Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/8336 E. , 2024/9489 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/8336 Karar No : 2024/9489 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/8336 E. , 2024/9489 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/8336 Karar No : 2024/9489 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve...... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesince devam eden kovuşturma sürecine atıfta bulunularak masumiyet karinesinin ihlal edildiği, içeriğinde somut delil veya bilgi bulunmayan kurum kanaatinin gerçeği yansıtmadığı ve delil niteliğinin bulunmadığı, kim tarafından, ne şekilde, hangi delil veya bilgilere dayanılarak hazırlandığı belirli olmayan kodlama listesinin güvenilirliğinin bulunmadığı, bu nedenle hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, 17/25 Aralık süreci öncesinde yapının örgüt olduğunun bilinmemesi karşısında adli ve idari yönden suçlanamayacağı, etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla ceza kovuşturmasında verdiği ifadesinde de sadece dini duygularla hareket ettiği ve söz konusu örgüt içerisinde herhangi bir faaliyette bulunmadığını belirttiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olmadığına ilişkin itirazlarının Mahkemelerce gerektiği gibi incelenmediği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgütle örgüte ait evlere nasıl gittiği, evlerde kimlerin olduğu, nasıl iletişime geçildiği, kimin sohbet verdiği, sohbetlerde neler yapıldığı, ByLock programının telefonuna kim tarafından, nasıl yüklendiği hususlarında beyanda bulunan ve beyanında bahsi geçen kişileri teşhis eden davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.