T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/666 Esas KARAR NO: 2025/1543 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/01/2024 NUMARASI : 2022/592 Esas, 2024/44 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/06/2020 KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/666 Esas KARAR NO: 2025/1543 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/01/2024 NUMARASI : 2022/592 Esas, 2024/44 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/06/2020 KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi' nin 2019/522 E. 2020/52 K.sayılı kararı ile; 19/04/2011 - 20/03/2012 tarihleri arasında, 21/03/2012 - 19/02/2013 tarihleri arasında ve 17/06/2013 - 28/04/2017 tarihleri arasında, davacı- borçlu yönünden zamanaşımını kesen bir takip muamelesi bulunmadığı, bu tarihler arasında dosyanın borçlu yönünden 6 aydan uzun süre işlemsiz bırakıldığı, davacı borçlu yönünden zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, Bakırköy 4. İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasında davacı/ borçlu yönünden zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, matematik öğretmeni olan müvekkilinin maaşının haczedilerek tahsilatlar yapıldığından, cebri icra tehdidiyle ödemek zorunda kalıp İİK.356 vd.maddeleri gereği talep imkanı doğan Bakırköy 4. İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasında faiz,harç ve vekalet ücretiyle ödenen tüm tutarların, faiziyle tahsiline, %20den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini,, görevsizlik kararının kesinleşmesi akabinde yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine yönelik bir talebin olmadığını, itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2022/733 -1086 E-K.sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2019/522 E, 2020/52 K. sayılı ilamı ile Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında davacı/borçlu yönünden zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, davacının icra dosyasına ödediği miktarın hükme esas alınan bilirkişi raporu ile hesaplandığı, davacının ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulü ile; 70.101,12TL'nin davacının son ödeme tarihi olan 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; icranın geri bırakılması kararı sonrası davacının yapmış olduğu ödemelerin istirdadını istediğini, davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddedilmesi gerekiği yönündeki taleplerinin yerel mahkemece borcun taksitlendirilmiş olduğu kabul edilerek dikkate alınmadığını, oysa somut olayda borcun taksitlendirilmediğini, borçlunun borcunu rızaen ödemeyip, mevzuat gereği maaşının ancak 1/4'i kesildiğinden her maaşından aylık ödemeler yapılarak dosya borcu işveren tarafından ödendiğini, icra mahkemesi tarafından zamanaşımı hakkında verilen kararın takibin geriye bırakılması olduğunu, yani yani takip olduğu yerde durduğundan, bu kararın geriye etkili olmadığını, ayrıca icra mahkemesi kararlarının kural olarak kesin hüküm niteliği de taşımadığını, TBK'nın 78. maddesinde zamanaşımına uğrayan bir borcun ödense bile geri istenemeyeceğini açıkça düzenlendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; 09/07/2020 tarihinden itibaren yasal fazi değil ödediğikleri reeskont faizi işletilmesi gerektiğini, harçların ödendiği, bilirkişi raporunun alındığı tarihlere bile dikkat edilmediğini, müvekkilinin bugünkü maaşının 1/4'üyle aynen iadeyi kabul etmekte olduğunu, enflasyonist ortamda 14 yılda ödedikleri tutarın 2 aylık maaşa denk geldiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, istirdat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı tarafından davacı aleyhine çeke dayalı alacağın tahsili talebiyle Bakırköy 4.İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı (yenileme sonrası ... E) dosyası ile kambiyo takibi başlatılmış, davacıdan maaş haczi yoluyla 20/06/2013- tarihinden sonra tahsilatlar yapılmıştır. Davacı, 23/01/2018 tarihinde Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/52 E.sayılı dosyası ile zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23.HD'nin 2019/522 E-2020/52 K.sayılı ilamı ile; 19/04/2011 - 20/03/2012 tarihleri arasında, 21/03/2012-19/02/2013 tarihleri arasında, 17/06/2013-28/04/2017 tarihleri arasında davacı/borçlu yönünden zamanaşımını kesen bir takip muamelesi bulunmadığı, bu tarihler arasında dosyanın borçlu yönünden 6 aydan uzun süre işlemsiz bırakıldığı, davacı borçlu yönünden zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesiyle, zamanlaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili işbu dava ile, takip içi zamanaşımına dayalı icranın geri bırakılması kararına dayanarak, icra dosyasından davalı alacaklıya yapılan ödemelerin istirdatını talep etmektedir. Yukarıda bahsi geçen icranın geri bırakılması kararına göre, 19/04/2011-20/03/2012 tarihleri arasındaki işlemsizlik nedeniyle takipten sonraki zamanaşımı gerçeklemiştir. Davalı-alacaklı taraf ise, 20/03/2012 tarihinde takip içi zamanaşımı gerçekleştikten sonra 22/03/2012 tarihinde maaş haczi talebinde bulunmuş ve davacıdan işbu davaya konu tahsilatları gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla takip içi zamanaşımının gerçekleştiği 20/03/2012 tarihinden icranın geri bırakılması için açılan dava tarihi olan 23/01/2018 tarihine kadar ihtirazi kayıtsız olarak yapılan zamanaşımına uğrayan borç ödemeleri, eksik borç niteliğinde olup, 6098 sayılı TBK'nın 78/2.maddesi gereği ifası halinde geri istenmesi mümkün değildir. (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2022/5372 E- 2024/1716 K.sayılı kararı) Bu nedenle ilk derece mahkemesince 23/01/2018 tarihine kadar yapılan eksik borç niteliğinde ödemeler yönünden davanın reddine; icranın geri bırakılması talepli davanın açıldığı 23/01/2018 tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.İlk derece mahkemesince, bilirkişi raporunda asıl alacak olarak hesaplanan 40.124,91-TL ile, işlemiş faiz tutarı olarak hesaplanan 29.976,21-TL'nin toplamı olan 70.101,12-TL'nin 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup, kabule göre işlemiş faize de dava tarihinden sonra faiz yürütülmesi kamu düzenine aykırı olduğundan, bu yönüyle kararın re'sen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde icra dosyasında yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle ödenmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklandığı üzere bir yandan, bilirkişi raporundaki 15,75 reeskont faiz oranı üzerinden hesaplanan işlemiş faiz tutarını asıl alacakla birleştirerek kabul kararı verilmiş, diğer yandan ise hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren yasal faize belirlenmiştir. Karar kendi içinde çelişkili olup, çeke dayalı olarak avans faiziyle tahsil talepli kambiyo takibine istinaden ödemelerin istirdatının da avans faiziyle yapılması gerekmektedir. Ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde talebini reeskont faizi olarak sınırlamış olup, kabule göre hükmedilen asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazının tümden, davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davaya konu icra takibinde, 20/03/2012 tarihinde gerçekleşen takip içi zamanaşımı tarihi ile, icranın geri bırakılması talepli davanın açıldığı 23/01/2018 tarihine kadar yapılan tahsilatlar eksik borç kabul edilerek, 23/01/2018 tarihinden sonra yapılan ödemeler tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 3-Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 gün ve 2022/592 Esas, 2024/44 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 272,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.441,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 312,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.481,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/12/2025