17. Ceza Dairesi 2017/171 E. , 2017/3678 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dairemizin 09.03.2016 gün ve 11512-3095 sayılı bozma kararına karşı mahkemesince bozma ilamının 1 nolu kararına uyulmamasına, direnilmesine ve 2 nolu bozma sebeplerine uyulmasına karar verildiği, bu hükmün sa…
**17. Ceza Dairesi 2017/171 E. , 2017/3678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dairemizin 09.03.2016 gün ve 11512-3095 sayılı bozma kararına karşı mahkemesince bozma ilamının 1 nolu kararına uyulmamasına, direnilmesine ve 2 nolu bozma sebeplerine uyulmasına karar verildiği, bu hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "onama" istekli 05.01.2017 gün ve 2016/401124 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilen dosya incelenmekle; Suça sürüklenen çocuğun kayden 15.12.1992 doğumlu olduğu 16.05.2011 tarihli celse ile hükmün açıklandığı 11.10.2011 tarihli oturumun sanığın 18 yaşını doldurmuş bulunmasına rağmen duruşmanın açık yerine kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 182. ve 185. maddelerine aykırı davranılması nedeni ile kararı bozmuştur. Yerel mahkeme bozma ilamının 1 nolu bendine karşı direnme kararı vermiştir. Sanık sorgusunun asıl ve en önemli özelliği açık duruşmada yargıç tarafından yapılmasıdır. Yasal koşulları bulunmadığından duruşmanın gizli yapılması ve suça sürüklenen çocuğun sorgusu ve/veya savunmalarının gizli oturumda alınması 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’nun 308/6. maddesi uyarınca yasaya mutlak aykırı davranılması halidir. Asıl mesele biçimsel yönü ile aleniyet temelini oluşturan hedef ile karşılaştırıldığında adil yargılamanın gerçekleştirilmesi için sanık sorgusunun aynı yön ve yöntemler ile yerine getirilmesi zorunludur. Herhangi bir ara kararı ile yerine getirildiğinin kabul edilmesi adil yargılama hakkınında ihlalini oluşturur. Bozma kararı ile İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin 2010/883 Esas ve 2011/490 Karar hükmü tümü ile ortadan kaldırıldığından, yerel mahkemenin savunma makamına bozma ilamına karşı diyeceklerini sorması, sorduktan sonra direnme kararı vermesi ile yetinmesi gerekmektedir. Ancak, İstanbul 2. Çocuk Mahkemesi bozma sonrası savunma makamına . bildirdiği 13.10.2016 günlü oturumda suça sürüklenen çocuğun açık kimliğini saptadıktan sonra;”Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 2015/11512 Esas ve 2016/3095 Karar sayılı bozma ilamı ve ekleri okunmuş, suça sürüklenen çocuğa yüklenen suç anlatılmış, CMK'nın 147. maddesindeki yasal hakları hatırlatılmış, Suça sürüklenen çocuk yargıtay bozma ilamına karşı beyanında ve savunmasında: Yargıtay bozma ilamını bana okudunuz. Bozma lehedir, uyulsun önceki savunmalarımı da tekrar ediyorum. Suçsuzum Beraatimi istiyorum. Tüm lehe olan hükümler hakkımda uygulansın dedi. GD: 1-Yargıtay bozma ilamınının 1 nolu bendindeki bozma gerekçesi olan duruşmanın açık yerine kapalı yapılmasının telafisi bu aşamada mümkün olmadığından ve eski hale iade mümkün olmadığından uyulmamasına, direnilmesine, 2-Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 09/03/2016 tarih, 2015/11512 Esas ve 2016/3095 Karar sayılı bozma ilamının 2 nolu bendi usül ve yasaya uygun olduğundan uyulmasına karar verildi. Tefhimle açık duruşmaya devam olundu. Şeklinde karar verilerek Dairemizin 1 nolu kararına karşı direnme kararı verildiği, Yargıtay 17. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı doğrultusunda suça sürüklenen çocuğun açık duruşmada esasa yönelik sorgu işlemlerinin tamamlanmasıyla verilen kararın özde direnme kararı olmayıp, eylemli uyma sonucu verilen bir karar olduğu anlaşılmakla başvurunun temyiz niteliğinde olduğu ve incelemenin Yargıtay 17. Ceza Dairesine ait olduğu benimsenmekle yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuk ...’in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 29.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.