5. Hukuk Dairesi 2025/10182 E. , 2026/5013 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1141 Esas, 2024/2411 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/238 Esas, 2022/384 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın da…
5. Hukuk Dairesi 2025/10182 E. , 2026/5013 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1141 Esas, 2024/2411 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/238 Esas, 2022/384 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 07.10.2024 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil miktarının dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; ecrimisil talebi yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin müdahalenin önlenmesi, eski hâle getirme talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 96... parsel sayılı taşınmazın malikinin müvekkili ... olduğunu, davalı idare tarafından müvekkil vakfın maliki olduğu taşınmaz üzerinde vakfın izni olmadan beton dökülmek suretiyle pazar alanı olarak kullanılmaya başlandığını, bunun üzerine müvekkili tarafırıdan davalı Belediyeye .... Noterliği vasıtasıyla 25.04.2018 tarihli ve ... yevmiye No'lu “ ihtarnamesinin gönderildiğini, belirtilen nedenlerle müvekkil vakfa ait taşınmaz üzerindeki müdahalenin sonlandırılmasını, taşınmazın eski haline getirilmesi için gerekli masrafların davalıdan tahsilini, haksız ve izinsiz kullanım ecrimisilin tahakkuk dönemi sonlarından başlatılacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükümde miktarlar ve faiz başlangıcının açıkça gösterilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğini, ıslah edilen kısma faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı dava konusu yerin pazar olarak kullanıldığının iddia edildiğini, ancak yol olduğunun belirlenmesine karşın buna yönelik inceleme yapıldığını, İSKİ tarafından çalışma yapıldığının tespit edilmesine karşın buna dair araştırmaya cevap verilmediğini, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının pazar yeri olarak kullandığı iddiasının ispatlanamadığını, keşifte yol olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, ecrimisil şartlarının oluşmadığını, işgalin başlangıcının tespit edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale, ecrimisil, kal ve eski hale getirme isteminde bulunulduğu, davaya konu taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, dava dilekçesinde davaya konu yerin pazar alanı olarak belirlendiğinin ancak rızaları olmadığının bildirilmesine karşın yol gibi çalışmaların yapılarak haklı bir sebep olmaksızın davalı tarafından el atıldığının iddia edildiği anlaşılmakla, dosya içerisindeki cevabi yazılarda davaya konu taşınmazda İSKİ'nin çalışmasının olmadığının belirtildiği, keza söz konusu yolun davalı belediye sorumluluğunda olduğunun belirtildiği gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davaya konu taşınmaza yol olarak beton döküldüğünün ve imar planının iptal edildiğinin belirtilerek davalı belediyenin hakimiyet alanında olduğunun tespitinin yapıldığı, davacının davasını belirsiz alacak davası şeklinde açtığının anlaşılmasına göre her ne kadar harcı ıslah şeklinde yatırmış ise de bunun talep artırıma dayalı harcın ikmali olduğu açık olup başlangıçta talep edilen faiz bakımından talebin artırıldığı kısım bakımından da geçerli olduğu, talep edilen dönem ve davanın açıldığı tarih itibarıyla zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davacı yanca dosya kapsamında yer alan delillere göre haklı bir sebebe dayalı olmadan el atıldığının yöntemince ispat edildiğinden davalı yanın istinaf başvurusunun bu yönlerden reddedilmesi gerekmekle birlikte dava dilekçesi doğrultusunda hüküm fıkrasında faizin dönem sonundan itibaren başlamasına yönelik karar verilmiş olsa da hüküm fıkrasında dönem sonlarının gösterilmemiş olması ve men'i müdahale bakımından fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmamasının infazda tereddüte mahal vereceğinden faiz başlangıç tarihleri ve fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılması açısından hüküm fıkrasının düzeltilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği, ayrıca mahkemece ecrimisil ve men'i müdahale bakımından ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi de hatalı ise de istinaf başvurusunun kamu düzeni hariç istinaf edilme sebepleri ile sınırlı yapılması gerektiğinden ve davalı tarafından vekâlet ücreti bakımından istinaf sebebi sunulmadığından aleyhe kaldırılmasına yönelik hüküm kurulamayacağından belirlenen gerekçelerle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin El Atmanın Önlenmesi ve Eski Hale Getirme İstemine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.