4. Hukuk Dairesi 2011/9380 E. , 2012/6526 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...... tarafından, davalı ...... ...... A.Ş. vd. aleyhine 26/07/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tara…
**4. Hukuk Dairesi 2011/9380 E. , 2012/6526 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...... tarafından, davalı ...... ...... A.Ş. vd. aleyhine 26/07/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı şirket tarafından çıkarılan ...... Gazetesi'nin 26.07.2009 tarihli sayısında diğer davalı tarafından hazırlanan "Duyar cinayetinin ...... arkasında ...... var" başlıklı haberde kendisine yönelik ağır istinatlarda bulunulduğunu, yazılarda kullanılan ifadelerle şüpheli bir ortam yaratılarak kişiliğinin ve geçmişinin hedef alındığını, bir çete liderinin hiçbir dayanağı olmayan sözlerinin doğruymuş gibi gösterilerek verilen haberde Anayasanın basına tanıdığı eleştiri hakkı sınırlarının aşıldığını, kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalılar yazının basın özgürlüğü çerçevesinde, haber verme sınırları içerisinde görünen gerçekliğe uygun bulunduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece; davalılar tarafından doğruluğu kanıtlanamayan iddiaların dile getiriliş biçimi itibariyle, davacının cinayet işlemeyi teşvik eden, bu işi organize eden bir kişi olarak gösterilmesinin kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle, istemin bir bölümü kabul edilmiştir.