13. Hukuk Dairesi 2012/26714 E. , 2013/21088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... geldi karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açı
**13. Hukuk Dairesi 2012/26714 E. , 2013/21088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... geldi karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı avukat olduğunu, davalının ..., ... ve ....taki dava ve diğer işlerini vekaleten takip ettiğini, davalının ... 17. Noterliği'nin 22.12.2010 tarih ve 25269 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile vekillik görevinden azledildiğine ilişkin ihtarnameyi keşide ettiğini, yaklaşık 6 yıl süren vekil müvekkil ilişkisi içinde davalının birçok işini başarı ile neticelendirdiğini, 22.03.2006 tarihinden beri yapılan işlemler karşılığı olarak 4.000,00 TL... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vekalet ücreti, masraflar ve KDV alacağı 8.300,00 TL... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vekalet ücreti, masraflar ve KDV alacağı 9.144,00 TL olmak üzere toplam 21.444,00 TL alacak için icra takibi başlattığını, davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek,... İcra Müdürlüğü'nün 2011/754 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş,25.4.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 18.176,74 TL' ye düşürmüştür. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Alınan bilirkişi raporu hüküm tesisine yeterli değildir. Şöyle ki, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 174/2. maddesine göre, azlin haksız olması halinde avukat ücretin tamamına hak kazanır. Azlin haklı olması halinde azilden sonraya ilişkin (azilden sonra devam eden veya kesinleşen) işler nedeniyle bir ücret isteyemez ise de, azil tarihine Kadar olan tamamlanmış işler nedeniyle vekilin ücrete hak kazanacağı kabul edilmelidir. Öncelikle belirtmek gerekirse, mahkemece tayin edilen bilirkişi,davacı avukatın takip ettiği dosyaları incelemeden "gerekli özen ve dikkat göstererek davaları ve diğer işleri takip ettiği, davalının davacı avukatını geçerli bir neden göstermeksizin azletmesinde haksız olduğunu" görüşünde bildirmiştir. Oysa ki, davalı 2.5.2012 tarihli dilekçesinde; davacı avukatını fazla para istediği için güveninin sarsılması nedeniyle azlettiğini, ayrıca bir kısım ödeme belgelerini sunduğu da anlaşılmaktadır. Bu haliyle bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Avukatlık Kanununun 173/2. maddesinde,“Avukata tevdi edilen işin yapılması veya yapıldıktan sonra sonucunun alınması için gerekli bütün vergi, resim, harç ve giderler, iş sahibinin sorumluluğu altında olup, avukat tarafından ilk istekle avukata veya gerektiği yere ödenir.Bu harcamaların avukat tarafından yapılabilmesi için yeteri kadar avansın iş sahibi tarafından verilmiş olması gerekir.” hükmü mevcut olup, bu hüküm gereğince, işin görülmesi için gerekli olan tüm masrafların iş sahibi tarafından işin başında avukata ödenmiş olduğu karine olarak kabul edilmeli, bunun aksini ileri süren, başka bir ifade ile müvekkilinden masraflar için avans almadığını iddia eden avukatın da, bu iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu kabul edilmelidir. Dava konusu olayda davalı avukat, her ne kadar dava konusu takip ve dosyalarla ilgili tüm yargılama giderlerinin kendisi tarafından yapıldığını ileri sürmüşse de, “masrafların işin başında alınmadığı ”konusundaki bu ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden, takip ve davalara ilişkin masrafların işin başında avukata verildiğinin kabul edilmesi gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yargılama giderlerinin de davacı avukat tarafından yapıldığı kabul edilerek, hesap edilen bu kalem istemin de davalı müvekkilden tahsiline karar verilmiş olması da, ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 290,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,, 11.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.