Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9602 E. , 2024/16772 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9602 Karar No : 2024/16772 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı / ... 2- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafında
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9602 E. , 2024/16772 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9602 Karar No : 2024/16772 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı / ... 2- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İli, ... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacının ... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği'nde polis memuru olarak görev yapmaktayken, 15/07/2016 tarihinde ülkemizin maruz kaldığı menfur darbe girişiminin yaşandığı saatlerde, davacı ve ekip arkadaşının ... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği... mevkii güzergah kontrol görevini tamamlayıp birim merkezine döndükleri sırada, ekip arkadaşına hitaben, "darbe olmuş, boğaz köprüsü kapatılmış, ben bir kaç kişi ile görüştüm, şimdi gelsin %47 kurtarsın, ülkeyi halk değil lobiler yönetir, cemaatin üzerine bu kadar gidilirse, olacak olan budur" şeklinde sözler sarf ettiğini, birim merkezine döndüklerinde ise davacının bahçe içerisinde ayrı bir yerde keyifli ve kahkaha atar bir şekilde, "Ben ... astsubayı aradım cevap vermedi, ulaşamadım, soracaktım ne zaman gelip silahımızı alacaksın diye" şeklinde sözler sarf ettiğini duyan ekip arkadaşı O.K. tarafından bu durumun 17/07/2016 tarihinde tutanak altına alınarak bu tutanağın birim amirine verilmesi sonrasında davacının 19/07/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, daha sonra hakkında idari soruşturma başlatılan davacının, 19/11/2019 tarihli savunmasının yeterli görülmemeyerek dava konusu işlem ile kamu görevinden çıkarılması üzerine, anılan işlemin iptali ve işlem nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla bakılan davanın açıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan...tarih ve... sayılı adli soruşturması kapsamında ele geçirilen ve bir çok Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin terör örgütü ile ilişkisine dair bilgilerin bulunduğu bellek cihazında (micro SD kart), davacının "0" ve "AD" olarak kodlandığı, "0" kodunun hakkında bilgi bulunmayan, "AD" kodunun ise terör örgütünün etki alanı dışındaki kişileri ifade ettiğinin belirtildiği, davacı hakkında ekip arkadaşınca düzenlenen tutanağa ilişkin olarak davacının gerek idari soruşturma gerekse de ceza davası kapsamındaki savunmasında; ekip arkadaşının söz konusu tutanağı, olay günü ekip arkadaşının tanıdığı bir kişiye trafik cezası uygulaması sonrasında kendisine duyduğu husumet nedeniyle düzenlediğini ve kendisine iftira ettiğini beyan ettiği, ancak tutanağı düzenleyen O.K. isimli polis memurunca aynı ifadelerin ceza davası kapsamında tanık olarak verdiği beyanlarda aynen tekrarlandığı ve davacı tarafından trafik para cezası uygulanması olayına ilişkin olarak sözlü ifadeleri dışında herhangi bir bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı, söz konusu tutanakta '... Astsubay' isimli bir kişi ile davacının telefon görüşmesi yapmak için aradığı ancak ulaşamadığı olayına ilişkin olarak... Ağır Ceza Mahkemesi'nde tanık olarak ifadesine başvurulan ... Jandarma Komutanlığı Trafik biriminde görevli Astsubay A.Y.'nin, davacıyı tanımadığını ve telefon numarasını davacıya vermediğini beyan ettiği, tutanağı düzenleyen polis memuru O.K.'nin ise bu olaya ilişkin olarak beyanlarında, Astsubay A.Y.'nin çocukları ile davacının çocuklarının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olması nedeniyle kapatılan ...Koleji'ne gitmeleri nedeniyle tanıştıklarını beyan ettiği, bu hususlar dışında davacı hakkında elde edilmiş başkaca bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmekle birlikte, davacı hakkında başlatılan adli ve idari soruşturmanın dayandığı ve davacının ekip arkadaşı polis memuru O.K. tarafından düzenlenen tutanağın itibar edilebilir nitelikte olduğu, anılan tutanağa konu olan fiiller yönünden olay incelendiğinde ise; Devlete bir terör örgütünce Anayasal düzeni tümüyle ortadan kaldıracak şekilde yapılan saldırı (darbe girişimi) sırasında, Devlet tarafından bu saldırıya karşı konulması ve saldırının önlenmesi amacıyla görev ve yetkilendirmiş bulunan bir polis memurunun, "göreviyle ve durumun vahametiyle bağdaşmayacak bir şekilde zorlama olmaksızın, terör örgütünün saldırısının (darbe girişiminin) başarılı olmasına olanak verecek şekilde ve terör örgütüyle aynı doğrultuda hareket etmek kastı ile kendi isteğiyle silahını teslim ederek görevini yerine getirmeyeceğini sözlü olarak ifade etmesi" şeklindeki fiilinin, davacının yürüttüğü kamu görevini terör örgütü yararına terk etmesi anlamını taşımakla birlikte, bu fiilin 375 sayılı KHK'nin geçici 35. maddesinde yer alan "iltisak" ve "irtibat" kavramı kapsamına girdiği ve bir kamu görevlisi olan davacının Devlete sadakat yükümlülüğü ile bağdaşmayacağının anlaşıldığı, diğer taraftan; davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda verilen beraat kararında da, davacının evinde yapılan aramalarda terör örgütüne ilişkin kitap ve yayınlar bulunması, davacının çocuğunu terör örgütüne müzahir kapatılan ... Kolejine göndermekte olması ve 15/07/2016 tarihinde darbe girişimi sırasında davacının sarf ettiği sözler nedeniyle, davacının terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt sempatizanı olduğu yönünde değerlendirme yapıldığının görüldüğü, her ne kadar, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ... tarih ve ... sayılı adli soruşturması kapsamında ele geçirilen bellek cihazında davacı, "0" ve "AD" kodları ile hakkında bilgi bulunmayan ve terör örgütünün etki alanı dışındaki kişilerden olarak kodlanmış olması davacının terör örgüt üyesi olmadığını ortaya koymakta ise de; davacının terör örgütünün 15/07/2016 tarihindeki saldırısı sırasında ortaya koyduğu davranışlarının, söz konusu saldırının (darbe girişiminin) başarılı olmasına olanak verecek şekilde ve terör örgütüyle aynı doğrultuda hareket etmek kastını içerdiğinin anlaşılması nedeniyle, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği açık olan davacının kamu görevinden çıkarılmasına yönelik dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuk aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında tesis edilen işlem hukuka uygun bulunduğundan işlem nedeniyle uğranılan bir zarar bulunmadığı gerekçesiyle uğradığı zararın tazminine ilişkin isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında verilen kamu görevinden çıkarma cezasına gerekçe oluşturulacak fiillerin idari işlemde açık bir şekilde belirtilmediği, dolayısıyla fiil tespit edilemediğinden fiile bağlanan hukuki sonuç arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle de idari işlemin yasal koşullarının oluşmadığı, dosya arasında giren ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan... tarih ve... sayılı adli soruşturması kapsamında ele geçirilen ve bir çok Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin terör örgütü ile ilişkisine dair bilgilerin bulunduğu bellek cihazında (micro SD kart) "0" ve "AD" olarak kodlandığı, "0" kodunun hakkında bilgi bulunmayan, "AD" kodunun ise terör örgütünün etki alanı dışındaki kişileri ifade ettiğinin belirtilmesine rağmen irtibat ve iltisakı olduğuna ilişkin tespitler yapılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında tutanak tutan O.K.'nin mahkemece dinlenilmediği, irtibat ve iltisak oluşturabilecek fiillerinin araştırılmadığı, ve aralarındaki husumet tartışılmadan tek bir tanık tarafından tutulan tutanağın hükme esas alındığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında beraatine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi karşısında itiraz imkanı bulunmayan mahkeme görüşlerinin hükme esas alınarak aleyhinde kullanılmasının hukuka aykırı olduğu, görevden uzaklaştırma tarihinin 16/07/2016 olduğu ve hakkındaki disiplin soruşturmasının da 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre başlatıldığına göre hakkında bu kanuna göre işlem tesis edilmesi gerekirken 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesine göre işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda memura ceza verilecek haller sayılmasına rağmen hangi fiilleri nedeniyle madde kapsamına girdiği belirtilmeden kamu görevinden çıkarılma cezası uygulandığı, mezkur mevzuatın 127. maddesinde disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği hallerde ceza verme yetkisinin düşeceği belirtilmesine rağmen 23/06/2020 tarihinde kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(f) maddesinde; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. '' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. ... İli, ... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve...sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı zararların tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince davacının anılan suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmış olup, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararı, Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Araştırma Raporu, O.K. tarafından tutulan 17/07/2016 tarihli tutanak, davacının 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/G maddesi kapsamında yapmış olduğu savunma, UYAP kayıtlarındaki ve UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası'ndaki bilgi ve belgeler davacının alınan örgütle bağlantısı yönünden incelendiğinde; Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Araştırma Raporunda; Tanık Polis memuru O.K'nın ifadesinde özetle; "17/07/2016 tarihli Tutanak içeriğini aynen tekrar ederim. Olay gecesi yani 15/07/2016 günü saat: 19.00 sıralarında görevli olduğum istasyona geldim. Kendimin kullandığı resmi araçla istasyona seyir halinde iken ... neşeli bir şekilde haberleri takip ediyordu. Bana hitaben "ben birkaç yerde telefonda görüştüm gelsin yüzde kırk kurtarsın, ülkeyi halk değil lobiler yönetir. Cemaatin üstüne bu kadar gidilirse olacak olanı budur" şeklinde söyledi. Bende kendisine hitaben “Bu şekilde devletimizi, hükümelimizi, yöneticilerimizi suçlamana gerek yok, ön yargılarla sözler sarf etme, henüz olay taze, neyin ne olduğu sonra anlaşılacaktır." şeklinde söyledim. Telefonda görüştüğü kişiye "Ben A. isimli Astsubayı aradım telefonuma bakmadı, soracaktım ne zaman gelip silahımı alacaksın diye" şeklinde konuşmasına şahit oldum. Ekip otosu ile ... ilçesine seyir halinde iken araç içerisinde “ber bu zulmü devlete, halka yaşatan çemaatinde, Fetullahın da ...” dedim. O da bana karşılık "Bu zamana kadar bu kadar şehitler geldi, küfür etmedin de şimdi mi küfür ediyorsun" şeklinde bana cevap verdi. Ben bu şahsın darbeyi desteklediği kanaati oluştu. Amirin talimatına istinaden göreve çağrıları Polis Memuru İ.D.'yi evinden aldık. tekrar istasyona dönüşe geçtik, araç içerisinde İ.D. ile konuşuyorlardı, içerik belli etmeden "fazla bir zayiat olmadan atlatılır" şeklinde konuştuğunu duydum. Bende ilk fırsatta evrak ekindeki tutanağı tanzim ederek istasyon amirime teslim ettim. Bu sekiz ay sürecinde bu şahıstan dikkat çekici bir şüphe duymadım, Bildiğim ve gördüğüm kadarı ile vakit namazlarını kılardı ve bana da kılmam hususunda telkinlerde bulunurdu. Beni FETÖ/PYD alakalı etkinliklere davet etmedi, diğer arkadaşları da davet ettiğine tanık olmadım. Ancak tanzim edilen tutanakta bahsi geçen A. isimli Astsubay şahısla ...'nin Terör ... ... Özel ... kolejinde çocuklarının okuduğunu biliyorum. Ayrıca 12/07/2017 günü ... Ağır Ceza Mahkemesinde tanık sıfatı ile konu ile alakalı adli olarak da ifadem alınmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu, İkametgahında yapılan aramada "Çekirdekten Çınar'a Bir Başkadır Ailede Eğitim" adlı yazarı M Fetullah GÜLEN olan kitap, “İnsanlığın İftihar Tablosu, Sonsuz Nur” adlı yazarı M.Fetullah GÜLEN olan kitap ve Zaman Gazetesi bulunduğunun ve çocuğunun FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı bulunan Özel ... Ortaokulunda kaydının bulunduğunun tespit edildiği, O.K. tarafından tutulan 17/07/2016 tarihli tutanakta özetle; "...... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği ... mevkii güzergah kontrol görevini tamamlayıp birim merkezine döndükleri sırada, kendisine hitaben, "darbe olmuş, boğaz köprüsü kapatılmış, ben bir kaç kişi ile görüştüm, şimdi gelsin %47 kurtarsın, ülkeyi halk değil lobiler yönetir, cemaatin üzerine bu kadar gidilirse, olacak olan budur" şeklinde sözler sarf ettiğini, birim merkezine döndüklerinde ise davacının bahçe içerisinde ayrı bir yerde keyifli ve kahkaha atar bir şekilde, "Ben ... astsubayı aradım cevap vermedi, ulaşamadım, soracaktım ne zaman gelip silahımızı alacaksın diye..." davacının şeklinde sözler sarf ettiğinin tutanak altına alındığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararında; " ...Tanık A.Y. beyanında:"Ben ... İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik TİM'inde Assubay olarak 6 yıldır görev yapıyorum. ... isimli bir şahsı tanımıyorum. İlk kez ismini soruşturmada ifadem sırasında duydum, belki yüzünü görsem şahsen hatırlarım, O.K. isminde polis memurunu da tanımıyorum. Görev gereği trafikten arkadaşlarla şehir içinde karşılaştıklarımız oluyordur. Belki görsem tanırım, ama ismen tanımıyorum. Ben darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi yıllık izinli olmam sebebiyle köyümüz olan ...'nin ... ilçesi ... Köyündeydim. Köyde işlerle uğraştığım için yorgun olduğumdan erken yatmıştım. ... ilçesinde mahalleden kahve işlettiği için tanıdığım ... isimli soyadını bilmediğim bir arkadaş arayıp "asker İstanbul'da köprüyü kapatmış, duydun mu" diye aradı. Ben onun üzerine saat 21:30-22:30 civarıydı uyandım. Televizyonu açtım ve olup bitenden böyle haberdar oldum. Beni ... isimli bir şahıs aramadı. Ben telefonda böyle bir kişiyle görüşmedim. Telefonumda da böyle bir arama olduğunu sanmıyorum. Gerekirse HTS kayıtlarından bakılsın. Sabah 07:30 gibi İlçe Jandarma Komutanlığından görevli personel arayarak izinlerin iptal edildiğini söyledi ve ben de görev yerime döndüm. Benim silahla falan da ilgim yoktur. Bu olayla ilgili de bilgim bulunmamaktadır. Doğrudur, aynen tekrar ederim, bu olaylar nedeniyle hakkımda herhangi bir soruşturma yapılmadı. Kesinlikle görüşmedim, ... no'lu telefon hattını 15 yıldır kullanıyorum, halende kullanıyorum, bu numaradan da sorgulama yapılabilir. İddianamede ismi geçen ... Astsubay ben değilim, ... isimli kişide benim telefon numaram yoktur, ben vermedim, başka bir yerden temin ettiyse bilmiyorum, ancak telefonumda o sabah böyle birinden bir cevapsız çağrı görmedim" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Ayrıca, davacının ilgili araştırma raporu ile 17/07/2016 tarihli tutanakta yer alan tespit ve beyanlara ilişkin olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu başkanlığınca alınan ifadesinde, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/G maddesi kapsamında yapmış olduğu savunmasında ve ceza davası kapsamındaki savunmasında özetle; tanık O.K.'nın ifadesini kabul etmediğini, aralarında kesinlikle bu şekilde bir konuşma geçmediğini, ekip arkadaşının söz konusu tutanağı, olay günü ekip arkadaşının tanıdığı bir kişiye trafik cezası uygulaması sonrasında kendisine duyduğu husumet nedeniyle düzenlediğini ve kendisine iftira attığını, Jandarma Astsubay. A.Y.'yi telefonla aramadığını, evinde bulunan Zaman gazetesinin diğer gazetelerle birlikte okunma amaçlı değil kullanım amaçlı olarak biriktirdiğini. Zaman gazetesi tarihleri 1-16 Ocak 2015 tarihli gazeteler olduğunu, bu gazeteyi okuma amaçlı değil evde sair işlerde kullanmak amacıyla diğer ulusal gazetelerle birlikte bulundurduğunu, yazarı M.Fetullah GÜLEN olan kitapların oğlunun odasında bulunduğunu, kitapların piyasada satılan bandrollü kitaplar olduğunu, yasaklı yayınlardan olmadığından ayrıca kim tarafından oğluna verildiğini bilmediğini, ilk defa evinde yapılan aramada gördüğünü, çocuğunun gittiği ...'de bulunan Özel ... Kolejinin Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde olduğunu, dönemin birçok üst düzey kamu görevlisinin çocuklarının gittiği okulun FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir bir okul olabileceğini düşünmediğini, çocuğunun iyi bir eğitim alması maksadıyla burslu olarak ilgili okula gönderdiğini ve suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür. UYAP kayıtlarının ve dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen kovuşturma sonucunda verilen ve kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında " ... Yürütülen yargılama neticesinde sanıkta by lock tabir edilen örgüte has, kapalı devre tip iletişim yazılım programının tespit edilmemiş olması, örgüt elebaşısının Bank Asya isimli finans kuruluşuna 17-25 Aralık 2013 tarihli süreçten sonra maddi destek verilmesi yönündeki talimatına uygun şekilde herhangi bir icrai faaliyet gerçekleştirmediğinin anlaşılması ve sanıktan ele geçirilen dijital materyallere yönelik aldırılan inceleme raporlarında herhangi bir bağlantının tespit edilememesi hususları da gözetildiğinde; dosya kapsamında mevcut delillere göre sanığın FETÖ ile sempati düzeyinde ilişkili olduğu, bu bağlamda örgütün hiyerarşisine etkin şekilde dahil olup örgütsel eyleminin tespit edildiğini gösterir herhangi maddi bir delile ulaşılamaması..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Öte yandan, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ... tarih ve... sayılı adli soruşturması kapsamında ele geçirilen ve dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki 25/08/2020 tarihli veri inceleme raporunun incelenmesinden, davacının örgüt tarafından, veri inceleme raporunun "2015 Mart Alan" ve "Alan" kısmında "AD" olarak kodlandığı, aynı raporda "AD" kodunun ise "Emniyet içindeki FETÖ yapılanmasının etki alanı dışındaki kişileri tanımlar" şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler ile davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; O.K. tarafından tutulan 17/07/2016 tarihli tutanağın ve aynı şahıs tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'na verilen ifadenin başkaca somut veriler veya tanık beyanlarıyla desteklenmediği, salt bu haliyle davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, çocuğunun FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel ... Ortaokulunda kaydının bulunduğu hususunun davacının çocuğunu bu okula gönderirken eğitim saikiyle değil örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı, davacının ikametinde yapılan arama sonucunda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Zaman Gazetesinin ve örgüt lideri tarafından yazılan kitapların bulunması hususunun davacının anılan örgütle bağlantısı bulunduğunu gösteren başka bir delille desteklenmediği, öte yandan, davacının hakkındaki 25/08/2020 tarihli veri inceleme raporununda, davacının örgüt tarafından Emniyet içindeki FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasının etki alanı dışındaki kişiler şeklinde tanımlandığı da görüldüğünden, anılan tespitlerin salt bu haliyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davcının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.