2. Hukuk Dairesi 2013/9326 E. , 2013/23304 K. MAHKEMESİ :Sürmene Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :17.01.2013 Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından her iki boşanma davası, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden; davacı-davalı (kadın) tarafından ise lehine hükmedilen maddi tazminat ve yoksullu…
**2. Hukuk Dairesi 2013/9326 E. , 2013/23304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sürmene Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :17.01.2013 Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından her iki boşanma davası, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden; davacı-davalı (kadın) tarafından ise lehine hükmedilen maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarları, manevi tazminat ve ziynetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı (koca)'nın her iki boşanma davasına ve kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazları ile davacı-davalı (kadın)'ın yoksulluk nafakasının miktarına ve manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı-davalı (kadın), boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde; "kendisine ait dört adet çiftli tabir edilen kalın bilezik, set gerdanlık takımı ve küpelerinin kocası tarafından ev alacağından söz ederek elinden alındığını, bir daha da iade edilmediğini" ileri sürerek takıları ve maddi kaybı karşılığı 20.000 TL maddi tazminat istemiş; bu miktarın ne kadarlık kısmının takıları karşıladığı, ne kadarlık kısmının da maddi kayıpları karşıladığı olduğunu açıklamamış, bu husus mahkemece de açıklattırılmamıştır. Boşanma sebebiyle uğranılan maddi kayıplar karşılığı talep edilen tazminat, Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olup, harca tabi değil ise de, ziynetler karşılığında talep edilen miktar, boşanmanın fer'isi niteliğinde olmadığından ayrıca nispi harca tabidir. Dava açılırken yatırılan başvurma harcı da, dava dilekçesinde yer alan biri diğerinin fer'isi niteliğinde bulunmayan bağımsız bütün talepleri kapsar. Bu bakımdan ziynetlerle ilgili talebin esasının incelenebilmesi, nispi peşin harç noksanlığının tamamlanması halinde mümkündür. Ne var ki davacı-davalı (kadın), maddi tazminat olarak talep ettiği miktarı ayırmadığından, ziynetler bakımından tamamlanması gereken nispi peşin harcı hesaplamak olanağı da bu haliyle yoktur. Öyleyse mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesinin hakime tanıdığı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıdan "maddi tazminat" olarak talep ettiği miktarın ne kadarlık kısmının ziynetlerine, ne kadarlık bölümünün de "maddi kayıplarına" karşılık olduğu hususunda açıklama istenmesi, yapılacak açıklamaya göre, ziynetlerle ilgili kısım bakımından nispi peşin harç noksanlığını tamamlaması için davacıya süre tanınması sonucuna göre ziynetlerin esasının incelenmesi, Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamındaki talep edilen maddi tazminat miktarının da tespit edilip, hasıl olacak sonucu uyarında hüküm kurulması gerekir. Bu hususlar nazara alınmadan ziynetler ve maddi tazminat hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bu bentteki bozma sebebine göre davacı-davalı (kadın)'ın maddi tazminatın miktarına ve ziynetlere ilişkin temyiz itirazları ile davalı-davacı (koca)'nın maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan ve incelenmeyen yönler haricindeki bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.10.2013 (Çrş)