4. Hukuk Dairesi 2011/5093 E. , 2012/7961 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/04/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra te…
**4. Hukuk Dairesi 2011/5093 E. , 2012/7961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/04/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, aktifhaber.com adlı internet sitesinde 22.02.2010 gününde yayınlanan "HSYK kararına sauna etkisi" başlıklı haber içeriğinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat ödetilmesi isteminde bulunmuştur Davacı, aktifhaber.com adlı internet sitesinde 22.02.2010 günlü haberinde davalılardan Alaeddin ... tarafından yazılan "HSYK kararına sauna etkisi" başlıklı köşe yazısında eleştiri sınırının aşıldığını, iftira ve hakaret edildiğini ileri sürerek, kişilik haklarına saldırı nedeni ile davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise; basın özgürlüğü çerçevesinde eleştiri ve ifade hakkının kullanıldığını, yapılan haber-yorumun Yargıtay İçtihatlarında da yer alan gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık temel prensiplerine uygun olduğunu, yorumun yayınlandığı günlerde Erzurum özel yetkili savcılarının görevden el çektirildiğini ve manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, dava konusu yazıda özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu ve eleştiri sınırının aşıldığı ve yazıdaki ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle, istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.