(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8777 E. , 2011/496 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle de…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8777 E. , 2011/496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının iadesine, 20.1.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Davacı, bankadan 120 ay vadeli 350.000 japon yeni tüketici kredisi ve 7.500.000 japon yeni konut destek kredisi kullandığını, Japon yeninde beklenmedik ve öngörülemez oranda yükselmeler olduğunu, edimler arasındaki dengenin aleyhine bozulduğunu, işlem temelinin çöktüğünü, dünyadaki ve ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle edimini yerine getirmesinin imkansız hale geldiğini, sözleşmelerin yapılmış olduğu tarihteki kura göre Japon yeninin sabitlenmesini ve bu şekilde uyarlanmasını istemiştir. 2010/8777-2011/496 Davalı, ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca temerrüde düşen kredi borçlunun uyarlama isteyemeyeceğini, kaldı ki, sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği davacının emprovizyon teorisi uygulama imkanı bulunmadığını, iddiaların ve taleplerin subjektif ve çelişkili olduğunu, Japon yenindeki dalgalanma ve küresel ekonomideki durgunluk ve kriz in önceden öngörülebilir nitelikte olup, bu sebeple öngörülemezlik unsurunun bulunmadığını, tarafların edimleri arasındaki dengenin davacı aleyhine bozulmadığını, uyarlama kararı verilmesi halinde dengenin Banka aleyhine bozulacağını, sözleşme öncesi bilgi formu ve konut destek kredisinde kur artış rizikosunun kendisine ait olacağının kabul ve taahhüt ettiğini, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacının temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Ne var ki, yüce çoğunluğun onama yönündeki düşüncesine katılamamaktayız. Şöyle ki,