10. Hukuk Dairesi 2025/10434 E. , 2025/17028 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/586 E., 2025/776 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/255 E., 2025/23 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından h…
10. Hukuk Dairesi 2025/10434 E. , 2025/17028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/586 E., 2025/776 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/255 E., 2025/23 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ... Oto Kiralamaya ait ... sicil numaralı işyerindeki 20 11... , 8. ayları 40 günlük çalışmasının fiili hizmete dayanmadığı gerekçesiyle Kurum tarafından iptal edildiğini ve 01.01.2012 tarihi itibariyle davalıya bağlanan aylığın iptaline karar verildiğini, yersiz ödenen aylıklar sebebiyle davalı aleyhine borç tahakkuk ettirildiğini, davalıya yapılan borç bildirimine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığından, ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davalının yıllardır Türkiye'nin çeşitli illerinde çalışarak geçimini sağlamaya çalıştığını, çalıştığı işverenlerin bir kısmının çalıştığı gerçek günlerini sigorta Kurumuna bildirmediği gibi bir kısım işverenlerin de davalı Kurumca problemli işyerleri olduğunun sonradan anlaşıldığını, davacının yıllar sonra çalıştığı günleri toplatıp emekli olmak istediğini ve günlerinin yeterli olduğu belirtilerek tahsis dilekçesi verildiğini, aksi takdirde günlerinin eksik veya sorunlu işyerleri olduğu belirtilse idi davalının 40 gün daha çalışabileceğini, mağdur olmayacağını, yine eksik gün bildirilen işverenlere karşı hizmet tespiti davası açarak dava sonunda yine 01.01.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanabileceğini, davalı Kurumun işveren firmalara karşı görevini yerine getirip zamanında incelemeye almamaları sonucu tahsis dilekçesini verdikten 3 yıl sonra sorunlu işyerleri tespit edilince bugün davalının çok mağdur duruma düştüğünü, bu nedenle davalının yıllar önce çalıştığı ancak eksik gün bildirilen firmalardan bir tanesine karşı Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/65 Esas sayılı dosyası ile tespit davası açtığını, işbu dava olumlu neticelenince tahsis dilekçesinin verildiği tarihte 40 gün eksik gün olmayacağından yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanacağını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine, haksız açılan dava nedeniyle % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili; davanın açıldığı tarihte Kurumun davasında haklı olduğunu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda aleyhe hususları kabul etmediklerini, davanın reddine sebep olan durumun davalının sonradan Mahkeme kararı ile hizmet kazanması olduğunu, yargılama gideri, vekalet ücreti harç ve masrafların davalı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.