4. Hukuk Dairesi 2023/392 E. , 2023/2202 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi …
**4. Hukuk Dairesi 2023/392 E. , 2023/2202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı kurumun işletme ve sorumluluğunda bulunan enerji iletim hattının 52 ve 53 nolu direkler arasında kalan bölümünde davalılardan ... tarafından, Havza-Vezirköprü karayolu çalışmaları esnasında karayolu kotunun Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ne aykırı olacak şekilde yükseltildiği, diğer davalılar tarafından da belirtilen direkler arasında bulunan 647 ada 1 ve 2 nolu parsellerde dolgu çalışması yapılmak suretiyle iletkenlerin düşey mesafe sınırlarının ihlal edildiğini belirterek, davacı kurumun deplase işlemi nedeniyle ödemiş olduğu 228.279,69 TL'nin 15.10.2010 tarihinden faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekilleri; sorumluluklarının olmadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2014/78 Esas 2016/6 sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 113.748,53 TL maddi tazminatın 15.10.2010 tarihinden ticari faizi ile beraber kusur oranlarına göre davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 15.05.2018 tarihli 2016/6539 Esas 2018/4168 sayılı kararı ile "...Davalılardan ... ve ..., birer kamu tüzel kişisidir ve işlem ve eylemleri Anayasa hükmü gereği de kamusal nitelik taşımakta olup, adı geçen davalılar yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. maddesi gereği idari yargı yerinde dava açılması gerekmektedir. Bu nedenle, anılan davalılar bakımından yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin davanın esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Davalılar ... ve ... yönünden idari yargının görevli olduğu" gerekçesi ile yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eldeki davada adli yargı yerinin görevli olduğunu, görevsizlik kararının hatalı olduğunu, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiğini, görevsizlik kararı nedeniyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ne aykırı şekilde zemin ile elektrik iletim hattı mesafesinin ihlal edilmesi nedeniyle davacı kurum tarafından ödenen meblağın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.