Başvuru, avukat olan başvurucunun adliye girişinde polis tarafından üstünün aranarak şeref ve itibarının zedelenmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının, ilgili kamu görevlisi hakkında yaptığı suç duyurusu üzerine kovuşturma izni verilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, avukat olan başvurucunun adliye girişinde polis tarafından üstünün aranarak şeref ve itibarının zedelenmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının, ilgili kamu görevlisi hakkında yaptığı suç duyurusu üzerine kovuşturma izni verilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 25/04/2013 tarihinde Afşin Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlanmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 26/9/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 1/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvurunun bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru belgeleri ve eklerinin bir örneği görüş için Bakanlığa gönderilmiştir. Bakanlığın 22/1/2015 tarihli görüş yazısı, 2/2/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş olup başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını 13/2/2015 tarihinde sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Avukat olan başvurucu 14/12/2012 tarihinde gittiği Afşin Adliyesine, avukat olduğunu beyan etmesine rağmen nöbetçi polis memuru tarafından üstü aranarak alınmıştır. Başvurucu, avukat olmasına rağmen haksız şekilde aranması sebebiyle ilgili polis memuru hakkında şikâyetçi olmuş; Afşin Kaymakamlığının 15/1/2013 tarihli ve 2013/01 sayılı kararı ile polis memuru hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir. İlgili kararın gerekçesi şöyledir: “Av. Mehmet Ergin isimli şahsın polis noktasından hızlı bir şekilde Afşin Adliyesine girdiği, görevli polis memurunun da şahsı durdurarak x-ray cihazından geçmesini söylediği, Av. Mehmet Ergin’in kendisinin avukat olduğunu söylediği, bunun üzerine polis memurunun avukatlık kimliğini göstermesini istediği, Av. Mehmet Ergin’in kimliğini göstermediği, polis memurunun kimliğini göstermemesi üzerine güvenlik açısından x-ray cihazından geçmesini söylediği, Av. Mehmet Ergin’in bunu da yapmaması üzerine polis memuru tarafından şahsın üzerinin aranmasını müteakiben içeriye girdiği, polis noktasında bulunan kameralardan Av. Mehmet Ergin’in kimlik göstermediğinin görüldüğü, ayrıca polis memuru K.’nin, 2559 sayılı PVSK’nın 4/A maddesi, Adli Önleme Araması Yönetmeliğine göre Afşin Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/331 İş sayılı kararı ile alınmış önleme arama kararı, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 2002 yılında çıkarmış olduğu 8 sayılı Genelgesi, Adliye Binası Nokta Nöbet Talimatı ve Afşin Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2012 tarih ve 2012/45 sayılı yazıları ile belirtmiş olduğu sözlü talimatlarına göre arama yaptığı, dolayısıyla hukuka aykırı bir şekilde bir kimsenin üstünün veya eşyasının aranmadığı ve haksız arama yapılmadığının anlaşıldığından polis memuru K. hakkındaki iddia ile ilgili olarak 4483 sayılı Kanun’un maddesi uyarınca soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir.” Başvurucu soruşturma izni verilmemesine dair karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesinin 25/2/2013 tarihli ve E.2013/70, K.2013/6 sayılı kararıyla ön inceleme dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin soruşturma açılmasını gerekli kılacak nitelik ve yeterlilikte olmadığı, verilen kararda yöntem ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Karar, başvurucu vekiline 26/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu, 25/4/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz. ” 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun “Önleme Araması” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Polis, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usûlüne göre verilmiş sulh ceza hâkiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasını arar; alınması gereken tedbirleri alır, suç delillerini koruma altına alarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre gerekli işlemleri yapar. Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekir. Arama kararında veya emrinde; a) Aramanın sebebi, b) Aramanın konusu ve kapsamı, c) Aramanın yapılacağı yer, ç) Aramanın yapılacağı zaman ve geçerli olacağı süre, belirtilir. Önleme araması aşağıdaki yerlerde yapılabilir: a) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde. b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde. c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde. ç) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının idarecilerinin talebiyle ve 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (A) bendindeki koşula uygun olarak girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında. d) Umumî veya umuma açık yerlerde. e) Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda. Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz. Spor karşılaşması, miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenlendiği veya aniden toplulukların oluştuğu hallerde gecikmesinde sakınca bulunan hal var sayılır. Polis, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkilidir. Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar. Milletlerarası anlaşmalar hükümleri saklıdır. Önleme aramasının sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilir.”