Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi ve ret işlemine karşı açılan dava neticesinde Danıştay tarafından Karacık mezrasının boşaltılıp boşaltılmadığı hususunda çelişkili kararlar verilmesi, yargılama işlemlerinin adil olmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi ve ret işlemine karşı açılan dava neticesinde Danıştay tarafından Karacık mezrasının boşaltılıp boşaltılmadığı hususunda çelişkili kararlar verilmesi, yargılama işlemlerinin adil olmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 8/4/2014 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 4/5/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 19/8/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Diyarbakır ili Bismil ilçesi Alluç köyü Karacık mezrasında ikamet etmekteyken 1993 yılında terör olaylarının yoğunlaşması nedeniyle can ve mal güvenliği kalmadığı için yerleşim yerinin boşaltıldığını, bu nedenle köyünü terk etmek zorunda kaldığını iddia etmiştir. Başvurucu 27/7/2005 tarihinde, yerleşim yeri olan Karacık mezrasında can ve mal güvenliği kalmadığını, 1993 yılında güvenlik tehlikesi nedeniyle il merkezine göç ettiğini beyan ederek 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyon 2/2/2011 tarihli ve 2011/5-23 sayılı kararında, delil dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda adı geçen köy ve mezralarınınterör nedeniyle boşalan ya da boşaltılan köylerden olmadığı, başvurucunun mal varlığından yararlanmasını engelleyecek nitelikte objektif terör kaygısı yaşanmadığı vebaşvurucuya yönelik münferit terör saldırısının olmadığı, köy ve mezranın da boşaltılmadığı gerekçeleriyle talebin reddine karar vermiştir. Belirtilen ret işlemi aleyhine Diyarbakır İdare Mahkemesinde başvurucu tarafından dava açılmıştır. Diyarbakır İdare Mahkemesinin 9/5/2012 tarihli ve E.2011/573, K.2012/899 sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: “...Diyarbakır ili, Bismil ilçesi, Alluç Köyü’nün boşalan/boşaltılan yerleşim yerlerinden olmadığı, diğer taraftan 1998 yılında köy tüzelkişiliğine kavuşan ve 1997 yılı nüfusu 250 olarak tespit edilen Karacık Mezrası'nın da gerek davacı tarafça boşaltıldığı ileri sürülen 1993-2000 yılları arasında köy tüzelkişiliğine dönüştürülmesine yeter görülen bir nüfusa sahip olması, gerekse de herhangi bir terör olayı yaşanmamış olması ve sürekli bir nüfusun bulunması nedeniyle davacının sübjektif güvenlik kaygısıyla da olsa göç etmesinden dolayı uğradığını ileri sürdüğü zararın, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukukî olanak bulunmadığından, davacının anılan Kanun hükümlerinden yararlanmak için yaptığı başvurunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.Dolayısıyla, hukuku uygunluğu saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının uğradığı ve tazmini gereken bir zararının varlığından da söz edilemez....” Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 12/12/2012 tarihli ve E.2012/9897, K.2012/13859 sayılı ilamı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek onanmasına karar verilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 26/11/2013 tarihli ve E.2013/11375, K.2013/9152 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Karar düzeltme kararı, başvurucuya 11/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun’un , , , , , , geçici , geçici , geçici maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28).