Başvuru, başvurucu tarafından yazılan mektubun sakıncalı olduğundan bahisle ceza infaz kurumu tarafından alıcısına gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucu tarafından yazılan mektubun sakıncalı olduğundan bahisle ceza infaz kurumu tarafından alıcısına gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/8/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Diyarbakır (Kapatılan) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 24/11/1994 tarihli kararıyla müebbet ağır hapis cezasına hükmedilmiştir. Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucu, kendisiyle birlikte on bir mahpusun imzasını taşıyan bir mektup yazarak 6/6/2016 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Temsilciliğine göndermek istemiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen mektupta Türk devletinin savaş suçu işlediği, Kürdistan bölgesinde soykırım uyguladığı, Güneydoğu illerinde etnik temizlik yaptığı, fosfor bombası ve kitle imha silahları kullandığı, 1915 yılında Ermenilere sonrasında ise Rumlara uygulanan soykırımı Kürtlere yaşatmak istediği, BM'nin bu konuda inceleme yapması yönünde beklentileri ve incelemenin hakkında tecrit uygulanan Abdullah Öcalan'ın tutulduğu İmralı Adası'nı da kapsaması yönünde taleplerinin olduğu belirtilmiş, PKK terör örgütünün kurucusu ve yöneticisi olması nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan Abdullah Öcalan hakkında övücü ifadelere yer verilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 7/6/2016 tarihli kararıyla mektupta yer alan ifadelerin alıcısına ulaştığında telafisi mümkün olmayan durumlara yol açacağı belirtilerek sakıncalı olduğu değerlendirilen mektubun yok edilmesine, aslının ise idarece saklanmasına karar verilmiştir. Başvurucu bu karara karşı Bandırma İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 23/6/2016 tarihli kararıyla başvurucunun şikâyetini reddetmiştir. Karar gerekçesinde; mektubun Türk devletini ve hükûmetini soykırım ile suçlayan yalan yanlış ibareler içerdiği, bu hâliyle Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük'ün maddesinin üçüncü fıkrası gereğince itirazın reddi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi 26/7/2016 tarihli kararıyla İnfaz Hâkimliğinin kararındaki gerekçeye atıf yaparak kararın usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Nihai karar başvurucuya 28/7/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 10/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-