(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3197 E. , 2008/4313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalı aleyhine 16.10.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bü
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3197 E. , 2008/4313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalı aleyhine 16.10.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, tarla niteliği ile kullandığı 189 ve 500 parsel numaralı taşınmazlarının batı bölümünden geçen yoldan su taşkınına maruz kalmadığı halde muhtarlıkça bu yolun 522 ve 523 parsele sınır teşkil eden bölümünden güneyden kuzeye doğru akmakta olan suları taşıyan ark var iken, bu arkın kapatıldığını ve krokide kırmızı ile boyanmış bölümünden yola "büz" konulmak sureti ile kendiliğinden akan suların mülkiyetindeki 189 ve 500 parsel nolu taşınmazlara geçtiğini ve böylece taşınmazında bozulmaya ve mahsulde azalmaya sebep olduğunu bildirerek suların doğal akışını sağlayacak biçimde eski halin yeniden yaratılması için muhtarlığın yaptığı elatmanın önlenmesini istemiş, davalı ... temsilen muhtar, davanın reddini savunmuş, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Keşifte hazır edilen teknik bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31.07.2007 günlü rapora göre; davacı taşınmazlarının batısından geçen yolun taşkına sebep olunduğu ileri sürülen yerde 189 parsel yönündeki bölümü ile 522 parsel numaralı taşınmaza sınır teşkil eden bölümü arasında yükseklik farkı bulunduğu ve bu farklılığın 189 parsel sınırında yol zemininin daha yüksekte, 522 parsel bölümünde ise daha düşük kaldığı şeklindedir. Bu anlatım biçimine göre arazinin doğal eğimi ile hareket eden ve yol ile 521, 522 ve 523 parsellerin sınır teşkil ettiği yerde ark biçiminde oluşan zeminden akan suların beşeri bir müdahalenin bulunmadığı zamanlarda yolun güneyindeki arazilere zarar vermeden akması gerekir. Davacı iddiası ile bilirkişi raporlarından böyle bir durumun varlığı sezilebilmekte ise de yargılama hukukunda sezgilerden hareketle hüküm oluşturulamayacağına göre de kuşkulu hale gelen doğal yapı ve bu yapı gereği yörede oluşan yağmur ve kar suları ile doğal olarak akan suların önceki istikametlerinin neden ibaret olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılmalı ve Türk Medeni Kanunu'nun 742 ve 743, maddelerde öngörülen kurallar da göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yetersiz inceleme ve hükmü izlemeye imkan sağlamayan raporlar ile karar verilmiş bulunması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 31.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.