7. Ceza Dairesi 2013/5154 E. , 2014/3882 K. Tebliğname No : K.Y.B. - 2013/77063 Y A R G I T A Y İ L A M I T.. Gazetesi’nin 09/06/2012 tarihli nüshasının manşetinde ve 13. sayfasında, O.. A.. tarafından kaleme alınan “K.. kesim!" "D... faul" başlıklı yazısı sebebiyle ilgili S.. Ş.. (K..) vekilinin vaki düzeltme ve cevap isteminin kabulü ile tekzip metninin yayımlanmasına dair İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/07/2012 tarihli ve 2012/547 değişik iş sayılı kararına karşı yap…
**7. Ceza Dairesi 2013/5154 E. , 2014/3882 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : K.Y.B. - 2013/77063 Y A R G I T A Y İ L A M I T.. Gazetesi’nin 09/06/2012 tarihli nüshasının manşetinde ve 13. sayfasında, O.. A.. tarafından kaleme alınan “K.. kesim!" "D... faul" başlıklı yazısı sebebiyle ilgili S.. Ş.. (K..) vekilinin vaki düzeltme ve cevap isteminin kabulü ile tekzip metninin yayımlanmasına dair İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/07/2012 tarihli ve 2012/547 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile tekzip kararının kaldırılmasına ilişkin İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/08/2012 tarihli ve 2012/217 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 25/02/2013 gün ve 13336 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2013 gün ve KYB. 2013/77063 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine, mercii İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince, habere konu yazıda iddiaların rahatsız eden bir üslupla sorgulanıp, çarpıcı biçimde kamuoyunun bilgisine sunulduğu, yapılan bu haberin talepte bulunanı aşağılama, küçültme boyutuna ulaşmadığı, yazıda toplumu ve talepte bulunanı şoke edeci (kanaat ve olgu biçiminde) görüşler olsa da, olguların daha sonra yanlış çıkması halinde dahi hak ihlal etme kastı bulunmayan gazetecinin ve haber yapanın bundan sorumlu tutulamayacağı, talepte bulunanın şöhretinin korunması ve toplumsal yararı olan bir konuda gazetecinin- habercinin bilgilendirme hakkı arasındaki dengenin düzgün bir şekilde kurulduğu, talepte bulunanın kişilik haklarına saldırı niteliğinde söz ve cümlelerin kullanılmadığı görünür gerçekliğe uygun haber yapıldığı anlaşılmakla itirazın reddine dair gerekçesiyle tekzip kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Anayasa’nın 28. ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 3. maddelerinde ifadesini bulan basının haber verme hakkının, gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, konu ve ifade arasında düşünsel bağlılık unsurları ile sınırlı olduğu, bu unsurlardan birini taşımayan haberin hukuka uygun olduğundan söz edilmeyeceği, Keza, 5187 sayılı Kanun’un 14. maddesinde yer alan, “Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, cevap ve düzeltme konusu yazıda yer alan: “Okul müdürü D. H. ile müzik öğretmeni tehlikeli sulara açıldı" "İkili arasındaki muhabbet işe de yansıdı." "Bol dekolteli müzik öğretmeni F.. K.., hiç derse girmedi." "Okula pek uğramadığı gibi yolu düştüğü zamanlarda da müdür D.. H..'ın makamında vakit geçirmeyi yeğledi. Hatta dekoltede cömert davranan genç eğitmenin.... " Müzik öğretmeni F.. K.. dersleri astı, adresi müdürün makamıydı.""A.. yanlış notaya bastı!" "Müzik öğretmeni ile okul müdürünün kaçağı, dikkatli gözlerden kaçmadı." şeklindeki ifadelerin kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici zedeler mahiyette olduğu ve kişilik haklarını ihlal ettiğinin anlaşılması karşısında, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/08/2012 gün ve 2012/217 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, düzeltme ve cevap yazısının ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlanmasına, 20/02/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.