10. Hukuk Dairesi 2025/16162 E. , 2025/16771 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/59 E., 2025/150 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereğ…
10. Hukuk Dairesi 2025/16162 E. , 2025/16771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/59 E., 2025/150 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 01.04.2009 tarihinden 11.03.2017 tarihine kadar davalı ...'a ait ... isimli iş yerinde her ay tam süreli olarak çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı döneme ait sigorta primlerinin yatırılmadığını belirterek 01.04.2009 tarihinden 11.03.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davanın dava ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğunu, davacının talebinin yerinde olmadığını, işyerinin hacmi ve çalışma şeklinin süreli işçi çalıştırmayı kaldırabilecek büyüklükte olmadığı gibi sürekli işçi çalıştırılmasında fiili imkansızlıkların olduğunu, davacının başka işyerlerinde de çalıştığını, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı işyerinde SGK'ye bildirilen çalışmaları hariç ve infazda tekerrür olmamak üzere 29.09.2011-17.01.2017 tarihleri arasında tam süreli olarak çalışması olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; "Mahkemece, davacının ihbarı, Kurum durum tespit tutanağında ve fiili denetimde verdiği beyanları ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının iddia konusu dönemde sürekli ve kesintisiz çalışmadığı belirgindir. Davacının, 2016 yılı Haziran ayına kadar çalıştığına dair ihbar beyanı ve Kuruma şikayette bulunduğu dönemde kısa süreliğine Ankara’ya gittiğine dair beyanı dikkate alınarak davacının, davalı işyerinde çalışmasına ara verdiği dönemler tespit edilerek çalıştığı süre belirlenmelidir. Bu kapsamda araştırma yapılarak, resen belirlenen çalışmaları kayıtlara geçmiş komşu işyeri sahibi veya çalışanları ile esnaf tanıklar dinlenmeli ve dosyaya sunulan banka kayıtları ile birlikte tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının; davalı firmadaki 29.09.20 11... /01/2012 tarihindeki çalışmasının hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, 2-Davacının davalı işyerinde SGK'ya bildirilen çalışmaları hariç ve infazda tekerrür olmamak üzere; 15.11.2012, 14.02.2013, 03.05.2016 tarihlerindeki günlerle sınırlı olarak davalı firmada çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1-Tanıkların önemli bir kısmının beyanlarının, doğrudan görgüye dayanmadığı, varsayıma dayalı olduğu ve yüksek mahkeme içtihatlarında öngörülen somutluk ve belirginlik ölçütlerini taşımadığını, bu nedenle beyanlarının hükme esas alınamayacağını, 2-Dosyaya sunulan fotoğraflar ile bayram dönemleri dışında çalışmanın ispat edilmeye çalışıldığını, bu delilin dava dilekçesinde ileri sürülmeyip yargılama sürecinde sonradan sunulmuş olmasının davanın genişletilmesi anlamına geldiğini, bu duruma açıkça muvafakat etmemelerine rağmen, hükümde bu delillere yer verilerek görüş oluşturulmasının usul hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, 3.Davacı, müvekkiline ait iş yerine çalışma olgusu ile bağlı bir kimse olmadığından davanın reddine şeklinde hüküm kurulması gerekliyken kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, 1.Davanın hakdüşürücü sürede açılmadığını, 2.Davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin ancak aynı değerde yazılı delil ve belgeler ile ispat edilebileceğini, 3.Davacının çalışma iddiasının her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispat edilememiş olup davacının davasının tümden reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.