DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3543 E. , 2024/850 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3543 Karar No : 2024/850 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... VEKİLİ:Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ:Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2017/5584, K:2022/3796 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Al
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3543 E. , 2024/850 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3543 Karar No : 2024/850 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... VEKİLİ:Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ:Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2017/5584, K:2022/3796 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2017/5584, K:2022/3796 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme Suçunun Beraberinde Başka Suç İşleme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' suçlarını işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla, anılan suçları işlediğine dair kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte ve yeterlilikte delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının 28/11/2018 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, Tanık beyanı yönünden, tanık S.Ö.'nün davacının 2014 yılı HSK seçim döneminde birtakım tutum ve davranışlarıyla ilgili olarak beyanda bulunduğu, yaptığı araştırmada davacının avukatlık yaptığı sırada paralel yapıyla irtibatlı olduğunun söylendiği, ancak üzerinden zaman geçtiği için bu bilgiyi kimin verdiğini hatırlamadığını belirttiği, ancak davacıya ilişkin yapıyla irtibatlı olduğuna dair bilgiyi nasıl edindiğini somut olarak ortaya koyamadığı gibi davacının 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün sözde "bağımsız" adaylarını desteklediğine, onlar lehine seçim çalışması yürüttüğüne, seçimde örgüt lehine sandık müşahitliği yaptığına ya da örgütsel herhangi bir faaliyette bulunduğuna ilişkin somut verilere dayalı bir beyanda bulunmadığı, yoruma ve duyuma dayalı beyanda bulunduğu; ayrıca davacının 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde "bağımsız" adaylarını desteklediğini, onlar lehine seçim çalışması yürüttüğünü, seçimde sandık müşahitliği yaptığını ya da örgütsel herhangi bir faaliyette bulunduğunu ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idare tarafından da dava dosyasına sunulmadığının görüldüğü; bu hususlar dikkate alındığında, davacının FETÖ terör örgütüyle bağlantısına dair somut herhangi bir bilgiye yer verilmeyen S.Ö. isimli tanığın beyanının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacıyla ilgili şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden, T.A. isimli şahıs tarafından yazılan dilekçedeki iddiaları inceleyen Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararında; söz konusu iddianın hâkimin yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında kaldığı, bu hak ve yetkinin şikâyet olunan davacı tarafından herhangi bir şekilde kötüye kullanıldığına dair somut delil gösterilmediği gibi, kanun yollarına başvuru sırasında öne sürülebilecek hususların şikâyete konu edildiği gerekçesiyle şikâyetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği; S.T.K. isimli şahıs tarafından yazılan 09/02/2016 ve 01/09/2016 tarihli dilekçelerdeki iddiaları inceleyen Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve Dosya No:... K:...... sayılı kararında; öne sürülen bir kısım iddianın soyut ve genel mahiyette olduğu, iddia ile ilgili belirli bir yer, zaman ve tanık ismi belirtilmek suretiyle somut bir delil gösterilmediği, kaldı ki aynı iddianın Dairelerinin ... sayılı dosya üzerinden ... tarihli ve... sayılı karar ile değerlendirilerek şikayetin işleme konulmamasına karar verildiği, yeniden inceleme talebinin ise ... tarihli ve... sayılı karar ile reddedildiği, bu hususa ilişkin yeni bir delil sunulmadığı gerekçesiyle şikâyetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği; öte yandan, Dairelerince verilen ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin yukarıda yer verilen... sayılı) disiplin dosyasında davacı hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına Karar verildiği, bunun dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığının belirtildiği, ayrıca davacı hakkındaki iddia ile ilgili olarak işlem yapıldığına ilişkin ve davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğuna delil teşkil edebilecek nitelikte dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında, söz konusu iddialara ilişkin şikâyet bilgilerinin de davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği; netice itibarıyla, davacı hakkındaki ihbar/şikâyetlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, Sosyal çevre bilgileri yönünden, Dairelerinin ara kararı ile davalı idareye davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun sorulduğu, davalı idarece söz konusu ara kararına verilen 06/04/2022 tarihli cevapta davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin, gerek davacının görev yaptığı mahalden gerekse diğer kurumlardan intikal eden ve işlem tesisinde Kurul kanaatinin oluşmasına destek olan her türlü veri ve bilgiler olduğunun belirtildiği görülmekle birlikte, anılan veri ve bilgilerin davalı idarece dava dosyasına somut bir şekilde sunulmadığının anlaşıldığı; netice itibarıyla, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilerek, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 23/11/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi hâlinde yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle, Dava konusu kararın iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğinin gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı ve bu hususun Dairece kabul edilmesine karşın bu uyuşmazlıkta katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, meslekten çıkarılan bazı hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda Dairenin verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile bu dosyadaki iptal kararının gerekçesinde çelişkilerin bulunduğu; Daire, kararlarında dava konusunun atipik özelliği ile disiplin işlemi olmadığı ve FETÖ terör örgütü ile iltisak ve irtibat kavramları esas alınarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş iken, hatta bu bağlamda anılan örgüt ile "sosyal birliktelik" görüntüsü vermenin veya örgütün amaçlarına yardımcı olmanın söz konusu kavramları kapsayacağı kabul edilmiş iken, bu davada, davacı hakkında meslekten çıkarma işlemine yeter somut tespitlerin göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğu; 2014 yılında yapılan HSK üye seçimlerinin örgüt için büyük önem taşıdığı, davacının seçim dönemindeki hâl ve hareketlerine ilişkin tanık ifadesinin bu bağlamdan bağımsız olarak değerlendirilmesinin hukuka uygun olmadığı, benzer dosyalarda bu durumun aleyhe değerlendirildiği, kaldı ki tanık beyanında belirtilen çıkan oy durumuna göre davacı hakkındaki kanaatin somut bir tespite dayandığının açık olduğu; davacıyla ilgili şikâyet dilekçelerinin ve elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun ortaya konulmadığı gerekçesiyle değerlendirilmemesinin hatalı olduğu, Kurulun ihbar ve şikâyet dilekçelerini 2802 sayılı Kanun'un 97. maddesi kapsamında disiplin hukuku bağlamında değerlendirdiği, bu nedenle sadece şikâyet dilekçesi üzerine verilen kararların dikkate alınmasının hatalı bir değerlendirme olacağı, dilekçelerde yer alan davacıya yönelik isnatların ve bu dilekçelerin örgütle iltisak ve irtibat açısından nasıl değerlendirildiğinin kararda tartışılmamasının isabetsiz olduğu; davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, davacının FETÖ/PDY üyesi oldukları iddia edilen kişilerle yaptığı görüşmeleri gösteren HTS kayıtları ile davacıdan ele geçirilen dijital materyallerde örgüte müzahir haber sitelerine erişimin bulunduğu hususlarının gerekçeli kararda tartışılmadan hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 27/12/2023 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/05/2022 tarih ve E:2017/5584, K:2022/3796 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 22/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.