1. Ceza Dairesi 2024/99 E. , 2025/4320 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1640 E., 2023/1630 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 28…
**1. Ceza Dairesi 2024/99 E. , 2025/4320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1640 E., 2023/1630 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2023 tarihli ve 2023/202 Esas, 2023/264 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararı ile, sanık hakkında; a) Maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/1640 Esas, 2023/1630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar ...,...,..., ve ... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca yargılama gideri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğine, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılanlar...,...,..., ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tasarlama olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlama olduğuna, eksik ceza tayin edildiğine, haksız tahrik ile takdiri indirimin uygulanmaması, sanığın üst hadden indirimsiz cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığına, maktul ...'ye yönelen eylemin suç vasfının taksirle öldürme olduğuna, haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık müdafiine 16.11.2023 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, sanık müdafiinin yasal süresi içinde, 01.12.2023 tarihinde, temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki temyiz isteminin süresinden sonra yapıldığı gerekçesi ile reddine yönelen görüşe iştirak olunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç aletinin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, isabet yerleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın maktullere yönelen kastının öldürmeye yönelik olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, suç vasıflarının kasten öldürme olarak kabulü ile belirlenen yaptırımlarda isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılanlar...,...,..., ve .... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Dosya kapsamına göre; sanık ile maktul ...'nin 16.09.2007 tarihinde evlendikleri, müşterek 3 çocuklarının olduğu, maktul ... ile maktul ...'ın 2020 yılında aynı pastanede çalışmaya başladıkları, bir süre sonra aralarında duygusal ve cinsel boyutta ilişki olduğu, sanığın bu ilişkiyi öğrenmesi üzerine sanık ile maktul ...'nin 09.10.2020 tarihinde resmi olarak boşandıkları, maktul ...'nin evlilik birliği içinde sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak maktul ... ile birçok kez cinsel ilişkiye girmek suretiyle sanığı aldattığı ve bu nedenle sanığın evliliğini sona erdirmek zorunda kaldığı, bu durumun sanıkta yarattığı şiddetli elem ve öfke nedeniyle olay günü birlikte arabaya bindiğini gördüğü maktullerin aracına binerek onlarla tartıştığı ve silahını çıkararak maktullere ateş ettiği, maktullerin vurularak hayatlarını kaybettikleri olayda, maktullerden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle 12 ile 18 arasında ceza öngören 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/1640 Esas, 2023/1630 Karar sayılı kararının, haksız tahrik indirimi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, KARŞI OY Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile; sanık hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1. maddeleri uyarınca 25 yıl, maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın istinafı üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi; sanık hakkında istinaf başvurularının yargılama gideri yönünden düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairemizin çoğunluk görüşü ile sanık hakkında maktullere yönelik kasten öldürme suçundan makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği belirtilerek Bozma kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının doğru olduğunu düşündüğümüzden, kararın onanması gerekirken bozulmasına karar veren sayın çoğunluk görüşüne, aşağıda belirtilen gerekçelerle muhalifiz. Şöyle ki; Dosya kapsamına göre; sanık ile maktul ...'nin 16.09.2007 tarihinde evlendikleri, müşterek 3 çocuklarının olduğu, maktul ... ile maktul ...'ın 2020 yılında aynı pastanede çalışmaya başladıkları, bir süre sonra aralarında duygusal ve cinsel boyutta ilişki olduğu, sanığın bu ilişkiyi öğrenmesi üzerine sanık ile maktul ...'nin 09.10.2020 tarihinde resmi olarak boşandıkları, ancak bu durumu gizledikleri ve aynı evde kalmaya devam ettikleri, bir süre sonra sanık ile maktul ...'nin tekrardan karı koca hayatı yaşamaya başladıkları, bu sırada maktul ...'nin maktul ... ile de görüşmeye devam ettiği ve bu durumun sanık tarafından bilindiği ve kabullenildiği, olay günü maktul ...'ın aracı ile maktul ...'yi ikametinden almaya geldiği, maktul ...'nin ön yolcu koltuğuna bindiği sırada sanığın da arka koltuğa bindiği, araç ile sakin bir yer olan olay yerine gittikleri, aracın içerisinde maktul ... ile sanığın tartıştığı, maktul ...'ın sanığa çocukları neden vermiyorsun diyerek küfür ettiği, sanığın erkekliğine laf ettiği, bunun üzerine sanığın silahını çıkararak maktullere ateş ettiği, maktullerin vurularak hayatlarını kaybettikleri olayda; sanık ile maktul ...'nin resmi olarak boşandıkları ve aralarında sadakat yükümlülüğünün kalmadığı, sanığın maktuller arasındaki ilişkinin devam ettiğini bildiği, bu durumu kabullendiği, maktul ...'ye yönelen eylemini haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlemediği anlaşıldığından, sanık hakkında maktul ...'ye yönelen kasten öldürme suçundan haksız tahrik hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu, olay günü sanık ile maktul ... arasında yaşanan tartışmada, maktul ...'tan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında sanık hakkında maktul ...'a yönelen kasten öldürme suçundan asgari hadden haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle 18 yıl hapis cezasına hükmolunmasının isabetli olduğu kanaatindeyiz. Sonuç olarak; sanık hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan haksız tahrik indirimi uygulanmaksızın 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 62/1. maddeleri uyarınca 25 yıl, maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan asgari hadden haksız tahrik indirimi uygulanarak 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararlar doğru olduğundan, kararların onanması gerekirken bozulmasına karar veren sayın çoğunluk kararına muhalifiz.