T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/5 - 2026/371 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/5 KARAR NO : 2026/371 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2025 NUMARASI : 2022/889 Esas 2025/708 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/5 - 2026/371 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/5 KARAR NO : 2026/371 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2025 NUMARASI : 2022/889 Esas 2025/708 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;10/03/2016 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın yapmış olduğu trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı tazminatı toplamı 300,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; dava değerini, 181.387,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.064,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 9.882,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 198.333,95 TL olarak belirlemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın, müvekkil şirket nezdinde Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; somut olayda, çift taraflı kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacının geçici ve daimi iş göremezlikten kaynaklı ve bakıcı yardımından kaynaklı zararının bilirkişi raporu ile belirlendiği, davacının önceki karara yönelik istinafının olmaması ve kazanılmış haklar da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 7.064,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.647,00 TL bakıcı gideri, 16.272,43 TL kalıcı maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 24.984,19 TL tazminatın 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra alınan yeni maluliyet raporunda müvekkilinin maluliyet oranının %2 olarak belirlendiğini, 6 ay geçici iş göremezlik süresi olduğu ve bir ay bakıma muhtaç durumda kaldığının mütalaa edildiğini, bu rapordan sonra alınan 19/09/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda yerel mahkeme kararına karşı davacı tarafın istinaf yoluna başvurmadığından bahisle tazminat hesaplamasında 2019 yılı asgari ücretinin hesaplamaya esas alındığını, yapılan hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu yerleşik Yargıtay kararlarına göre, tazminat hesabında bilinen dönem verilerine göre hesaplama yapılmasının esas olduğunu, asgari ücretin usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, hal böyle iken Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesinin kaldırma kararından sonra alınan raporun usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 10/03/2016 günü dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Ankara Samsun Karayolu Gökçeyurt kavşağı Mamak istikametinde seyir halinde iken dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü olan ...’ın tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece verilen 16/07/2020 tarih ve 2016/773 Esas - 2020/324 Karar sayılı ilk kararda davacının kaza sebebiyle %31 oranında maluliyeti oluşacak şekilde yaralandığı kabul edilerek bakıcı giderinden kaynaklı 9.882,00 TL, geçici iş göremezlikten kaynaklı 7.064,76 TL kalıcı maluliyetten kaynaklı 181.378,19 TL olmak üzere toplam 198.333,95 TL tazminatın 30/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 09/11/2022 tarih, 2022/307 Esas, 2022/411 Karar sayılı ilamı ile; “… Haksız fiilinden kaynaklanan bedensel zararlar nedeniyle, maluliyetinin doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Mahkemece hükme esas alınan ve Adli Tıp uzmanları tarafından tanzim edilen raporda, davacının meydana gelen kaza nedeniyle travma sonrası stres bozulukluğu meydana geldiği kabul edilerek, özür oranı tespit edilmiş ise de, dosya içerisinde davacının kaza sonrasında psikolojik tedavi gördüğüne ilişkin tedavi evrakı bulunmadığı gibi, Hitit Üniversitesinden alınan raporda da, davacının rahatsızlığının kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, sürekli mahiyette olup olmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlığının oluşması halinde, çalışma gücünün kaybına veya azalmasına etki edebilecek mahiyette olup olmadığı değerlendirilmediğinden, Adli Tıp uzmanları tarafından düzenlenen maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir. Alınan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmamasına ve davalı tarafından da rapora itiraz edilmiş olmasına göre, davacının mevcut yaralanması konusunda uzmanların da içerisinde bulunduğu, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan çalışma gücünün azalması ve yitirilmesinin tespitine yönelik yönetmelik hükümleri gereğince, geçici ve sürekli maluliyet durumunun tespit ediliği, davacının mevcut yaralanmalarının kaza ile illiyetinin değerlendirildiği, özellikle davacıda kazaya bağlı psikolojik rahatsızlıkların meydana gelip gelmediği, gelmiş ise tedavisinin mümkün olup olmadığı, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlıkların çalışma gücünün kaybına yahut azalmasına etki edecek boyutta olup olmadığının değerlendirildiği, denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafından da itiraz edilen denetime elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 05/11/2024 tarihli raporda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı ...’ın özür oranının %2 olduğu, 6 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı ve bir ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu mütalaa edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından; davacının belirlenen maluliyet oranına göre talep ettiği tazminat tutarlarının hesaplanması için aktüer bilirkişi raporu alınmış olup, TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, progresif rant yöntemine göre, hesaplama yapılması doğru olduğu gibi, mahkemenin ilk kararına karşı davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurmadığı gözetilip, kaldırma kararı öncesi alınan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinden bulunan tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.