ispat külfetinin davacılarda olduğunu, müteveffanın, başvuranlara destek olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla zararın tespiti için başvuru sahibi tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için usulüne uygun herhangi bir rapor alınmadığını, davanın haklı olduğu varsayılsa bile davalının faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın ölümlü trafik kazası nedeniyle desteğini kaybeden davacının ...'nin yapım, bakım, onarım, gözetim ve denetim sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın taraf ehliyetini düzenleyen 50. maddesinde, "medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu", TMK'nın 28. maddesinde de "kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı ve ölümle sona ereceği" düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava ve taraf ehliyeti HMK’nın 114 ve 115. Maddeleri gereğince dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Dosyanın incelenmesinde; destekten yosun kalma nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunan davacının yargılama aşamasında 23.10.2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer. TMK'nın 28. maddesi gereğince, dava devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Asilin ölümü ile vekalet ilişkisi de sona erer. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölümüyle taraf ehliyetinin sona ermesi durumunda HMK’nın 55. maddesi uygulama alanı bulur. Bu doğrultuda HMK’nın 55. maddesi; “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir” hükmünü haizdir. Ölen tarafın mirasçılarına miras yoluyla intikali mümkün malvarlığına ilişkin davalarda HMK'nın 55. maddesi uygulanması gerekir. Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış olup davalılar dava konusu zarardan bilinen duruma göre sorumludurlar. Hükme esas alınan aktüerya raporunda davacının 06.07.2028 tarihine kadar yaşayacağı varsayımına göre hesap yapılmış olup, gerçek durumun ise ölüm tarihi ile netleştiği anlaşılmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatı varsayımsal/farazi bir hesaplama olup ortada bilinen gerçek durum var iken varsayıma göre/farazi hesap yapılmaz. Somut olayda davacı tahmin edilen yaşam süresinde önce ölmekle destek zararın farazi duruma göre değil gerçek duruma göre hesaplanması ve ölüm tarihine kadar geçen sürede destekten yoksun kaldığının kabulü ile bu miktarın hüküm altına alınması gerekir. Bu kapsamda mahkemece; henüz karar kesinleşmeden, yargılamanın devamı sırasında ölen davacının davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu, davacının malvarlığına ilişkin olan tazminat haklarının mirasçılarına geçtiği, ölüm ile kişilik hakları ve vekillik ilişkisinin son bulduğu, ölü kişi lehine hüküm kurulamayacağı anlaşılmakla; mahkemece öncelikle, müteveffa davacının mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve daha sonra müteveffanın ölüm tarihine kadar tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan tazminat raporunu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak usulü kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davalı vekillerinin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-(4)-(6). maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki usulü eksiklikler giderildikten sonra oluşacak, sonuca göre usulü kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekili ve davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n