T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/448 - 2025/1718 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/448 KARAR NO : 2025/1718 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2024 NUMARASI : 2023/283 Esas 2024/106 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.01.2026 İ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/448 - 2025/1718 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/448 KARAR NO : 2025/1718 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2024 NUMARASI : 2023/283 Esas 2024/106 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;24.02.2023 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet ile sigortalı aracın, davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı araç ile çarpıştığı sırada, davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı aracın arkasında duran ve bu araca valiz koyan, yaya ...'a da ve araca çarpması sonucu, ...'ın vefat ettiğini, vefat edenin davacının babası olduğunu ve ölenin desteğinden mahrum kaldığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, davacı ...'ın babası ...'ın desteğinden yoksun kalması sebebiyle HMK'nın 107. Maddesi gereğince şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 31.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 61.ve 163.maddeleri ile 2918 sayılı KTK'nun 88/1.maddesi gereği hükümleri uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini 209.278,49-TL olarak belirlemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından reddi gerektiğini, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından sigortalı ... plakalı aracın, 15.02.2023 tarihinde satılmış olduğundan ilgili poliçenin satıştan kaynaklı iptal edildiğini, dava şartı yerine getirilmediği için davanın reddinin gerektiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının faiz talebinin hukuka uygun olmadığını, davalı sigorta şirketinin davacının talepleri bakımından bir sorumluluğunun bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu; dosya kapsamından, davacının babası olan ...'ın 24.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmiş olduğu, ölenin oğlu olan davacının ölenin desteğinden yoksun kalmış olduğu; adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 17.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda dikkatsiz davranışı nedeniyle ölen ... %30 oranında hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamayan sürücü ... %50 oranında, virajlı ve eğimli viyadük üzerinde duraklayan sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu bulunduğu; kusur raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsendiği; aktüerya bilirkişisinden alınan raporda; Yargıtay'ın benimsemiş olduğu metot ile %10 artırım ve iskonto uygulanmak suretiyle davacının destek zararı 209.278,49 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsendiği; davacı tarafın talep sonucunu bilirkişi raporu doğrultusunda artırmış olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerektiği, gerekçesiyle; “Davanın kabulüne, 209.278,49 TL maddi tazminatın 31.03.2023 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiş hüküm tüm taraflarca istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müteveffaya verilen %30 kusuru kabul etmediklerini, 24.02.2023 tarihinde, saat:17.30 sıralarında, sağ şeritte seyri sırasında, kaza yeri İmrahor viyadüğü girişi sırasında durakalama pozisyonunda olduğuna kanaat getirilen, dava dışı ... sorumluluğundaki, ... Sigorta tarafından sigortalı aracın arkasında bulunan yaya ...’a çarpması ile kazanın meydana geldiğini, vefat edenin ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı araca bagaj yerleştirirken, ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı aracın arkadan çarpması sonucu ...’un vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında, ...’ın, yaya olarak taşıt yolu üzerinde bulunduğundan kusurlu olduğu, ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı aracın görüşün yeterli olmadığı yerde duraklaması nedeniyle kusurlu olduğunun, ... Sigorta tarafından sigortalı aracın ise kavşaklara ve dönemeçlere yaklaşırken hızını azaltmadığından kusurlu olduğunun tespit edildiğini, savcılılık aşamasında alınan raporda; ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı araç sürücüsünün tali, vefat eden ve ... Sigorta tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporda ise vefat eden tali %30, ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı araç sürücüsünün tali %20, davalı ... Sigorta tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise asli %50 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffaya verilen kusuru kabul etmediklerini, %30 kusurun fazla olduğunu, söz konusu yolun yaya olarak yol alalınabilecek bir yol olmadığını, yolun her iki tarafının da uçurum olduğunu, karşıya geçilmesi mümkün bir yol olmadığını, bu nedenle vefat edenin yaya olmadığını, vefat edenin ... Sigorta tarafından sigortalı aracın bagajına valiz koymak için aracın arkasına yöneldiğini, bagajı açarak, valizini koyduğu esnada kazanın meydana geldiğini, bu nedenle %30 kusurun yüksek olduğunu, vefat edenin kusurunun bulunmadığını, asgari ücretten kaynaklanan artışlar nedeniyle haklarını saklı tutuklarını, belirterek kararı istinaf etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, savcılık soruşturmasında, mütevaffanın asli kusurlu olduğunu, %30 kusurun uygun olmadığını, ayrıca davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kabul edilen kusuruna göre tali kusurlu kabul edilebileceğini, asli kusurlu kabul edilmesinin de uygun olmadığını, raporlar arasındaki çelişkiye rağmen Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına yönelik taleplerinin haksız olarak reddedildiğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini; hesap raporunun da hatalı olduğunu, vefat edenin kazadan 4 yıl sonra evleneceği kabul edilerek hesaplama yapıldığını, 2 yıl sonra evlenmesine göre hesaplama yapılması gerektiğini; vefat edenin kaza yapan araçta hatır için taşındığı gibi, müterafik kusurunun da bulunduğunu, ayrıca yola dikkatsiz şekilde çıkarak kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini, hesaplamanın teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, davalının ancak dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı tarafından sigortalı araca kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, kazaya vefat edenin tam kusuru ile neden olduğunu, zira kaza tespit tutanağında ve savcılık dosyasında vefat edenin tam kusurlu kabul edildiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, bu nedenle Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığını, davanın bu nedenle usulden reddedilmesi gerektiğini, tazminata hükmedilmesi durumunda ise yargılama giderinden sorumlu tutulmayacağını, hükme esas alınan aktüer raporunun da uygun olmadığını hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminatın da fahiş olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek istinaf edenlerinin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. Maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle, destekten yoksun kalma tazminatı istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, tüm taraflarca istinaf edilmiştir. Dosya kapsamına göre 24.02.2023 olay tarihinde davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın (Kaza Tespit Tutanağında ... Sigorta tarafından sigortalı olduğu belirtilmekle birlikte kazadan sonra ... Sigorta AŞ tarafından sigortalandığı, davalı ... Sigorta tarafından ise 29.12.2022 başlangıç tarihli, 16.02.2023 tarihinde tanzim edilen zeyilname ile satış nedeniyle iptal edilen Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta ile sigortalı aracın, Zeyilname tanzimden tarihinden itibaren 15 gün geçmeksizin kazaya karışması nedeniyle davalı tarafından ZMMS'li kabul edilen aracın) İmrahor Viyadüğü, giriş kısmında sağ şerit üzerinden durakladığı sırada, gerisinden gelen, davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın, ... Sigorta tarafından sigortalı araca ve araç dışında bulunduğu anlaşılan, ...'a çarpması neticesinde ölümü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, kazanın meydana geldiği ve davacının desteği ...'ın vefat ettiği yerin, yaya olarak yürünebilecek yer olmadığını, her iki tarafın uçurum olduğunu dolayısı ile vefat edenin söz konusu yerde davalı ... Sigorta tarafından sigortalı araç bagajına valizini koyduğu sırada ... Sigorta tarafından sigortalı aracın çarpması ile vefat ettiğini ileri sürmüştür. Olaya ilişin Savcılık soruşturma dosyasında ifadesine başvurulan ... ifadesinde "24.02.2023 Cuma günü öğleden sonra saat 16.00 sıralarında arkadaşım ... ve kardeşim ... ile beraber İmrahor köprüsü olarak bilinen bölgedeydik. Biz geçimimizi hurda toplayarak sağlarız olay günü de yerden, sağdan, soldan bulduğumuz hurdaları toplamıştık. Kesinlikle hiçbir şey çalmadık, yanımızdaki valizde hurdaları toplayıp biriktiriyorduk. Daha sonra bizi oradan alması için arkadaşımız ...'a telefon ettik. Bizi oradan almasını istedik ve ...'u beklemek amacıyla yol kenarında durmaya başladık. ... beyaz marka ... ... aracıyla bulunduğumuz yere geldi. Dörtlülerine yakıp sağ şeride yanaştı, ben aracın ön koltuğuna bindim, kardeşim ... yol kenarında tuvaletini yapıyordu bizden uzaktaydı. Arkadaşım ... da arabanın bagajını açmıştı valizi koymaya çalışıyordu. O esnada arkadan gelen beyaz bir araba bizim arabamıza vurdu. Arkadan gelen beyaz renkli ... marka araç çok hızlıydı, fren yapmadan doğrudan bizim arabaya vurdu o esnada bizim aracın arkasında bulunan ... isimli arkadaşım her iki aracın arasında kalarak olay yerinde vefat etti. Ambulans gelip arkadaşıma baktığında nabzı atmıyordu. Ben ...'nun içerisindeydim çarpmanın etkisiyle sol şerite savruldum, arkadan gelen araç çok hızlıydı doğrudan bize çarptı ve ...'ın vefatına neden oldu. Ambulansla gelen sağlıkçılar ...'ı muayene edip öldü dedikten sonra ben ve kardeşim kazanın şokuyla olay yerinden ayrıldık.." şeklinde beyanda bulunduğu, görülmüştür. Olaya ilişkin savcılık aşamasında alınan kusur raporunda ... Sigorta taafından sigortalı araç sürücüsünün tali, ... Sigorta tarafından sigortalı araç sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinden asli, vefat eden ...'ın da asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece trafik polisi bilirkişiden alınan raporda ise, kazanın meydana gelmesinde, ... Sigorta tarafından sigortalı araç sürücüsünün tali %20 oranında, ... Sigorta tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli %50 oranında vefat eden ...'ın ise tali %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine mahkemece kusur raporu yeterli görülerek davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır. 1-Taraf vekillerinin kusur raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemli davada, kusur durumunun doğru olarak tespit edilmesi önemlidir. Özellikle kazanın oluş şekline ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, olayın ceza yargılamasını gerektirdiği durumlarda, ceza dosyasında dosya içerisine kazandırılarak, kazanın oluş şekli doğru şekilde tespit edilerek, ceza mahkemesinde kesinleşmiş mahkuiyet kararının bulunması halinde TBK'nın 74. maddesi gereğince sübut bulan haksız fiil ve maddi vaka çerçevesinde kusur değerlendirmelidir. Somut olayda, kazanın İmrahor Viyadüğü giriş kısmında, davalı ... Sigorta tarafından sigortalı aracın, viraj içerisinde durakladığı sırada meydana geldiği kabul edilerek kusur oranı tespit edilmiş ise de, kusur raporunda kazanın meydana geldiği yerdeki gerek trafik yoğunluğu gerekse de kazanın meydana geldiği yerin viraj içerisi olduğu, geriden gelen aracın duran aracı görüp görmeyeceği yeterince değerlendirilmediği gibi, davacının dahi beyan ettiği üzere yaya yürüyüşüne müsait olmadığı yerde kazanın meydana geldiğine yönelik beyanların değerlendirmediği, yine soruşturma dosyasındaki ifadelerinde yeterince değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan olayın oluş şekli taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğu halde, ceza dosyasının akıbeti de sorulmamıştır. 6098 sayılı TBK’nun 74. Maddesi gereğince Ceza hukuku ile ilişkisinde başlığı altında “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmünü içermektedir. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.(HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 E., 2014/1091K). Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır. Bu durumda kazanın meydana geldiği yolun trafik durumu, yol durumu ve ... Sigorta sigortalı aracın yol üzerinde durma sebebi ve durduğu konum, çarpan aracın duran aracı görüp görmeyeceği ve çarpmasına etki eden sebepler kusur yanı sıra kazanın meydana gelmesinde illiyetin varlığı açısından önem arz ettiğinden, olaya ilişkin ceza mahkemesi dosyası, dosyaya kazandırılarak ceza mahkemesi tarafından verilmiş kesinleşmiş karar var ise TBK'nın 74. maddesi kapsamında, eldeki davaya etkisi de değerlendirilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden yahut Karayolları Fen Heyetinde görev yapmış, kusur konusunda uzman makine mühendislerinde oluşan heyetten taraf itirazlarını karşılar şekilde kusur rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflarca itiraz edilen hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor çerçevesinde belirlenen kusur durumuna göre davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; tüm tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek öncelikle olaya ilişkin ceza mahkemesi dosyası, dosyaya kazandırılarak, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı mevcut ise TBK'nın 74. maddesi kapsamında eldeki dosyaya etkisi de değerlendirilerek, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden yahut Karayolları Fen Heyetinde görev yapmış, kusur konusunda uzman makine mühendislerinde oluşan heyetten taraf itirazlarını karşılar şekilde kusur raporu alınarak bundan sonra davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf edenler tarafından yatırlan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine, 4-Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/454 D.iş 2024/465 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına ve Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/433 E. 2024/445 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/15767 Esas sayılı dosyasına depo edilen 330.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ve 350.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıranlara iadesine; 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.