8. Hukuk Dairesi 2017/9569 E. , 2017/2754 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş bozma kararı üzerine Mahkemece direnme kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ..., dava dilekçesinde bel…
**8. Hukuk Dairesi 2017/9569 E. , 2017/2754 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş bozma kararı üzerine Mahkemece direnme kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ..., dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin davacı jest ve güvene dayalı olarak taşınmazı davalıya devrettiğini beyan etmiş olup davacının gizli bağışta bulunduğunun davacı ikrarı ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair ilk kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 25.11.2015 tarih, 2014/13769 esas-2015/21139 karar sayılı ilamı onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine Dairenin 10.05.2016 tarih, 2016/1640 esas-2016/8613 karar sayılı ilamı ile “...somut olayda, davacı, tasfiyeye konu taşınmazı bir jest ve güvene dayalı olarak karşılıksız eşine devrettiğini bildirmiştir. Bağışı çağrıştıracak başka bir kavram, kelime veya söze dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Davada, davacı tarafın bağış iradesi ve kastı olmadığı anlaşıldığına göre Mahkemece, mevcut ve toplanacak tüm taraf delillerinin birlikte değerlendirilerek, yukarıda belirtilen ilke ve esaslar da dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır...” gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece önceki hükümde direnilmesine karar verilmesi üzerine, anılan direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'na eklenen geçici 4/1. maddesi uyarınca, inceleme yapılmak üzere, dosya Dairemize gönderilmiştir. Mahkemece, kısa kararda “Yargıtay 8 Hukuk Dairesinin bozma ilamına direnilmesine” karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “Yargıtay 8 Hukuk Dairesinin bozma ilamına direnilmesine, davanın reddine” denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu çelişki mahkemelere olan güveni sarsmaktadır. Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK md.298/2). 6100 sayılı HMK'nun 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.