Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirkette % 20 payının bulunduğunu, şirketin diğer ortaklarının müvekkilinin kardeşleri olduğunu, müvekkilinin diğer ortaklar tarafından şirket işlerinden uzaklaştırıldığını, şirketin kuruluşundan beri kar dağıtımının yapılmadığını, müvekkilinin bilgi alma hakkının engellendiğini, müvekkilinin güveninin zedelendiği gibi diğer ortaklar ile aralarında husumet oluşturan olaylar meydana geldiğini, şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıklar, ail
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nın davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacı ile diğer ortaklar arasında yaşanan olaylar ve taraflar arasındaki ihtilaflar nedeniyle davalı şirket çatısı altında birlikte ticari faaliyet yapma imkanı artık kalmadığını, davalı şirketin bir sermaye şirketi olması yanında baba ve iki oğlundan oluşan ortaklık yapısı itibariyle bir aile şirketi konumunda iken bu yapı bozularak şirket ekonomik olarak ortakların birlikte çıkarlarını korumak amacından çok uzaklaştığını, ortakların birlikte çalışma ortamı kalmadığını ve şirketin yönetilemediğini, ortaklar arasında birbirlerine karşı ve şirkete karşı açılmış pek çok hukuk davasının derdest olduğunu, ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturmalar bulunduğunu, en son ortaklar arasındaki ihtilaflar nedeniyle TTK.531.maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenlerle feshi için Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/515 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, diğer iki ortak şirketin içini boşaltmak için davacının imza yetkisini elinden almaya çalıştığını, bu isteklerinin bir tezahürü olarak ortaklardan ..., ...'ya tüm paylarını 15 milyon TL bedelle sattığı yönünde noterde devir sözleşmesi imzaladığını, şirketin genel kurulunda şirket esas sözleşmesinin oy birliği ile koruma altına aldığı konuları değiştirme gayreti içine girildiğini, şirketin vekilinin olmadığını, yönetim kurulunun verdiği vekaletnamesi bulunan hiçbir kimse bulunamadığını, menfaat çatışması nedeniyle şirket temsil edilemez durumda olduğunu, ortakların bir araya gelip karar alamadıklarını, şirketin temsil ve ilzamı için imza sirküsü dahi çıkartılamadığını, fiili organ boşluğu nedeniyle şirkete öncelikle yönetim kayyumu atanmasına, şayet mahkeme tarafından bu talep kabul görmez ise şirkete karşı açılan davalarda, icra takiplerinde arabuluculuk vb gibi kurumlar nezdinde ve kira ilişkisi olan kamu kurumlarda temsili ile şirkete yapılan tebligatların davacıya haber verilmesinin sağlanması için temsil kayyumu atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.