İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :01/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2025 tarihli ve 2025/458 Esas- 2025/875 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin faaliyet alanının dış giyim eşyalarının toptan ticareti olduğunu, şirketin varlıkl…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/341 - 2026/739 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/341 KARAR NO : 2026/739 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2025 NUMARASI : 2025/458 Esas - 2025/875 Karar DAVACI : ... HAZIR GİYİM DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER : 1- VEKİLİ : AV. DAVA : Konkordato İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :01/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2025 tarihli ve 2025/458 Esas- 2025/875 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin faaliyet alanının dış giyim eşyalarının toptan ticareti olduğunu, şirketin varlıklarının 158.080.376,00-TL, borç toplamının 96.138.774,00-TL'den fazla olduğunu, 31.03.2025 tarihi itibari ile 61.941.602,00-TL öz kaynağı bulunduğunu, Rayiç Değer Esasına Göre Düzenlenen Bilanço incelendiğinde şirket varlıklarının şirket borçlarını karşılama yeterliğine sahip olduğunu, şirketin borca batık olmadığını, şirketin ticari faaliyetlerine sorunsuz şekilde devam ederken, ülkede yaşanan enflasyon ve bankaların kredi vermeyi durdurması, verse dahi yüksek faiz oranları nedenleriyle ödeme dengesinin bozulduğunu, meydana gelen yüksek faiz maliyetlerinin şirketin kredi faizleri ile finansman giderlerini arttırdığını, bu sebeplerle nakit ihtiyacının oluştuğunu, vadesi gelmiş veya yakın vadeli çeklerin ödenmeme riskinin meydana geldiğini, kredi kullanamamanın ve enflasyon karşısındaki zorluğunun yanında bir de ödemelerini alamayarak ciddi bir nakit akış zorluğuna düştüğünü, konkordato kapsamında değerlendirilebilecek toplam 88.273.927,00-TL tutarındaki anapara borçlarının tenzilat talep edilmeden, tüm alacaklılara konkordato tasdik kararını takip eden ay sonunda başlamak üzere 3 yıl vade ile her ayın son gününde ödenmek üzere 36 aylık eşit taksitler halinde ve ilave faiz ödemesi de (Aylık %2) yapılmak suretiyle ödenmesinin planlandığını, konkordato kapsamı dahilindeki olan borçlarının ilave 32.661.353,00-TL faiz ödemesi ile birlikte toplamda 120.935.280,00-TL olarak geri ödenmesinin planlandığını, şirketin iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo hazırlandığını, borçlu şirketin iflâsı halinde muhtemel satış fiyatı esasına göre varlıkların değeri 81.933.582,00-TL olarak hesaplandığını, iflas halinde 31.03.2025 tarihi itibariyle listelenen borçların tamamı alacaklarına kavuşamayacaklarını, alacaklıların 14.205.193,00-TL alacaklarından mahrum olacaklarını, ancak konkordato kabul edilirse alacaklıların alacaklarının tamamını alacaklarını, şirketin çalışan mevcut işçilerini koruyacak ve yeni istihdamlarda da bulunacağını, şirket ortağının da şahsi varlıkları ve tüm gücü ile tasarruf tedbirleri alarak destek olacağını, şirketin üretim faaliyetinin temini amacıyla piyasadan yapılacak alışverişler nedeniyle diğer tedarikçiler de faaliyetlerine devam edeceğini, dolayısıyla her yönü ile dövizdeki çalkantıya ve ekonomik krize rağmen ticari çarkın işleyişine katkıda bulunulmuş olunacağını, şirketin çalışmalarına devam ederken, alınan tasarruf tedbirleri ile giderlerini sabit tutması ile daha düşük maliyetli iş devamı sağlanacağını, bundan böyle faiz yükü azalacak ve kaynak yaratıcı değerlerin bir araya getirilmesiyle şirketin aktif-pasif dengesi ve nakit akışı olumlu yönde etkileneceğini, öngörülen projenin uygulanmasıyla, aktif-pasif dengesinin kurularak şirketin borçlarının sıfırlanması kuvvetle muhtemel göründüğünü, konkordato talebinin tamamen iyi niyet esasına dayalı olup, tüm alacaklıları mağdur etmeyecek bir plan doğrultusunda hazırlandığını, alacaklıların herhangi bir tenzilat talep edilmediği gibi mevcut ana para borçlarına ödeme günlerindeki öngörüler paralelinde (2026 yılı OVP Enflasyon beklentilerinin üzerinde) ilave bir faiz ödemesi de (Aylık %2-Yıllık %24) planlandığını, teklif edecekleri geri ödeme planlarının kabul edilmesi durumunda şirketin varlık bütünlüğü korunarak yasada belirtilmiş olan amaca uygun olarak faaliyetlerine devamının da sağlanmış olacağını, konkordato kapsamında değerlendirilebilecek toplam 88.273.927,00-TL tutarındaki anapara borçlarının, tenzilat talep edilmeden, tüm alacaklılara konkordato tasdik kararını takip eden ay sonunda başlamak üzere 3 yıl vade ile her ayın son gününde ödenmek üzere 36 aylık eşit taksitler halinde ve ilave faiz ödemesi de (Aylık %2) yapılmak suretiyle ödeneceğini, konkordato kapsamı dahilindeki olan borçlarımız ilave 32.661.353,00-TL faiz ödemesi ile birlikte toplamda 120.935.280-TL olarak geri ödenmesi planlandığını, ipotekli / rehinli alacaklar kapsamında değerlendirilebilecek toplam 1.523.991,00-TL tutarındaki anapara borçlarının, tenzilat talep edilmeden, tüm alacaklılara konkordato tasdik kararını takip eden ay sonunda başlamak üzere 3 yıl vade ile her ayın son gününde ödenmek üzere 36 aylık eşit taksitler halinde ve ilave faiz ödemesi de (Aylık %2) yapılmak suretiyle ödeneceğini, borçlara ilave 563.877,00-TL faiz ödemesi ile birlikte toplamda 2.087.868,00-TL olarak geri ödenmesinin planlandığını, çek karşılığı ipotekli alacaklar kapsamında değerlendirilebilecek toplam 2.152.497,00-TL tutarındaki anapara borçlarının, tenzilat talep edilmeden, tüm alacaklılara tahsile konan çeklerin tahsil edilmesi ile birlikte vade gözetmeksizin mahsup yolu ile ödenmesinin planlandığını, imtiyazlı olarak değerlendirilebilecek toplam 1.666.292,00-TL tutarındaki kamuya olan anapara borçlarının, tenzilat talep edilmeden, tüm alacaklılara 2025 Temmuz ayından başlamak üzere 2 yıl vade ile her ayın son gününde ödenmek üzere 24 aylık eşit taksitler halinde ve (6183 sayılı Amme Alacakları Kanununda belirtilen faiz oranı ile) ilave faiz ödemesi de (Aylık %4,5) yapılmak suretiyle ödeneceğini, kamuya olan borçlara ilave 937.289,00-TL faiz ödemesi ile birlikte toplamda 26.443.852,00-TL olarak geri ödenmesinin planlandığını, imtiyazlı alacaklardan işçi alacaklarının vadesinde ödenmeye devam edileceğini, izah edilen sebeplerle davanın kabulü ile davacı müvekkili hakkında İİK’nun 287. maddesi uyarınca 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini, İİK’nun 294. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, devamında kesin mühlet kararı verilmesini, konkordato teklifinin kabulüne ve konkordatonun tasdikine ve ayrıca bu tasdikin ilanına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Konkordato komiseri mahkememize 08/09/2025 ve 10/11/2025 tarihli raporlar sunmuştur. Bu raporların incelenmesi sonucu öncelikle davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık olmadığı anlaşılmıştır. Davacı konkordato ön projesinde konkordatoya tabi toplam 88.273.927,00 TL tutarındaki borcun tamamını herhangi bir tenzilat talep etmeden konkordato tasdik kararını takip eden ayın son gününden başlamak üzere 3 ay vade ile 36 ay eşit aylık taksitler halinde ödeyeceğini, ilave aylık %2 faiz ödemesi yapacağını belirtmiş ve kaynak olarak proje dönemi içindeki faaliyet gelirleri (59.285.641,00 TL), proje öncesi alacaklardan nakit girişi (65.000.000,00 TL), çek tahsilatlarından nakit girişi (13.302.400,00 TL) ve şirket adına kayıtlı araç satışları (5.000.000,00 TL) olarak göstermiştir. Mühlet içerisinde proje kapsamında belirtilen 65.000.000,00 TL alacaklardan hiçbir tahsilat yapılamamıştır. Yine 13.302.400,00 TL olarak belirtilen çek tahsilatlarından hiçbir nakit girişi olmadığı gibi 5 ay süre içerisinde faaliyet geliri olarak sadece 18.000,00 TL tahsilat yapılmıştır. Geçici mühlet içerisinde personel net maaşları, kamuya olan vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının da ödenmediği görülmüştür. Bu nedenlerle davacının projesinde kaynak olarak gösterdiği faaliyet geliri, alacaklardan nakit girişi ve çek tahsilatlarının gerçekleşme olasılığının bulunmaması nedeniyle konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı anlaşılmıştır. Davacı ... Bankası ... Şubesi'nde 27/05/2025 kullandırım tarihli 34 ay ödeme planı ile " diğer tekstil makineleri " adı altında finansal kiralama sözleşmesi yaptığı, 16/06/2025 tarihli ve 30/09/2025 tarihli ara mizanda finansal kiralama ile ilgili olarak bilançonun maddi olmayan duran varlıklar hesabında kaydın mevcut olmadığı ve davacı tarafından sunulan konkordato ön projesinde finansal kiralama ile ilgili borç kaydının olmadığı tespit edilmiştir. 2025 dönemi yevmiye defterinde 124.133.865,28 TL'nin muhasebe dayanak belgesi olmadan hesaplardan virman ve düzeltme fişi adı altında işlem yapılarak hesapların kapatıldığı, yine 27/05/2025 tarih 1077 yevmiye nolu 13.318.331,64 TL'nin muhasebe hesaplarında dayanak belgesi olmadan virman ve düzeltme fişi adı altında işlem yapıldığı, bu işlemler sonucunda iktisadi ve teknik icaplara aykırı olarak hesapların kapatıldığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, konkordatonun başarıya ulaşılamayacağının anlaşılması, davacının özellikle muhasebe kayıtlarında iktisadi ve teknik icaplara aykırı işlem yaparak alacaklıların zararına neden olması, borçlunun mal varlığının korunması gerektiği anlaşıldığından davacının konkordato talebinin İİK'nun 292/1-a-b-c maddesi uyarınca reddi ile iflasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle konkordato talebinin reddine ve konkordato talep eden ... Hazır Giyim Dış Ticaret Limited Şirketi'nin iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlu şirketin ekonomik kriz yüksek faiz ve maliyet artışlar nedeniyle ödeme güçlüğüne düşerek konkordato talebinde bulunduğunu, ilk derece mahkemesince konkordato talebini red ederek şirketi iflasına karar verildiğini istinaf başvurusunda konkordatonun hem borçlu hem alacaklı menfaatini koruyacağı şirketi faaliyetlerinin devamının mümkün olduğu ve ilk derece mahkemesince yeterli inceleme yapmadan karar verildiği ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve konkordato talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince davanın reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 sayılı İİK.'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı“ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). İİK.'nın 286/1-a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185'de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1.fıkranın (a) bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. İİK'nın 308.maddesi gereğince, borçlunun iflasına ancak doğrudan doğruya iflas şartlarının oluşması ve borçlunun iflasa tabi olması halinde karar verilebilecektir. Konkordatoyu reddeden mahkeme, şartların oluşması halinde borçlunun iflasına re'sen karar verecektir. İİK'nın 292. maddesinde; "İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa. b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir. İİK'nın 292.maddesinde konkordatonun tasdik edilmemesine benzer bir düzenlemeye yer verildiği anlaşılmaktadır. Anılan madde gereğince, konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Görüldüğü üzere, tasdik talebinin reddinde olduğu gibi geçici mühlet ve kesin mühletin kaldırılması halinde de borçlunun iflası mümkündür. Belirtelim ki, 292.maddede hükme bağlanan iflasın şartları ile 308.madde gereğince konkordatonun tasdik edilmemesi halinde mahkemece verilecek iflas kararının şartları birbirinden farklıdır. En temel farklılık ise, doğrudan doğruya iflas koşullarının aranıp aranmadığı noktasında kendisini göstermektedir. İİK'nın 292.maddesi gereğince borçlunun iflasına karar verebilmek için borçlunun tacir olması ve ilgili maddede sayılan işlemlerin borçlu tarafından gerçekleştirilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun doğrudan doğruya iflas koşullarını gerçekleştirip gerçekleştirmediği aranmaz. Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında İİK’nın 297. maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. Borçlunun 297.maddedeki sınırlamalara uymaması halinde, mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya 292.madde çerçevesinde karar verir. İİK'nın 292.maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise re’sen iflâsın açılmasına; iflâsa tâbi olmayan borçlu bakımından ise re’sen konkordato talebinin reddine karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu, konkordatoyu bir alacaklı talep etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir. Diğer alacaklıları ise gerek görürse dinler (Öztek, Selçuk/Budak, Ali Cem/ Tunç Yücel, Müjgan/Kale, Serdar/ Yeşilova, Bilgehan: Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 292). Somut olayda, davacı şirketin konkordato ön projesinde, şirketin faaliyetlerinden yaratacağı fon kaynak olarak gösterilmek suretiyle konkordatoya tabi 88.273.927,00 TL tutarındaki borçlarını tenzilat talep edilmeksizin tasdik kararını takip eden ayın son gününden başlamak üzere 3 yıl vade ve 36 eşit taksitler halinde ilave aylık %2 ve yıllık %24 faiz ilavesiyle ödemeyi taahhüt edildiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada 16.06.2025 tarihli Tensip Tutanağı'ndaki 4 no'lu ara kararla 3 ay süre ile geçici mühlet verilerek aynı tutanaktaki 7 no'lu ara kararla geçici konkordato komiseri görevlendirildiği, bilahare 16.09.2025 tarihinden itibaren geçici mühletin 2 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Geçici konkordato komiserinden 08.09.2025 ve 10.11.2025 tarihli raporların alındığı, konkordato komiserinin 08.09.2025 tarihli raporunda, davacı şirketin 31.03.2025 tarihli bilançolarında kaydi ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, ... Hazır Giyim Dış Ticaret Limited Şirketi firması, ... Giyim Ticaret A.Ş, ... Tic. A.Ş (... ve ... Markası) ve ... Dağıtım Gıda Paz.Tic.Ltd.Şti ile tedarikçi, üretici ve satış sözleşmeleri görüldüğünü, ilgili firmalarla yapılan sözleşmelerde satış ve bağlantı hareketlerine ulaşıp ulaşamayacağının ileriki aylar içerisinde anlaşılacağını, ... Hazır Giyim Dış Ticaret Limited Şirketi firmasının 01.04.2025-31.12.2025, 2026, 2027, 2028 ve 2029 yıllarında elde edeceği tahmini gelire ulaşıp ulaşamayacağının ileriki aylar içerisinde anlaşılacağını, ... Hazır Giyim Dış Ticaret Limited Şirketi firmasının 01.04.2025-31.12.2025, 2026, 2027, 2028 ve 2029 yıllarında tahmini nakit akıma ulaşıp ulaşamayacağının ileriki aylarda anlaşılacağını, davacı firma yetkilisi konkordato ön projesini revize ettiklerini, konkordato ön projesinin revizesinin devam ettiğini sözlü olarak belirttiğini, davacı şirketin konkordato ön projesinin revizesinin beklendiğini, davacı firmanın konkordato ön projesinin uygulanabilir olup olmadığının tespitine yönelik ek iki ay süre verilmesi gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir. Konkordato komiserinin 10.11.2025 tarihli raporunda ise, davacı şirketin kaydi ve rayiç değer bilançolarına göre borca batık olmadığı, davacının ön projesinin revize edilmediği, şirketin konkordato ön projesinde alacak kaynakları arasında gösterilen proje dönemi faaliyetlerinden nakit girişleri toplamının 59.285.641,00 TL olduğu, ancak proforma gelir tablosunda görülen toplamın 34.578.672,00 TL olup konkordato ön projesinin sağlıksız ve tutarsız olarak hazırlandığı ve projeden etkilenecek alacaklıları yanıltacağı, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, leasing ödemelerinin kayıtlarda yer almadığı, proje kapsamında belirtilen 65.000.000,00 TL alacaklardan tahsilat öngörüsünün gerçekleşmediği, ve herhangi bir tahsilatın yapılmadığı, proje faaliyet gelirlerinden 59.285.641,00TL olacağı öngörülmüşse de bunun gerçekleşmediği, çek tahsilatlarından nakit girişlerin 13.302.400,00 TL olacağı belirtilmişse de bunların tahsil edildiğine dair belge sunulmadığı, her ne kadar şirketin proje dönemi olarak belirtilmişse de 5 ay süreç içerisinde sadece 18.000,00 TL bir tahsilatın olması projenin uygulama olanağının olmadığını gösterdiğini konkordato ön projesinin sağlıksız tutarsız olarak hazırlandığı ve projeden etkilenecek alacaklıları yanıltacağından, konkordato ön projesinin iktisadi ve teknik icaplara uymadığı ve teknik olarak uygulama olanağı bulunmadığından kesin süre verilmesinin alacaklıları zarara uğratacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, geçici mühlet içinde alınan komiser raporuna göre, konkordato projesinin başarıya ulaşması ihtimalinin bulunmadığı, davacının ön projesinin revize edilmediği, davacı şirketin ... Bankası ... Şubesi'nde 27/05/2025 kullandırım tarihli 34 ay ödeme planı ile "diğer tekstil makineleri" adı altında finansal kiralama sözleşmesi yapmış olduğu ve16/06/2025 tarihli ve 30/09/2025 tarihli ara mizanda bu finansal kiralamayla ilgili olarak bilançonun maddi olmayan duran varlıklar hesabında kaydın mevcut olmadığı, davacı tarafından sunulan konkordato ön projesinde de finansal kiralamayla ilgili borç kaydının olmadığının tespit edildiği, ayrıca 2025 dönemi yevmiye defterinde 124.133.865,28 TL'nin muhasebe dayanak belgesi olmadan hesaplardan virman ve düzeltme fişi adı altında işlem yapılarak hesapların kapatıldığı, yine 27/05/2025 tarih 1077 yevmiye nolu 13.318.331,64 TL'nin muhasebe hesaplarında dayanak belgesi olmadan virman ve düzeltme fişi adı altında işlem yapıldığı, bu işlemler sonucunda iktisadi ve teknik icaplara aykırı olarak hesapların kapatıldığı, davacının belirtilen şekilde muhasebe kayıtlarında iktisadi ve teknik icaplara aykırı işlem yaparak alacaklıların zararına neden olması nedeniyle borçlunun mal varlığının korunması gerektiği, İİK'nın 292/1-a maddesi uyarınca, iflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra borçlunun borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerektiğinin anlaşılması halinde, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına re'sen karar verileceği, İİK'nın 288.maddesine göre geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince borçlu şirketin yetkilisi de duruşmada dinlenildikten sonra yazılı şekilde geçici mühlet kaldırılmak suretiyle İİK'nın 292/1-a,b,c maddesi uyarınca davacı borçlu şirketin konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,6.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 01/04/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır