Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun kurum idaresine hitaben yazdığı dilekçedeki ifadeleri nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun kurum idaresine hitaben yazdığı dilekçedeki ifadeleri nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde terör suçundan hükümlü olarak Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu, aynı Kurumda bulunan hükümlü arkadaşı A.S.nin iyi hâlli olmadığı değerlendirilerek koşullu salıverilmemesi üzerine Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne hitaben 5/5/2014 tarihli iki dilekçe yazmıştır. Anılan dilekçeler şu şekildedir:"Cezaevi Müdürlüğüne Ankara28/4/2014 tarihinde cezasını bitirip tahliye hakkı kazanan A.S. Arkadaşımızın tahliyesi idare gözlem kurulunca keyfi, maksatlı bir şekilde engellenmiş, bu durum pişmanlığı dayatmak için gayri ahlaki bir şekilde bir tehdit aracı gibi kullanılmıştır. Bu karar ve karara gerekçe yapılan hususlar nezdinde hepimize kimliksizleşme, apolitikleşme, nedamet getirme dayatılmakta ve arkadaşımız cezaevi idaresince yeniden yargılanarak yeni bir cezaya tabi tutulmuş olmaktadır. Arkadaşımızın iyi halli olmaması; yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmemesi, kurumda uygulanan iyileştirme programlarına katılmaması gibi gerekçelere dayandırılmıştır. O halde ben de idarece gerekçe gösterilen ölçülere göre iyi halli olmayı reddediyor, bu temelde idarenin iyileştirme programı maksadıyla düzenlediği başta futbol turnuvası olmak üzere tüm kurs etkinliklerini süresiz olarak protesto edip çıkmayacağımı, politik kimliğimize, kişiliğimize dönük maksatlı, art niyetli yaklaşımlarını terk etmediği sürece cezaevi idaresinin düzenleyeceği hiçbir kurs ve etkinliğe bundan sonra da katılmayacağımı deklare ediyorum. Gereğini bilginize sunarım.Cezaevi Müdürlüğüne AnkaraA.S. arkadaşımın tahliyesini engelleyen karara imza koymanızı eğitimci, öğretmen B.P., psikolog K.Y. ve sosyal çalışmacı K.İ.B. nin eğitimci veya sosyolog kimliğinizle bağdaştırmıyor, karardaki payınızdan dolayı sizi kınıyorum. Gereğinin yapılmasını bilgilerinize arz ederim." Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) 23/5/2014 tarihinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan dilekçedeki ifadeleri nedeniyle başvurucunun "1 ay süreyle bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma" disiplin cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Disiplin Kurulu başvurucunun dilekçelerinde Kurum görevlilerine karşı uygun olmayan, rencide edici ve suçlayıcı ifadeler kullanıldığının tespit edildiğini belirtmiştir. Söz konusu kararla başvurucuyla birlikte aynı Kurumda bulunan otuz sekiz hükümlü ve/veya tutuklu da aynı konuda Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne yazdıkları dilekçelerindeki ifadeleri nedeniyle ve aynı gerekçeyle anılan disiplin cezasıyla cezalandırılmışlardır. Başvurucu söz konusu karara karşı Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyette bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği, başvurucuyla birlikte yirmi yedi hükümlü ve/veya tutuklunun şikâyetini reddetmiştir. İnfaz Hâkimliği; başvurucu ve diğer şikâyetçilerin şikâyet konusu dilekçelerinde Kurum görevlilerini kınadıklarını, görevleri ile yaptıkları işin bağdaşmadığından ve kendilerine pişmanlığın dayatıldığından bahsettiklerini belirterek Kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf ettikleri sonucuna ulaşmıştır. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesi, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle itirazı reddetmiştir. Ret kararı başvurucuya 26/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır." 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:"(2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:…e) Kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek veya davranışta bulunmak.…"