(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/4680 E. , 2009/7535 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Köyü Yataklar mevkiinde bulunan taşınmaz…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/4680 E. , 2009/7535 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Köyü Yataklar mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. ahkemece, 01.10.2001 gün ve 1999/557-2001/457 sayılı kararla davaya konu 4816 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06/03/2003 gün ve 2003/1016 - 2003/1294 sayılı bozma kararıyla “Hükme esas alınan uzman orman ... ve ziraat bilirkişilerinin raporlarında çekişmeli taşınmazın 4816 m2 miktarında olup, yörede yapılarak kesinleşen 1940 tarihli orman tahdidi ile 1984 ve 1988 tarihli aplikasyon ve 2/B uygulamalarına göre, kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı, üzerinde villa ile elma, erik, ... ağaçları ile ... otları ve dikenleri bulunduğunu belirttikleri, yerel bilirkişinin nizalı taşınmazı öncesinde kimin tarafından kullanıldığını bildiğini ancak halen kimin kullandığını bilmediğini, tanıklar ise, sadece davacının satın aldığını açıkladıkları, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarının zilyetliği ve kazanımı kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından mahallinde yeniden keşif yapılarak tarafsız yaşlı ve çekişmeli taşınmazı bilen yerel bilirkişiler ve ikiden ... olmamak üzere zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmesi; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı nasıl kullanıldığı sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, inandırıcı ve yeterli, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmesi; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, önceki zilyetler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, ... ve susuz olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gereğine değinilmiştir.