Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin özetle; müvekkilinin %49 hissedarı olduğu davalı şirketin diğer ortağının ise %51 hisse ile ....olduğunu, 24/04/2015 tarihinde yapılan davalı şirket olağan genel kurul kararının müvekkiline yapılan geçerli bir tebligatın bulunmamasına ve müvekkilinin toplantıya katılıp kararlara itiraz hakkının sağlanmaması nedeniyle yok hükmünde olduğu, müvekkilinin toplantıya katılması nedeniyle TTK'nun 420.maddesinde tanınan finans tabloları inceleme ve
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ortağı bulunduğu davalı şirketin 2016 yılına ait 07/12/2016 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında, şirket ana sözleşmesinin sermaye başlıklı 6.maddesinin tadil edilerek,¨200.000,00 olan Esas sermayenin % 1000 oranında arttırılıp ¨2.000.000,00'ye çıkartılmasına karar verildiğini, kurucular ...'ün 69.975, ...'m 69.975, Eyüp Müslüm'ün 25, ...'ın 25 ve davacının da 60.000 hisseye sahip iken zaman içerisinde değişen şartlar sebebiyle ve dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısından birkaç ay önce diğer hissedarların hisselerini ...'e satıp devrettikleri, değişen hisse oranları neticesinde davacının 60.000 adet hisseye sahip iken, diğer ortak ...'ün 140.000 adet hisseye sahip olarak hakim ortak konumuna geldiğini, hakim ortak konumunda bulunan ...'ün talebi ile toplantı gündemi yayınlanarak şirket ortaklarına olağanüstü genel kurul toplantısı yapılacağının bildirildiğini, 07/12/2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket esas sermayesinin ¨200.000'den ¨2.000.000,00'ye çıkartılmasının görüşüldüğü ve bu kararın tamamen usul ve yasaya aykırı şekilde kabul edildiğini, şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin genel kurul toplantısının en az 15 gün önce ilan ve taraflara tebliğ edilmesi zorunlu olduğundan buna aykırı biçimde ilan yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırılmasına ilişkin kararın, sermaye artırımının şirketin sermaye ihtiyacından ziyade, pay sahibi olan davacıyı zarara uğratmak, ortaklıktaki kar, tasfiye payı ve oy oranlarını azaltmak, rüçhan haklarını ihlal etmek amacı ile gündeme taşınarak karara bağlandığını, öncelikle %1000 oranında yapılan sermaye artırımının şirket için objektif olarak gerekli olup olmadığı ve hangi gerekçe ile bu fahiş miktarda sermaye artırımının yapılmak istendiğinin ortaya konmasının gerekmekte olduğunu, davalı şirketin geçmiş yıllar ve içinde bulunan mali yıl finansal tablolarına bakıldığında sermaye artırımına ihtiyacının bulunmadığının açık olduğunu, davalı şirket kayıtları incelendiğinde şirketin kasasında dağıtılmayan sadece 2015 yılı kârının ¨377.869 olduğunu, şirketin bu bedeli dağıtmayarak sermaye artırımına gidebilecek iken davacıya zarar vermek kastı ile sermaye artırımına gitmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalı şirketin 07/12/2016 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda şirket ana sözleşmesinin esas sermayeye ilişkin hükmünün tadil edilerek,¨ 200.000,00 olan esas sermayesinin ¨2.000.000,00'ye çıkartılmasına ilişkin alınan yasaya, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.