8. Hukuk Dairesi 2020/1206 E. , 2021/5549 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2017/168 Esas, 2019/22 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye M…
**8. Hukuk Dairesi 2020/1206 E. , 2021/5549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2017/168 Esas, 2019/22 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili; tarafların 1221 parselde paydaş olduğunu, Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/467 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 2,5 katlı ve yaklaşık 20 yıllık binanın vekil edeni ... tarafından yapıldığını, davalının tapuda pay satın alma suretiyle malik olduğunu, ayrıca bina çevresindeki ağaçların ise vekil edenlerinin murisleri ... ... ve davacılar tarafından yetiştirildiğini, 1221 parselde bulunan binanın vekil edeni ...'a, ağaçların ise tüm davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/836 Esas, 2019/2095 Karar sayılı kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, hüküm bu kez davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK mad. 722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.