T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/2012 KARAR NO : 2025/2169 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/04/2023 NUMARASI: 2021/772 Esas - 2023/384 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/2012 KARAR NO : 2025/2169 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/04/2023 NUMARASI: 2021/772 Esas - 2023/384 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 25.05.2013 tarihinde davalı şirkete Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ...plakalı İbrahim ...’nun idaresindeki aracın karışmış oldukları trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, bu nedenle tevdisi için gider yapıldığı gibi, müvekkilinin Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen Engelli Sağlık Kurulu raporuna görev %36 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına uğradığı tespit edildiğini, bu oran esas alınarak belirlenecek sakatlık tazminatı ve tedavi giderlerine karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 TL maddi zararın 500,00 TL kısmının yapılan tedavi gideri, 500,00 TL kısmının yapılmakta olan tedavi giderleri, 2.000,00 TL kısmının geçici iş göremezlik tazminatı, 2.000,00 TL kısmının sürekli iş göremezlik tazminatına karşılık talep edildiğini bildirmiş; Davacı vekili 09.02.2018 tarihli beyan dilekçesinde ise bu kez davadaki netice-i talebini; tedavi giderine karşılık 100,00 TL, sakatlık tazminatı olarak 4.900,00 TL olarak belirlemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın kabulü ile 119.000-TL sakatlık (sürekli iş gücü kaybı) tazminatı ile 2.500-TL tedavi gideri masrafı olmak üzere toplam 121.500-TL'nin dava tarihi olan 14/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilin maluliyeti eksik tespit edildiğinden tazminat miktarının da yasa ve usule aykırı şekilde eksik tespit edildiğini, Mahkeme'nin mezkur rapor dikkate alınarak dosyanın hesap bilirkişisine gönderilerek tazminatı tespit etmesi gerekirken, itiraza uğramamış raporu dikkate almayarak tekrardan rapor alması yasa ve usule aykırı olduğunu, müvekkil şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan araçta yolcuyken kaza gerçekleşmiş ve araç gerek sigorta poliçesinden gerekse de dosyada mevcut savcılık soruşturma dosyasından anlaşılacağı üzere ticari nitelikte faaliyet yürüttüğünü, dolayısıyla faizin avans faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Adli Tıp Raporunda kazazedenin maluliyetinin %0.0 olduğu belirtildiğini davacının maluliyeti olmadığından yapılan hesaplamaya itirazlarının dikkate alınmadan hatalı hüküm kurulduğunu, kazada sigortalının kusursuz olduğu bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, buna rağmen yapılmış olan aktüer hesaplamasının hatalı olup kabulü mümkün olmadığını, sigortalıya kusur atfedilmediğinden müvekkil sigorta şirketinin de bir sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uzmanlık alanı dışında da değerlendirmeler ve incelemeler yapılmış olup işbu rapora itibar edilmemesi gerektiğini, tedavi gideri bakımından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu itirazlarının dikkate alınmadan tedavi giderlerine yönelik kurulan hüküm hatalı olduğunu, SGK tarafından davacıya yapılan tüm ödemelerin tespiti gerektiğini, dava konusu olayın çözümü özel bilgi gerektirmekteyken dosyanın sigorta alanında bilirkişiye gönderilmemesi eksik inceleme sonucu hatalı hüküm kurulduğunun göstergesi olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava trafik kazası nedeniyle maddi istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Ferdi kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle kusur tespiti gerekmediğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/14758 E. ve 2022/11254 K. ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/ 6921 E. - 2024/ 9361 K. sayılı kararı).Zarar sigortasında sigortacının ödeyeceği tutar, “sigorta değeri” ya da “sigorta poliçesinde yazılı tutar” olmayıp, sigortalının ya da üçüncü kişinin uğradığı zararın tutarıdır. Meblâğ sigortasında ise, sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta sözleşmesinde belirlenen tutarı (meblâğı), başka bir deyişle, sigorta poliçesinde yazılı olan “sigorta bedelini” eksiksiz ve tam ödemek zorundadırFerdi Kaza Sigortası Genel Şartları Teminat Nev'ileri başlıklı 8. Maddesinin B) Daimi Maluliyet Teminatına göre; Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 14/09/2020 tarihli ek raporunda "kırılan bir bacağın iyi kaynamaması sebebi ile oluşan maluliyetin sigorta bedeline oranının %30, şifa bulmaz akli denge bozukluğunun sigorta bedeline oranın %66 olduğu, sol diz hareket kaybının ise sigorta bedeline oranının %5 olduğu şeklinde rapor sunulduğu, mahkemece heyetten alınan 15/12/2022 tarihli rapora göre ise kırılan bir bacağın iyi kaynamaması sebebi ile oluşan maluliyetin sigorta bedeline oranının %30, şifa bulmaz akli denge bozukluğunun sigorta bedeline oranın %33 olduğu, sol diz hareket kaybının ise sigorta bedeline oranının %5 olduğu yönünde olduğu görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları ekli cetvellere göre davacının maluliyetin tespit edildiği, aktüerya raporunda da bu maluliyet oranı esas alınarak tazminatın hesaplanmış olmasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın A.3.3/3. maddesine göre tedavi giderleri poliçe kapsamında bulunduğundan SGK tarafından karşılanmayan (SGK'nın sorumlu olmadığı) 1.500,00 TL pansuman,ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için, 1.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu esnadaki temel ihtiyaçları için olmak üzere toplam 2.500,00 TL tedavi gideri için davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 25/05/2013 tarihi ile dava tarihi olan 13/05/2015 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmamıştır. Davacı vekili hem dava dilekçesinde hem de talep artırım dilekçesi ile avans faizi talep ettiği, kazaya karışan aracın yolcu otobüsü ticari araç olduğu dikkate alındığındaİlk Derece Mahkemesince avans faizi yerine yasal faize hükmetmesi doğru görülmemiştir.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Açılan davanın kabulü ile 119.000-TL sakatlık (sürekli iş gücü kaybı) tazminatı ile 2.500-TL tedavi gideri masrafı olmak üzere toplam 121.500-TL'nin dava tarihi olan 14/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,2-Alınması gereken 8.299,66 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70 TL peşin harç ile 397,91 TL tamamlama harcının toplamı olan 425,61 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 7.874,05 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, tamamlama harcı, bilirkişi ücretleri, posta ve tebligat masrafları, dosya gönderim ücretlerinden oluşan 9.323,31 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 19.225- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinlemesi ile yatıran tarafa iadesine, C-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davacının peşin olarak yatırdığı istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 125,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 8.299,66 TL harçtan peşin alınan 2.200,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.099,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025