TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2025/47 Esas KARAR NO : 2025/111 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR: VEKİLİ : VEKİLİ : DAVALILAR: DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 06/05/2009 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 K. YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatif yetkilileri .... Kooperatifine ait ... ili ....ilçesi ... maha…
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/47 Esas - 2025/111 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2025/47 Esas KARAR NO : 2025/111 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR: VEKİLİ : VEKİLİ : DAVALILAR: DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 06/05/2009 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 K. YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatif yetkilileri .... Kooperatifine ait ... ili ....ilçesi ... mahallesi, .... ada ... parselde bulunan .. Blok .. numaralı taşınmazın devren satılık olduğunu öğrendiğini, daireyi gezip beğendiğini, 34.500.-TL karşılığında daireyi satın almak istediğini davalı kooperatif yöneticilerine söylediğini ve daireyi satın aldığını; ancak, dairenin anahtarının bir türlü davalılar tarafından kendisine verilmediğini, Belediye Fen ve İmar İşleri Müdürlüğüne giderek aldığı taşınmazın defter kayıtlarına baktığını, defterde ... ada ... parsel olduğu halde davalıların ... ada ... numaralı parsel olarak farklı şekilde kooperatif defterlerine kazıntı silinti, tahrifat yaparak kendisine gösterilen bitmiş dairenin ada parselinin bitmemiş olan dağ başındaki herhangi bir düz tarlada olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine ilgililer hakkında Sincan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, bu nedenlerle 34.500.-TL'nin 24.09.2007 tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsil edilmesine, dolandırıldığını anladığı andan itibaren manevi yönden yıprandığı için de 10.000.-TL manevi tazminat hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ...'un vekili ... 24.06.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinin 26.01.2023 tarihinde sona erdiğini ve kooperatifte o tarihten sonra herhangi bir görev almadığını belirtmiş ve buna ilişkin genel kurul tutanağı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığından alınan belgeyi ibraz ederek öncelikle husumet yönünden, daha sonra Ankara Batı ....Ağır Ceza Mahkemesinin ..... sayılı dosyadan müvekkili hakkında verdiği beraat kararını öne sürerek davanın reddini talep etmiştir. Sunulan yönetim kurulu karar defteri fotokopisinde yönetim kurulu başkan ve üyesi olarak isminin bulunmadığı görülmektedir. Davalılardan Halil İbrahim İnan varislerinin vekil aracılığıyla vermiş oldukları cevap dilekçesinde özetle; ...'ın arsa sahibi olduğunu ve dava açılmazdan önce 26.03.2009 tarihinde vefat etmiş olduğunu, dolayısıyla işbu davada taraf olamayacağını, müvekkillerinin murisi...'ın belirtilen sürede inşaatın bitirilememesi nedeniyle kooperatif yönetimi ile ters düştüğü ve bundan sonra irtibatının kesildiğini, davacının bizzat kooperatif yöneticileri tarafından dolandırılmış olduğunu, ...'un kooperatifle ilgisinin bulunmadığını, davalı kooperatif yöneticileri hakkında Sincan CBS de yürütülen bir soruşturma bulunduğunu beyan etmiştir. Davalı müflis kooperatif iflas idaresinin herhangi bir açıklama ve savunmada bulunmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2009 tarih ...... Esas..... Karar sayılı iflas kararı, Ankara Batı İflas Müdürlüğünün ..... iflas sayılı dosyası, Ankara Batı..... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, kooperatif kayıtları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, tazminat talebine ilişkindir. Ankara Batı (Sincan) Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... E. .....K. Sayılı kararı ile, Davalı kooperatif hakkında dava tarihinden sonra Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2009 tarih .....E..... K. sayılı kararı ile iflas kararı verildiği ve iflas kararının kesinleşmesine müteakip tasfiyenin Sincan İflas Müdürlüğünde açılıp ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, bu durumda iflas kararının kesinleşmesini müteakip davalı hakkında yürütülen davanın, sıra cetveline kayıt davasına dönüştüğü, İİK'nun 235.maddesi hükmü gereğince bu davanın iflas kararını veren Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esasına kayden gönderilmiş, bölünme sonrası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Ankara Batı (Sincan) Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2009 tarihli ve ..... Esas ..... karar sayılı kararı ile,...koperatifinin 17/06/2009 günü saat 10.30 itibariyle iflasına karar verildiği kararın 24/09/2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ankara Batı (Sincan) ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlendirmesiyle bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 27/10/2010 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Sayın Mahkemenizce verilmiş olan, "davacıya satışa ilişkin Genel Kurul ve Yönetim kurulu kararı olup olmadığı hususunda" inceleme görevi çerçevesinde davacının da taraf olduğu, Sincan ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin..... E sayılı dosyasında mevcut belgeler üzerinde yapılan inceleme ile; Davacıya satışa ilişkin Genel Kurul Kararı mevcut olmadığı, Kooperatif Yöneticileri ... ve ....'un imzalarını ve 25/06/2008 tarihini taşıyan, "sözleşme” başlıklı, "Kooperatifimizin üyesi bulunan....'ın normal üyeliği, 25/06/2008 tarihindeki başvurusu değerlendirilerek peşin üyeliğe çevrilmiş olup, .... ada,... no'lu parsel üzerinde bulunan B blok 15 nolu daire...'a verilmiştir. Bu karar kooperatif defterlerine işlenmiştir. Bunun dışında ....'ın kooperatifimize bu günden sonra herhangi bir borcu yoktur” şeklinde tutanaktan, davacı ile davalı kooperatif yönetim kurulu arasında normal üyeliğinin peşin üyeliğe dönüştürülmesi şeklinde karar verilmiş olduğu, Yönetim Kurulu Karar Defterinde, davacının üyeliği ile ilgili, "Normal üye Girişi Hak" konulu 28/09/2007..... no'lu kararı ile “Yönetim Kurulu olarak toplanarak, ... numaralı üyesi bulunan ....'na ait 24 Eylül 2007 tarihinde .... Noter kanalı ile...'a devretmesi oy birliği ile kabul edilmiştir "şeklinde yönetim kurulu kararının mevcut olduğu tespit edilmiştir...” denilmiştir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kooperatifler emekli baş kontrolörü .... tarafından 07/05/2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının Ana sözleşmenin 17. Maddesine uygun olarak ortaklığı ...'ndan devraldığı, devir işleminin kooperatif yönetim kurulunun 28/09/2007 tarihli ve ... sayılı kararıyla kabul edildiği, bu durumda davacının 8/09/2007 tarihinden itibaren kooperatifin ortağı olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca dosyadaki belgelerden davacının kooperatif ortaklığından ayrıldığına veya ihraç edildiğine ilişkin bir bilgi bulunmadığından halen müflis kooperatifin ortağı olduğu, devir işleminin kabulünden sonra davacı ile kooperatif arasında yapılan sözleşmeye göre davacının peşin ödemeli ortak statüsüne geçtiği, ancak dosyadaki mevcut genel kurul kararlarından peşin ödemeli ortaklığın kabulüne ilişkin alınmış bir genel kurul kararına rastlanmadığı, davalı ile davacının yaptığı sözleşmenin içerik itibariyle gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olduğu, ama şekil şartına uymadığı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin noterde düzenlenmesi gerektiği, yapılan bu sözleşmenin geçersiz olduğu, 05/10/2007 günü ..... Noterliği tarafından çekilen kura sonucuna göre .. blok ... numaralı bağımsız bölümün ...i isimli şahsa isabet ettiğinin görüldüğü, bu nedenle söz konusu bağımsız bölümün davacıya tahsis edilmesinin mümkün olmadığı, satışın geçersiz veya imkansız olduğu durumlarda iadenin kapsam ve miktarının Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre denkleştirici adalet prensibi ile belirlenmesi gerektiği, buna göre iade edilecek meblağın kapsam ve miktarının fakirleşenin, fakirleşmeyi öğrendiği zaman itibariyle hesaplanması gerektiği, halen kooperatif ortaklığını sürdürdüğü anlaşılan davacının ortaklığa kabul tarihi itibariyle ortaklık payı olan 34.150-TL ve kooperatife ödediği 2.150-TL ile birlikte toplam ödemesinin 36.300-TL olduğu, bu tutarın kendisine tapu devrinin yapılamayacağını öğrendiği tarih olan 03/02/2009 tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünün belirlendiği, bunun 45.078-TL olarak hesap edildiği, davacının 08/03/2008 tarihli 2.150-TL tutarındaki ödemesinin de 03/02/2009 tarihi itibariyle 2.502,60-TL olduğu, davacının toplam olarak ödediği paranın alım gücünün 47.580,60-TL olarak hesaplandığı..." belirtilmiştir. Ankara Batı (Sincan) Batı Asliye Ticaret Mahkemesince Dr. Öğr. ... tarafından düzenlenen 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacının zararının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin yapılan değerlendirmede: “Dava dosyasına mübrez bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı ....'ın ... Noterliğinin 24/09/2007 tarih ve ... sayılı devir sözleşmesi ile....'a ait...'da..... Koop'daki ... nolu üyelik hak ve hissesinin tamamını 34.500,00 TL bedel ile devir aldığı tespit edilmiş ancak bir ödeme makbuzu görülmemiştir..... tarafından imzalanan dilekçede kooperatifin ... numaralı üyesi olduğu ve üyelik haklarının tamamının ....'a .... Noterliğinin 24/09/2007 tarih ve... sayılı üyelik hakkı devir sözleşmesi ile devrettiği beyan edilmiş, Yönetim Kurulu Başkanı ... ile Yönetim Kurulu 2. ...'nun imzaladığı Karar Defteri fotokopisinde, “... numaralı üyesi bulunan ....'na 24 Eylül 2007 tarihinde ... ... Noter Kanalı ile ...'a devretmesi oy birliği ile kabul edilmiştir” ifadesinin deftere kaydedildiği görülmüştür. Bu işlem sonrasında tahsil fişlerine göre, davacı ...'ın 08/03/2008 tarihinde Mart, Nisan ve Mayıs ayları üyelik aidatları olarak 2.250,00-YTL'lik ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının 24/09/2007 tarihinde 34.500,00-TL, 08/03/2008 tarihinde 2.250,00 TL olmak üzere toplam 36.750,00-TL ödeme yaptığı hesaplanmıştır. Davacı ile kooperatif yöneticileri Yönetim Kurulu Başkanı ... ve Yönetim Kurulu ikinci Başkanı .... arasında düzenlenen sözleşmede, ....'ın normal üyeliğinin 25/06/2008 tarihindeki başvurusunun değerlendirilerek peşin üyeliğe çevrildiği ve .... ada ... no'lu parsel üzerinde bulunan... Blok ... no'lu dairenin ....'a verildiği, bu kararın karar defterine işlendiği ifade edilmiştir. Ancak dava dosyasında yer alan karar defteri fotokopilerinde böyle bir karara rastlanmadığı gibi herhangi bir Genel Kurul Kararı da görülmemiştir. Nitekim Ankara.... Noterliğinin 05/10/2007 tarih .... yevmiye numarasına kayıtlı "Düzenleme Şeklinde Kura Çekiliş Tespit Tutanağı ” incelendiğinde,.kooparatif adına A ve B bloktan oluşan 26 dairenin kura çekilişinin yapıldığı, çekiliş sonucunda, davacı iddiasına konu ... Blok ... no'lu dairenin ...'ye çıktığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlığa konu .. Blok.. no'lu dairenin ....'a verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla .... ada ... parselde bulunan .. Blok ... numaralı taşınmazı satın almak maksadı ile kooperatife katılan davacının 24/09/2007 tarihinde ödediği 34.500.00 TL, ancak devir eden .... 'nun kooperatife 34.150,00-TL ödediği, bu kapsamda 350.00-TL'lik farkın...'nun kârı olduğu, davacının kooperatif payının 34.150.00-TL olduğu, davacının ayrıca 08/03/2008 tarihinde 2.250,00 TL aidat ödediği, bu işlemler neticesinde davacının toplam 36.400,00 TL karşılığında uyuşmazlığa konu daireyi satın alamadığı, bu anlamda bir maddi zararının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Söz konusu zararın 19/04/2024 dava tarihi itibariyle ne kadar olabileceği hususu aşağıda değerlendirilmiştir. Zarar tutarı, tüketici fiyat endeksi, altın, sepet kur ve asgari ücret göstergeleri kullanılarak ayrı ayrı dava tarihine getirilmiş, ilgili tutarların ortalaması alınarak Davacının 24/09/2007 tarihinde ödediği 34.150,00-TL'nin dava tarihi itibariyle değerinin ortalama 1.425.864,53-TL'dir. Gene 08/03/2008 tarihinde ödediği 2.250,00-TL'nin dava tarihi itibariyle ortalama değeri 67.780,92-TL'dir. Bu hesaplama neticesinde davacının kooperatife ödediği tutarın 19/04/2024 dava tarihi itibariyle değerinin 1.493.645,45-TL olduğu hesaplanmıştır..." denilmiştir. Mahkememizce alınan ve görevsiz mahkemece alınan raporların hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmadığı anlaşıldığından dosya bilirkişi....'a tevdi edilmiş düzenlenen 18/07/2025 tarihli raporun uyuşmazlığı giderici, ayrıntılı, gerekçeli ve mahkememizin denetimine elverişli olması gözetilerek işbu rapor hükme esas alınmıştır. Davacı davalı kooperatiften daire alacağı inancıyla ödeme yaptığını ancak daireyi alamadığını iddia ederek davalı kooperatif ile davalı arsa sahipleri ve davalı kooperatif yöneticilerine Ankara Batı ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla eldeki bu davayı açmış, yargılama devam ederken davalı arsa sahibi ...'ın vefat etmesi üzerine mirasçılarını davaya dahil etmesi için mahkemece süre verilmesine rağmen doğru olmayan bir usulle davalı ... mirasçılarını ve diğer tüm davalıları yeniden hasım göstererek Ankara Batı .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasıyla yeniden dava açmış ve bu dava asıl dava ile birleştirilmiştir. Bu nedenle birleşen Ankara Batı.....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının ek dava niteliğinde olmadığı, aynı talep ve aynı davalılara karşı açıldığı, açılma nedeninin mirasçıları hasım göstermek olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 24 Eylül 2007 tarihli ve ... yevmiye numaralı Etimesgut Noterliğinde yapılan “Kooperatif Üyelik Hakkı Devir Sözleşmesi” ile göre ...'nun ...kooperatifindeki ... no'lu üyelik hak ve hissesini ...'a devir ve temlik etmesinin bir satış sözleşmesi değil, Kooperatifler Kanunu'nun 14'üncü maddesinde düzenlenen ortaklığın devri sözleşmesi olduğu, .... Sayılı Kooperatifler Kanunu m. 14/2'deki “Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder” hükmü uyarınca kooperatif ortaklığının devri olduğu, ... Kooperatifi Başkanlığına hitaben yazdığı 24/09/2007 tarihli dilekçesi ile, kooperatifin ... numaralı ortağı olduğunu, .... Noterliğinin 24 Eylül 2007 tarih ve .... sayılı üyelik hakkı devir sözleşmesi ile ...'a devrettiğini bildirmiş, 28/09/2007 tarihli ve .. sayılı yönetim kurulu kararında; “ ... numaralı üyesi bulunan ... 'na Noter 24 Eylül 2007 tarihinde ..... Noter kanalı ile...'a devretmesi oybirliği ile kabul edilmiştir” denilmiş, yapılan işlem ile Yasanın 14/2'nci maddesinde düzenlenen “Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder” hükmünün yerine getirildiği, böylece davacının 28/09/2007 tarihi itibariyle kooperatif ortağı olduğu, Davacı tarafından 08/03/2008 tarihli ve ... numaralı kasa tahsil fişi ile kooperatife 2.250-TL aidat ödenmesiyle, hem davacı tarafından hem de kooperatif tarafından davacının kooperatif ortağı olduğunun tekrar tescil edilmiş olduğu, Dosyada bulunan “Sözleşme" başlıklı bir yazıda: Kooperatifimizin üyesi bulunan 25/06/2008 tarihinde başvurusu değerlendirilerek peşin üyeliğe çevrilmiş olup 46159 ada 5 nolu parsel üzerinde bulunan daire...'a verilmiştir. Bu karar kooperatif defterine işlenmiştir. Bunun dışında...'ın kooperatifimize bu günden sonra herhangi bir borcu kalmamıştır, 25/06/2008” şeklinde karar alındığı, ne yasada ne de ana sözleşmede yönetim kurulunun istediği konutu istediği ortağa vermesi gibi bir düzenlemenin bulunmadığı, Ana sözleşmenin 63'üncü maddesinde “Konutlar, maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kura ile dağıtılır” denildiği, Yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olarak yapılan bu işlemin ceza davası konusu olduğu, Dava dilekçesinde davacının “... Kooperatifine ait.... ilçesi ... Mah. ... parselde bulunan .. blok ... numaralı taşınmazın devren satılık olduğunu öğrendiğini, daireyi gezip beğendiğini, 34.500,00-TL karşılığında daireyi satın almak istediğini davalı kooperatif yöneticilerine söylediğini ve daireyi satın aldığını” belirtmiş olup gayrimenkul satışlarının tapuya tecil ile mümkün olduğundan burada bir satışın değil, kooperatif ortaklığına girişin söz konusu olduğu, 1512 Sayılı Noterlik Kanununun 60'ncı maddesine göre taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noter huzurunda yapılması gerektiği, aynı Yasanın 61/A maddesine göre taşınmaz satış sözleşmesinin de noter huzurunda yapılması gerektiği dolayısıyla yapılan işlemin bir gayrimenkul satışı olmadığı, Davacının 28/09/2007 tarihinden beri kooperatif ortağı olduğu, ortaklıktan çıktığına veya çıkarıldığına ilişkin dosyada bir belge bulunmadığından davacının iflas etmiş olan kooperatifin ortağı olduğu, Dosyaya sunulan belgelerden peşin ödemeli ortak kaydedilebileceğine ilişkin alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından, davacının aidat ödeme yükümlülüğünün ortaklık ilişkisi sürdüğü müddetçe devam edecek bir ortaklık olduğu, Sincan Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/06/2009 tarih .... E. .... K. sayılı karar ile davalı kooperatifin iflasına karar verildiği ve iflas kararının kesinleşmesine müteakip tasfiyenin ... İflas Müdürlüğünde açılıp ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, bu ikinci alacaklılar toplantısından sonra kooperatiften alacaklılar kesinleşmiş olup davacının bu listede bulunmadığı belirtildiğinden davacının kooperatiften İİK hükümlerine göre alacaklı listesinde olmadığı, davacının bu listeye itiraz etmediği, Kooperatif ortaklarının kooperatifin sahipleri olduğu, kooperatif alacaklılarına karşı üçüncü kişi olmadıkları, kooperatif ortağının kooperatif ortaklığına ilişkin yaptığı ödemeler dolayısıyla kooperatifin alacaklısı olarak değerlendirilemeyeceği, kooperatif ortağı olarak yapmış olduğu ödemelerin iflas etmiş olan kooperatiften tazminat olarak istenemeyeceği, Davacının maddi zararının bulunup bulunmadığı hususunda yapılan ödemeler dolayısıyla davacının maddi zararının bulunduğu, bilirkişi tarafından bir hesaplama yapılmış ise de; hesaplama neticesinde davacının kooperatife ödediği tutarın 19/04/2024 dava tarihi itibariyle değerinin 1.493.645,45-TL olduğu böylece davacının bu miktar zararı bulunduğu ancak bu hesaplamanın alacaklılar için söz konusu olabileceği, kooperatifin ortakları için böyle bir hesaplamanın olmayacağı, böyle bir hesaplamanın yapılması durumunda müflis kooperatifte ortaklığı devam eden tüm ortaklar için yapılacak bir uygulama olması gerektiği, bunun da iflas uygulamalarında mümkün olmadığı, Kooperatifler Kanununun 23'ncü maddesine göre tüm ortaklar hak ve vecibelerde eşit olduğundan iflastan arta kalan mamelekin tüm ortaklar tarafından paylaşılmasının söz konusu olabileceği, Bilirkişi raporunda denkleştirici adalet prensibi ile yapılan hesaplama neticesinde davacının kooperatife “ödediği tutarın 19/04/2024 dava tarihi itibariyle değerinin 1.493.645,45-TL olduğu, böyle bir zararın kooperatife para ödeyip de bunun karşılığında alınması planlanan daireyi alamayan tüm ortaklar için söz konusu olduğu, hiçbir ortağın daire alamadığı, Yasa hükmüne göre tüm ortakların hak ve vecibelerde eşit oldukları, diğer tüm ortakların uğradıkları zararları alamamışken davacı kooperatif üyesinin zararının giderilmesinin kooperatif hukukunun temel ilkelerinden olan eşitlik ilkesine aykırı olacağı, davacının ancak iflas masasına kayıt ve kabul talebiyle alacak başvurusu yapabileceği ve bütün ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine riayet edilerek alacağını tazmin edebileceği, ancak yukarıda bahsedildiği şekilde davacının iflas masasına bir başvurusunun bulunmadığı, Huzurdaki davadaki iddiaların daha önce ceza davası konusu olduğu, “Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... iddia sayılı iddianamesiyle: "Şikayetçilerin... faaliyet gösteren .... Yapı Kooperatifinin üyesi oldukları, şüphelilerin de aynı kooperatifte 2002 ila 2007 yılları arasında yöneticilik yaptıkları, yöneticilik yaptıkları süre içerisinde yaptıkları işlerle ilgili şikayetçilerin haklarında bazı usulsüz işlemler yapmasından dolayı şikayetçi oldukları. Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan hazırlık soruşturması sırasında şüphelilerin yöneticilik yaptıkları dönemlere ait kooperatif defter ve belgeler üzerinde bilirkişiler marifetiyle yaptırılan inceleme sonucu, ayrıntıları bilirkişi raporunda açıklandığı şekilde: şüphelilerin bir kısım hileli davranışlarıyla müştekileri aldatıp kendilerine yarar sağladıkları aynı daireyi noter satış sözleşmeleri ve yaptıkları protokollerle bir kaç kişiye sattıkları ve bu hususun açığa çıkmaması için de sahte resmi evraklar düzenledikleri bu şekilde mükerrer satış yoluyla müştekileri dolandırdıkları ve görevlerini kötüye kullandıkları, şikayetçi beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından; “ kamu davası açıldığı, ileri sürülen hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, Sayıştay uzman denetçileri tarafından hazırlanan 04/04/2018 tarihli bilirkişi incelemesinde; ... Kooperatifi Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri olan Şüphelilerin; a)-Genel Kurul Hazirun (Hazır Bulunanlar) listelerinde sahte imzalar kullanmak, b)-Noter huzurunda hak sahipleri belirlenmiş olan daireleri birden fazla kişiye peşin üyelik adı altında değişik zamanlarda peşin para ile satmak, c)-Toplanan aidatları ve peşin üyelik satış bedellerini herhangi bir banka hesabına intikal ettirmeksizin tek imza ile makbuz düzenleyerek tahsil etmek ve bu paraları kooperatifin yasal defter ve kayıtlarına intikal ettirmemek, d)-Kooperatife ait hiçbir borcun ödenmeyerek, kooperatifi iflas ettirmek, e)-Kooperatif adına birden fazla karar defteri ve kayıt dışı makbuzlar bastırmak, f)-Kooperatife ait mali hesap ve işlemleri, defter ve kayıtları üyelerden gizlemek ve yetkili makamlara istenildiği halde ibraz etmemek, Eylemleri ile, üzerlerine atılı bulunan, Görevi Kötüye Kullanma, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa Aykırılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Kooperatif Yöneticilerinin dolandırıcılığı, suçlarını oluşturan şekilde hareket ettiklerinin belirtildiği, Ankara Batı ... Ağır Ceza Mahkemesince ... Esas,... Karar no'lu kararı ile sanıklar hakkında TCK'nin ilgili hükümlerince çeşitli cezalar verildiği, dolayısıyla ileri sürülen hususların tamamının Ceza davası konusu da olup gerekli kararların verildiği, Kooperatif ile arsa sahibi ... arasında yapılan “Kat ve daire paylaşım sözleşmesi” nde arsa sahibinin hissesine düşen 14 dairenin belirlendiği, öncelikle arsa sahibinin bu sözleşmeden doğan alacağının söz konusu olduğu, Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2009 tarihli ve .... Esas sayılı kararı ile .... Kooperatifinin 17/06/2009 günü saat 10.30 itibariyle iflasına karar verildiği, İflas sürecinin bitirilmesi, alacakların tahsil edilmesi, borçların ödenmesinden sonra kalan meblağın ortaklara paylaştırılmasının söz konusu olacağı, davacının kooperatif ortağı olması dolayısıyla bu sürecin sonunun beklenmesi gerektiği, Kooperatifin hiçbir ortağının hissesine düşen daireyi alamadığı, davacının da ortak olup diğer 129 ortak gibi aynı haklara sahip ve yükümlülüklerin muhatabı olduğu İİK hükümlerine göre iflasın kapanmasından sonra kalan mamelekin ortaklar arasında paylaşımının söz konusu olabileceği, 1163 Sayılı Yasanın 23'üncü maddesinde; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler” hükmü gereğince kooperatiften bu aşamada ortak sıfatıyla tazminat talep edemeyeceği anlaşıldığından Davalı müflis ... Kooperatifine karşı açılan asıl ve birleşen (Ankara Batı ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas) davanın ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı dönemin kooperatif yöneticisi .... yönelik açılan asıl ve birleşen(Ankara Batı.... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas) dava hakkında mahkememize görevsizlikle gelen Ankara Batı...Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında verilen 05/01/2022 tarihli ek kararla feragat nedeniyle red kararı verildiğinden ve bu ek karar kesinleştiğinden adı geçen davalı hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ....r'e yönelik açılan asıl ve birleşen dava (Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası) davacı vekilinin 21/01/2010 tarihli beyan dilekçesiyle takip edilmediğinden adı geçen davalıya yönelik açılan davaların HMK'nın 150/1. ve 4. fıkraları uyarınca ayrı ayrı açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı müteveffa ... arsa sahibi olup, yukarıda açıklandığı üzere, kooperatifin arsa sahibine karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği, aralarındaki sözleşme uyarınca tapu devrinin yapılmadığı, dolayısıyla davacının kooperatif ortağı olarak arsa sahibine karşı husumet yöneltmesinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından bu davalıya ve mirasçılarına karşı yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Diğer davalıların ise kooperatif yöneticileri olduğu, davalı kooperatif yöneticilerine yöneltilen iddiaların ceza soruşturması konusu olduğu, bu itibarla Ankara Batı .... Ağır Ceza Mahkemesince .... Esas, .... Karar no'lu kararı ile söz konusu fiillerin cezalandırıldığı, davalı kooperatif yöneticilerinin kooperatif adına yaptıkları işlemler nedeniyle ancak kooperatifin uğradığı zararların kooperatif yöneticilerinin sorumluluğu ilkelerine göre tazmin edilebileceği, davacının ise şahsen/üye olarak uğradığı zararların tazminini istediği, yukarıda açıklanan gerekçelerle kooperatifin yöneticilerinden dolayı uğranılan zararların kooperatif hukuku ilkelerine göre belirtilen şekilde istenmesi mümkün olmayıp, davalı kooperatif yöneticilerine ve mirasçılarına karşı açılan davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı müflis .....Kooperatifine karşı açılan asıl ve birleşen (Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/104 esas) davanın ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Davalı...na yönelik açılan asıl ve birleşen(Ankara Batı .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas) dava hakkında mahkememize görevsizlikle gelen Ankara Batı ....Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında verilen 05/01/2022 tarihli ek kararla feragat nedeniyle red kararı verildiğinden ve bu ek karar kesinleştiğinden adı geçen davalı hakkında yeniden hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı ....'e yönelik açılan asıl ve birleşen dava (Ankara Batı... Asliye Hukuk Mahkemesinin ....esas sayılı dosyası) davacı vekilinin 21/01/2010 tarihli beyan dilekçesiyle takip edilmediğinden adı geçen davalıya yönelik açılan davaların HMK'nın 150/1. ve 4. fıkraları uyarınca ayrı ayrı açılmamış SAYILMASINA, 4-Asıl ve birleşen (Ankara Batı.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas) davada diğer davalılara yönelik taleplerin pasif husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE, Birleşen Ankara Batı ....Asliye Hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan davanın davalı .... mirasçılarını davaya dahil etme amacıyla açıldığı ve ek dava niteliğinde olmadığı anlaşıldığından; 5-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, asıl davada peşin alınan 600,80 TL ile birleşen davada peşin alınan 118,80 TL toplamı 719,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 104,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-Davalı ..., ... ve... Komşular KYK'nın kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2 maddesi gereğince hesap edilen davalılar ...ve ... için 30.000,00 TL, müflis ... KYK. için 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/10/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza