Başvuru, bir toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılımdan dolayı devlet memuruna disiplin cezası verilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılımdan dolayı devlet memuruna disiplin cezası verilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 22/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/10678 numaralı bireysel başvuru dosyasının 2015/10676 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Sendika) üyesi olup devlet okullarında öğretmen olarak görev yapmaktadır. Sendikanın Diyarbakır Şubesi tarafından organize edilen 19/9/2011 tarihli “Ana Dilde Eğitime Destek” etkinliğine katıldıkları gerekçesiyle yetkili makamlarca başvuruculara kınama disiplin cezası verilmiştir. Başvurucuların anılan cezaya karşı idari makamlara yaptıkları itiraz reddedilmiştir. İtirazın reddi üzerine Sendika tarafından başvurucuları temsilen, disiplin cezalarına karşı iptal davaları açılmıştır. Anılan davalar Diyarbakır İdare Mahkemesinin 10/4/2014 tarihli kararlarında aşağıdaki gerekçelerle oyçokluğuyla reddedilmiştir:"Dosyanın incelenmesinden, 2011 tarihinde Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi tarafından organize edilen ve siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği 'anadilde eğitime destek' yürüyüşünün ve ardından basın açıklamasının yapıldığı, yürüyüş ve basın açıklaması sırasında yasadışı sloganların atıldığı, davacının da yasadışı sloganların atıldığı ortamda bulunması nedeniyle 657 sayılı DevletMemurları Kanunu'nun 125/B-d maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.657 sayılı DevletMemurları Kanunu'nun 125/B-d maddesinde 'Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışta bulunmanın kınama cezası gerektirdiği düzenlemesine yer verilmiştir.Olayda, davacının 2011 tarihinde Büyükşehir Belediyesi Konukevinde başlayıp, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması ile son bulan yürüyüşe katıldığı, söz konusu yürüyüş ve basın açıklaması boyunca 'Başkanımız Öcalan... PKK halktır halk burada', 'sayın Öcalan'ın üzerindeki tecrit kaldırılsın' şeklinde sloganlar atılarak özerklik ve Kürdistan söylemlerinin olduğu terörist başının sözde tecritinin kaldırılmasına yönelik mitinge dönüştüğügörülmektedir.Bu durumda, davacının özerklik ve Kürdistan söylemlerinin olduğu terörist başının sözde tecritinin kaldırılmasına yönelik ortamda bulunarak devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışta bulunduğu sonucuna varılmakta olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Davanın reddi kararlarına karşı yazılan karşıoylarda aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir:"...kamu görevlisi ve aynı zamanda sendika üyesi olan davacının, sendikanın yetkili kurulunun aldığı karar doğrultusunda katıldığı 'Anadilde eğitime destek'eyleminin; çalışma saatleri dışında olması, üyesi olduğu sendikanın amaçları içerisinde kaldığı dikkate alındığında, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkı çerçevesinde değerdirilmesi gerektiği 'Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak' fiili olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık görülmemiştir.Öte yandan, soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde; anılan eylemde davacının yasadışı slogan atmadığı, suç teşkil eden bir davranışta bulunmadığı görülmektedir. Eylem sırasında yasadışı slogan ve söylemlerde bulunan başka kişilerin bu davranışlarından davacının sorumlu tutularak cezalandırılamayacağı, aksi bir uygulamanın cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturacağı izahtan varestedir." Davanın reddi kararlarına karşı yapılan itiraz ve karar düzeltme başvuruları Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir. Başvurucular 22/6/2015 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. A. Ulusal Hukuk 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"B - Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:...d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,..."B. Uluslararası Hukuk Uluslararası hukuk kısmı için bkz. Ömer Faruk Akyüz, B. No: 2015/9247, 4/4/2018, §§ 28-