3. Hukuk Dairesi 2015/6378 E. , 2015/14053 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2014 NUMARASI : 2012/622-2014/804 Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I…
**3. Hukuk Dairesi 2015/6378 E. , 2015/14053 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2014 NUMARASI : 2012/622-2014/804 Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçeşinde; tarafların baba bir kardeş olduğunu, davalıların ülkenin en zengin kişileri arasında yer aldığını,müvekkilinin ise, maaşı haricinde herhangi bir gelirinin olmadığını, davacının kredi borçları nedeniyle maaşından kesintiler olduğunu, ödemelerden sonra kalan maaşı ile geçinemediğini ileri sürerek; her bir davalıdan 5.000'er TL nafakanın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının fakr-u zaruret içinde olmadığını, davacının eşinin çok değerli gayrimenkullere sahip olduğunu, davacının halen ikamet ettiği ve kızına ait olan evin son derece değerli bir gayrimenkul olduğunu, davacının borçlarının sebebinin yaşam tarzı olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan dolayı menfaat sağlayamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile her bir davalının dava tarihinden itibaren davacıya 1.000'er TL yardım nafakası ödemesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava ;yardım nafakası istemine ilişkindir. TMK.'nun 364/1.maddesinde; "herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür". Aynı maddenin 3.fıkrasına göre de, "Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır." TMK.'nun 365/2 maddesinde; "Nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır" hükmüne yer verilmiştir. Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmüş olması, yükümlüyü borcundan kurtarmamaktadır. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir. Ne var ki; bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır. Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için gerekli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde TMK.'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir.