10. Hukuk Dairesi 2025/7753 E. , 2026/1274 K. "" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/563 E., 2025/557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/330 E., 2024/297 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırl…
10. Hukuk Dairesi 2025/7753 E. , 2026/1274 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/563 E., 2025/557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/330 E., 2024/297 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ... Ltd. Şti’ye ait çalışma sahasında alt işveren olan ... Şirketi bünyesinde iş makinası operatörü olarak çalışırken kaza geçirdiğini, kazanın 01.10.2017 tarihinde kepçe ile yükleme yaparken kepçenin freninin tutmaması ve kepçenin kayması sonucu müvekkilinin kepçeden atlamak suretiyle meydana geldiğini, kaza nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 3.600 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 14.06.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebi 40.956,95 TL olarak artırılmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, kazanın meydana geldiği maden ocağının müvekkili şirket tarafından ... İşleri Genel Müdürlüğünden alındığını, şirketler arasında yapılan rödovans sözleşmesi ile söz konusu maden ocağı üzerindeki işletme hakkının ...’e tahsis edildiğini, bu nedenle husumet nedeniyle müvekkili yönünden davanın reddinin gerektiğini, kazanın davacının kendi kusurundan meydana geldiğini, maden ocağını işleten müvekkili ... Şirketinin iş güvenliği hususunda gerekli önlemleri aldığını, maden ocağında çalışan tüm işçilere güvenlikle ilgili tüm eğitimlerin verildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “...Dosya kapsamındaki gerek ceza dosyası içeriği gerek teftiş sırasında dinlenen tanık beyanlarından gerekse de tüm dosya kapsamından dava konusu maden sahasının davalı ... Ltd. Şti.'ye ait olduğu, bu maden sahasının davalı ... . Şti. tarafından işletildiği, davalı ... .... Şti.'nin asıl işveren olduğu, davalı ... . San. ve Tic. . Şti.'nin taşeron olduğu, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğundan dava konusu edilen maddi ve manevi tazminat alacaklarından her iki davalı Mahkememizce müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmuşlardır. Dava konusu olay ... köyü sınırları içerisinde faaliyet gösteren ... Şirketine ait demir maden sahasında yine ... taşeron firması olan ... Şirketinde loader operatörü olarak çalışan davacı ...'ın, 01.10.2017 tarih ve saat 11.30 sularında, sevk ve idaresindeki loaderi rampa/yokuş yukarı doğru kullandığı esnada aniden motorun stop etmesi sonucu geri geri kayarak kullandığı iş makinesinin/loaderin hakimiyetini kaybederek atık su çukuruna doğru gittiği esnada, loaderden atlaması sonrasında taşlık alana düşerek sol ayak topuk ve aşık kemiğinin kırılması şeklinde sonuçlanan iş kazası meydana gelmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 25.0.2018 tarihli ve 2...9 karar sayılı sağlık kurulu kararında davacının sürekli işgöremezlik derecesinin %14,2 olduğu, davacının sürekli işgöremezliğe girdiği tarihin 14.06.2018 olduğunun belirtildiği görülmüştür. Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 30.04.2019 tarihli 108560/09/İR/Q9 sayılı inceleme raporunun sonuç kısmında, meydana gelen kazanın iş kazası olduğu, kazanın meydana gelmesinde işveren .... Şti.’nin %70, kazalı ...’ın %30 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle sorumlular hakkında 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76/4 maddelerinin uygulanması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmıştır....Davalı işverenler sahada kullanılan iş makinesinin periyodik kontrollerini yaptırmamaları, kontrol raporlarını ve bakım onarım kartlarını iş yerinde muhafaza etmemeleri, ... oryantasyon eğitimlerini verdirmemeleri ve bu şekilde kazalıyı iş yerinde çalıştırmaya başlamaları, kazalıya ‘Çok tehlikeli’ işlerde çalışmaya elverişli olduğuna dair sağlık raporu aldırmamaları, kazalıya KKD’lerini, zimmet tutanağı ile teslim etmemeleri, kazalıyı çok tehlikeli bir iş yerinde çalışmaya başlatmadan önce mevzuat çerçevesindeki tüm ... hizmetlerinden yararlandırmamaları nedenleri ile % 60 oranında kusurlu oldukları, kazalı ...’ın; mesleki eğitim belgeli, ehliyetli ve tecrübeli bir yükleyici (loader) operatörü olarak; çalıştığı iş makinesinin periyodik kontrol bakım onarım kartlarını işvereninden talep etmemesi, her kullanımdan önce iş makinesinin rutin kontrollerini yapmaması, stop durumuna geçmesine sebep olacak durumları önceden tespit etmemesi, gerekli müdahaleyi yaparak sorunu gidermemesi ya da tespit ettiği noksanlıkları yetkili kişilere bildirmemesi, KKD’leri işvereninden talep etmemesi, kullanıcısı olduğu loaderin güvenli bir şekilde çalışmasını sağlayacak tedbirleri almaması nedenleri ile % 40 oranında kusurlu bulunmuştur....Yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda Mahkememizce 10.05.2024 tarihli aktüerya bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat isteminin talebi ile bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir..." gerekçesiyle, "Davanın kısmen kabulü ile Taleple bağlı kalınarak maddi tazminat yönünden; 40.956,95 TL tazminatın kaza tarihi olan 01.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, Manevi tazminat yönünden; 34.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 01.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili, Mahkemece asgari ücret güncellemesi yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, talep artırım için süre tanınmadığını ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarının 14.11.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın Ek 1/3. maddesinin yürürlük tarihine ilişkin 7531 sayılı Kanun'un geçici 1/6. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.