7. Ceza Dairesi 2023/1752 E. , 2023/10093 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/57 E., 2022/22 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyi…
**7. Ceza Dairesi 2023/1752 E. , 2023/10093 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/57 E., 2022/22 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereğince sanık müdafiin duruşma talebinin reddine karar verilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. (Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 18.12.2012 tarihli ve 2012/215 Esas, 2012/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 50 nci maddesinin üçüncü ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kararın kesinleşmesini müteakip suçun işlenmesi sırasında kullanılan eşyanın ilgilisine iadesine karar verilmiştir. 2. (Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 18.12.2012 tarihli ve 2012/215 Esas, 2012/409 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 24.04.2014 tarihli ve 2014/404 Esas, 2014/413 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 21.01.2015 tarihli ve 2014/467 Esas, 2015/9 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Kanun'un 117 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kararın kesinleşmesini müteakip suçun işlenmesi sırasında kullanılan eşyanın ilgilisine iadesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim sürelerine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 24.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir. 4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24.04.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 05.12.2019 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/930 Esas, 2020/212 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2020/57 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 21.01.2015 tarihli ve 2014/467 Esas, 2015/9 sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Kanun'un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve suçun işlenmesi sırasında kullanılan eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın meslek hayatı boyunca 1632 sayılı Kanuna aykırı hiçbir eyleminin bulunmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gerekçesiz olduğuna, ihbara konu suçun kasten işlenmediğine, sanığın dava konusu eylemini kasten gerçekleştirmediğine, sanığın eyleminin asta müessir fiil suçuna vücut vermediğine aksi yöndeki kabulün adil yargılanma hakkını zedeleyeceğine, hükmün açıklanmasının şartlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, 05.06.2011 tarihinde Bilice Jandarma Karakolunda havalı tüfekle deneme atışları yaptığı, daha sonra P. Astsb. Çvş. Aykut Akşoş'a ait havalı tüfeği P.Çvş. Emrah Çetindaş'ın omuzuna yaslayarak birlik içerisinde futbol sahasının olduğu bölgede oturan katılan P.Er ...’ın sağ ayağına bir el ateş ederek yaralanmasına neden olduğu, maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. 2. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; suçlamaları kabul etmediğini, beraatini ve katılanın hastaneye gidişi esnasında nezaretçi olarak görevlendirilen P.Uzm.Çvş. Turgay Kurumlu'nun tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini, suç kastının bulunmadığını, olayın kazaen meydana geldiğini ve mahkûmiyetine karar verilmesi halinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini beyan etmiştir. 3. Katılan ... ve olayın birebir görgü tanığı olan Emrah Çetindaş'ın mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak tespit edilen yeminli beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir. 4. Katılanın sevk edildiği Elazığ ... Hastanesi Baştabipliğince tanzim edilen 30.09.2011 tarihli katî raporuyla yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek nitelikte olduğu belirlenmiştir. 5. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/930 Esas, 2020/212 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dava dosyasında mevcuttur. 6. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dosya kapsamında bulunan sanığa ait adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce sanık temyiziyle bozulan hükümdeki hapis cezasının para cezasına çevrilmesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Suçta kullanılan ve sanığa ait olmayan dürbünlü havalı tüfeğin sahibine iadesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2020/57 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.