Ceza Genel Kurulu 2016/1258 E. , 2017/525 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 27.12.2012 Sayısı : 436-361 Sanık ...'ın suç işlemek amacıyla kurulmuş olan silahlı örgüte üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nun 220/2-3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis; katılan ...'ya yönelik nitelikli yağma suçundan aynı Kanunun 149/1-a-c-f-g ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden TCK'nun…
**Ceza Genel Kurulu 2016/1258 E. , 2017/525 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 27.12.2012 Sayısı : 436-361 Sanık ...'ın suç işlemek amacıyla kurulmuş olan silahlı örgüte üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nun 220/2-3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis; katılan ...'ya yönelik nitelikli yağma suçundan aynı Kanunun 149/1-a-c-f-g ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden TCK'nun 53, 58/9 yollaması ile 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.12.2012 gün ve 436-361 sayılı hükümlerin, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 20.05.2015 gün ve 8188-40734 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 01.07.2016 gün ve 128710 sayı ile; "...Sanığın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olduğuna, örgüte yardım ettiğine, aldığı emir ve talimatlar doğrultusunda hareket ettiğine dair cezalandırılabilmeye yeterli delil bulunmamaktadır. Kaldı ki, sanığın suç örgütüne üye olduğu kabul edilse dahi, hakkında TCK'nın 220. maddesinin yedinci fıkrası uygulanmalı ve dolayısıyla hükmolunacak cezada indirim yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan yağma suçundan kurulan hükme ilişkin delilleri incelediğimizde, emlakçılık yapan katılan ...'nun 17.12.1996 tarihinde vefat eden .... isimli şahsın tarlasının bir başka kişiye satılmasına aracılık ettiği ve bu işlemden dolayı 2.500 Lira komisyon aldığı, yine emlakçılık yapan sanık ...'ın da bu satıştan komisyon alacağı olduğunu iddia ettiği, ancak bu iddianın doğruluğu hususunda yerel mahkemece yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa ki, emlakçıların gayrimenkul satışlarında birbirlerine aracılık ettikleri, satım işlemlerinde karşılıklı anlaşma gereği birbirlerinden komisyon aldıkları ticari hayatın gereklerine göre olağan kabul edilmektedir. Dolayısıyla, kararda her ikisi de emlakçı olan, sanık ... ile katılan ... arasında hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın var olup olmadığı araştırılmalı ve bu doğrultu da sanık hakkında TCK'nun 150. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekmektedir; oysa ki yargılamada kovuşturma eksik yapılığı gibi, suç niteliğinde değişiklik yapılmasına sebep olabilecek olan anılan maddenin uygulanma olasılığı da tartışılmamıştır. Yukarıda belirttiğimiz gerekçeler doğrultusunda sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve yağma suçlarından kurulan mahkûmiyete ilişkin hükümlerle ilgili onama kararlarının kaldırılarak bozma kararı verilmesi gerekir..." düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.