12. Ceza Dairesi 2021/2622 E. , 2024/3624 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/539 E., 2017/1046 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir dur…
**12. Ceza Dairesi 2021/2622 E. , 2024/3624 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/539 E., 2017/1046 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, eksik inceleme ile karar verildiğine, ölenin ebeveynlerinin de müteferrik kusurları olduğuna, bu nedenle ortak kusur durumuna göre cezanın belirlenmesi gerektiğine, kazada oluşan ağır sonuçta yeterli illiyet bağının olmadığına, kararın sanık lehine bozulması talebine ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, sanığın HTS kayıtlarında kaza saatlerinde 8 ayrı telefon görüşmesi bulunduğunun belirlenmiş olduğuna bu nedenle eylemin bilinçli taksirle işlendiğine, kararın yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 22:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki 35-NR-... plakalı otomobil ile Bornova yönünden Buca yönüne otoyolda sol şeritten seyrederken olay yerinde, araca hakim olamayıp önünde trafik şartlarından dolayı yavaşlayan katılan sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki 35-AU-... plakalı otomobilin arkasına şiddetli biçimde çarpması neticesinde, bu otomobilinde sürüklenip önünde bulunan müşteki sürücü ... yönetimindeki 09-JR-390 plakalı otomobilin arkasına çarpmasıyla 35-AU-... plakalı otomobilin arka koltuğundaki bebek pusetinde bulunan 2,5 aylık bebek ...'ün öldüğü, şikayeti devam etmekte olan katılan ...'ün vücudunda 2.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ...'ün ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, mahkemece hükme esas alınan keşfe dayalı düzenlenen15.01.2016 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 19.02.2016 tarihli rapora göre, sanığın sevk ve idaresindeki otomobille yola gereken dikkatini vermeden hızını trafik şartlarına göre ayarlamadan tehlike arz edecek hızla kontrolsüzce seyretmesi neticesinde aracına hakim olamayıp önünde trafik şartlarından dolayı yavaşlamış olan otomobilin arkasına şiddetli biçimde çarpmasıyla neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak temel ceza belirlenirken olayın meydana geliş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle fiilin ağırlığı ile orantılı olacak biçimde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken hak ve nesafete uygun olmayacak biçimde alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle az ceza tayini ve bu ceza ile orantısız olacak biçimde sürücü belgesine üst sınırdan el konulması yasaya aykırı görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.